T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2022/258 Esas
KARAR NO : 2024/75
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... (TC Kimlik No:...) -
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/06/2017
KARAR TARİHİ : 02/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/02/2024
....'nin 17/03/2022 tarih, .... sayılı ilamı sonrasında, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/09/2016 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde ki ... plaka sayılı çekici ile davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ... aracın davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi ile sorumlu olduğunu belirterek, 2.500,00 TL kalıcı iş göremezlik ve 1.500,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere şimdilik toplam 4.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından davalı şirkete tazminatın belirlenmesi yönünde başvuruda bulunulduğunu, sunulan belgelerden zarar tespiti yapılamadığını, davacının yapmış olduğu başvurunun geçersiz olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete sunulan başvuru evrakında .... verilmiş sağlık kurulu raporu olduğunu, raporun sürekli ibaresi ile verilmemiş olduğunu, altı ay sonra kontrol şartı konulduğunu, mevcut sağlık kurulu raporu esas alındığında kazazedeye sürekli sakatlık değerlendirilmesi yapılamayacağını, maluliyet oranı belli olmadan davalının ödeme yapmasının beklenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce ... 02.03.2023 tarihli raporda özetle; "... oğlu 01.01.1974 doğumlu ...’İN 01.09.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri Kapsamında, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla, Tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce .... alınan 13.12.2023 tarihli raporda özetle; "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... oğlu, 1974 doğumlu ...’in 01.09.2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri Kapsamında, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla; Tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, istinaf davasını inceleyen ....'nin 7/03/2022 tarih, .... sayılı ilamı ile "...“Bedensel Zarar” başlığı altında düzenlenen 6098 sayılı TBK.'nın 54. maddesinde bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Trafik kazasına maruz kalan kişilerin kaza nedeniyle psikolojik olarak etkilenecekleri tartışmasız bir gerçek olsa da, bu etkilenmenin maluliyete sebep olacak yoğunlukta olup olmadığı hususunun saptanması gerekir.
Somut olayda, davacının travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavisinin devam ettiği belirtilmiş olmasına göre travma sonrası stres bozukluğunun kaza ile ilgili olup olmadığı, tedavisi devam ettiğine göre tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği ve kalıcı maluliyet haline gelip gelmediği değerlendirilmek gerekirken, bu yön değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacının travma sonrası stres bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından davacının kaza öncesinde stres bozukluğu ile ilgili tedavi görüp görmediğinin ve buna ilişkin ilaç kullanıp kullanmadığının belirlenmesi için kaza tarihi ve öncesine ait tedavi bilgilerinin istenmesi, ondan sonra kaza tarihinden sonra ortaya çıktığının belirlenmesi halinde tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için ... kürsüsünden rapor alınması gerektiği halde bu hususa ilişkin araştırma ve değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereği davalı ...Ş. vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere işlem yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı ...Ş. vekilinin sair istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. "...“Bedensel Zarar” başlığı altında düzenlenen 6098 sayılı TBK.'nın 54. maddesinde bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Trafik kazasına maruz kalan kişilerin kaza nedeniyle psikolojik olarak etkilenecekleri tartışmasız bir gerçek olsa da, bu etkilenmenin maluliyete sebep olacak yoğunlukta olup olmadığı hususunun saptanması gerekir.
Somut olayda, davacının travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavisinin devam ettiği belirtilmiş olmasına göre travma sonrası stres bozukluğunun kaza ile ilgili olup olmadığı, tedavisi devam ettiğine göre tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği ve kalıcı maluliyet haline gelip gelmediği değerlendirilmek gerekirken, bu yön değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacının travma sonrası stres bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından davacının kaza öncesinde stres bozukluğu ile ilgili tedavi görüp görmediğinin ve buna ilişkin ilaç kullanıp kullanmadığının belirlenmesi için kaza tarihi ve öncesine ait tedavi bilgilerinin istenmesi, ondan sonra kaza tarihinden sonra ortaya çıktığının belirlenmesi halinde tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için .... kürsüsünden rapor alınması gerektiği halde bu hususa ilişkin araştırma ve değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereği davalı ...Ş. vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere işlem yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı ...Ş. vekilinin sair istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir..." şeklindeki ilam ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya iade edilmiştir.
Mahkememizce davacı asılın kaza öncesinde görmüş olduğu tedavilere ilişkin olarak ... 'ne müzekkereler yazılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde düşünüldüğünde; eldeki davada 01/09/2016 tarihinde ... Köyü sınırları içerisinde ... istikametinden .... istikametine gitmekte olan davacı yönetimindeki ... plakalı aracın... Kavşağı'na geldiğinde karşı yönden gelip olay yerindeki refüj aralığından sola dönerek ...istikametine seyretmeye çalışan davalı ... şirketince ZMM sigortlı ... plakalı çekici ve ... plakalı römorktan oluşan araca çarpması sonucunda kazanın meydana geldiği, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsüünn ilk geçiş hakkını sağından gelen otomobile vermesi gerekirken refüj aralığına geldiğinde karşı yönden otomobil geldiğini de görmesine rağmen beklemeden manevra yaparak kazaya neden olduğu kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 07.12.2023 tarihli ...'ndan dosya kapsamındaki alınan ve diğer raporlar arasındaki çelişkileri giderir nihai rapora göre davacının kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre engellilik oranının %0 olduğu iyileşme süresinin ise 6 aya kadar uzayabileceğine dair rapor tanzim edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
Davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine,
Geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile 8.392,44 TL geçici iş göremezlik tazminatının 15/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ve davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 573,29 TL harcın peşin alınan 31,40 TL ve talep arttırım dilekçesi ile yatırılan 542,46 TL harcın toplamı olan 573,86 TL'den mahsubu ile bakiye 0,57 TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç, 542,46 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 605,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 672,95 TL tebligat ve müzekkeri 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.595,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti olmak üzere toplam 6.267,95 TL masrafın davanın kabulü ret oranına göre 322,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 8.392,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 8.392,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/02/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!