T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/14 Esas - 2024/377
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/14
KARAR NO : 2024/377
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALILAR : 1- ....
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/01/2024
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
KA.YAZ. TARİHİ : 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dilekçesi ile " davalı ... Mad. Mak. İml. İnş. Taah. Müh. dan. San.ve Tic A.Ş ise ... A.Ş. isimli şirkete ait olan fabrika binasında kumlama boyama işini yüklenmek isteyen şirket olduğunu, ancak işle ilgili tecrübesinin bulunmadığını, kumlama boyama işini tecrübesizlik ve gerekli ekibe sahip olmaması nedeniyle davalı şirketin taahhüt etmesinin şirketin taahhüt etmesi ve tamamlamasının mümkün olmadığını bu nedenle davalı şirketin yetkilisinin diğer davalı aracılığıyla müvekkillerine başvurarak işi incelemesini talep ettiğini ve birlikte yapmayı önerdiğini bu çalışmaların sonucunda da işi yapacak kişinin davacı müvekkilinin olması kaydıyla işin davalı şirkete verileceğini kabul ettiğini, dava konusu kumlama boyama işinin ilerlemiş ve hak edişlerini tahsiline başlanmış olmasına rağmen davacı müvekkilin ortaklık payı doğrultusunda alması gereken hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkiline ait kar payının düşürülmesi amacıyla gerçek olmayan masraf kalemlerinin defterlere işlendiğini vb. uygulamalarla karşılaşıldığını ve bu durumun özellikle şirket muhasebe görevlisi tarafından bizzat davacıya iletildiğini ,davalının müvekkili adına yaptığı aleyhe çalışmaları amaca ulaşmadığını ve müvekkili olmaksızın yapılan imalatın iş sahibi tarafından istenilen seviyeye ulaşamaması sonucunda sözleşmenin fesh edildiğini, davalı şirketin yetkilisinin, ortaklığa konu olan işle hiçbir aşamada ilgilenmediğini, işin maliyet hakkında da hiçbir bilgiye sahip olmadığını, davalı tarafından bugüne kadar tahsil edilen ve tahsil edilecek hak edişlerden müvekkiline ait ortaklık payı olan %25' e isabet eden bedele karşılık olmak üzere şimdilik 50.000,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesini ayrıca ticari avans faizi işletilerek davalı taraftan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesini" talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle "... davacı ...'in davalı şirkette yardımcı personel olarak 08/04/2023 tarihinde çalışmaya başladığını, müvekkili şirketin bu firmalara yaptığı her işe yazılı belge karşılığında yapıldığını, müvekkili şirketin, ... A.Ş ve grup firmalarına 2017 yılından beri bu yana iş yaptığını , anılan işlerin yapıldığı sırada davacı yanın şirketlerinde işçi olarak çalışmadığını ,davaya konu kumlama ve boyama işini 30/09/2023 tarihinde tamamlandığını ve tüm işçilerin sahadan ayrıldığını, davacının müvekkili şirket bünyesinde sadece işçi olarak çalıştığını müvekkilleri ile davacının hiçbir suretle ortaklığı bulunmadığını müvekkili ile davacı arasında herhangi bir adi ortaklık anlaşması bulunmadığını ,davacının müvekkili şirkette hiçbir yetkisinin olmadığı gibi iş ortaklığı bir yana müvekkili şirkette prim uygulamasının dahi olmadığını davanın reddini " talep etttiği görülmüştür.
DELİLLER :
Davacı vekilince 22/01/2024 tarihli dilekçe ekinde taraflar arasındaki whatsapp yazışma suretlerinin, işçilere yapıldığı bildirilen maaş ödeme belgelerinin, puantaj belgelerinin ibraz edildiği, davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
... yazılan müzekkereye verilen 28/03/2024 tarihli cevapta davacının sicil kaydının bulunmadığının belirtildiği, davacının ... kayıtlarının getirtildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK 2. Maddesi gereğince, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca TTK.nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir.
GEREKÇE :
Davacı tarafça taraflar arasında adi ortaklık bulunduğu belirtilerek adi ortaklıktan kaynaklı alacağın tahsili, davalı tarafça taraflar arasında adi ortaklık bulunmadığı, davacının davalı şirket çalışanı olup alacağını tahsil ettiği belirtilerek davanın reddi talep edilmiş olup;
Somut olayda, davacının tacir sıfatının ve ticaret sicil kaydının bulunmadığı, adi ortaklığın TTK'da düzenlenmediği, yazısız sözleşme uyarınca kurulan herhangi bir ticari işletme de bulunmadığı anlaşılmakla, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğu taraf iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla, görev ile ilgili hususların kamu düzenine ilişkin olması ve mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yoktuğu nedeniyle HMK. 114/c ve 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,
Hükmün kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
HMK’nun 20. Maddesi gereğince; Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
Yargılama gideri ve harç konusunun yetkili ve görevli Mahkemede dikkate alınmasına,
Davacı tarafça yatırılan gider avasından kullanılmayan bakiye kısmın HMK'nun 333 . Maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
Dair Davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/05/2024
Katip ...
E İmza
Hakim ...
E İmza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!