T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/244 Esas - 2024/61
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/244 Esas
KARAR NO : 2024/61
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ....
....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ : 31/01/2024
KAR.YAZ.TAR. : 31/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dilekçesi ile ; "... Müvekkili ile davalı arasında 04/03/2022 tarihli dstribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirketin hesabına 14/09/2022 tarihinde implant gönderilmesi amacıyla 40.000,00-TL para gönderildiğini, ancak söz konusu paraya karşılık ürün gönderimi yapılmadığını, davalı şirkete 06/01/2023 ve 16/01/2023 tarihlerinde elektronik posta sistemi üzerinden iki ayrı ihtarname gönderildiğini, davalının ihtarnamelere herhangi bir cevap vermediğini, sözleşmede "üretici ve bayi sözleşmede yazılan maddeleri uymayan koşullar oluşturursa ve devam ederse yazılı uyarıdan sonra 10.000,00-EURO ceza öder..." maddesinin bulunduğunu, müvekkili sipariş etmiş olduğu ürün için ödenen ve teslim etme borcu yerine getirilmediği için sebepsiz zenginleşmeye konu olan 40.000,00-TL ile sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai bedel için 100,00-EURO'nun taraflarına verilmesini talep ettiklerini ve iade edilmeyen 40.000,00-TL ürün bedelinin temerrüt tarihi olan 06/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına..." karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile;"... Davacı tarafından müvekkili şirkete sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak dava açılmış olup iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sebepsiz zenginleşmeden bahsedebilmek için zenginleşenin mal varlığında hukuka aykırı bir artış olması gerektiğini, müvekkili şirketin mal varlığında artış olmak bir yana eksilme meydana geldiğini, sözleşme hükümlerine riayet etmeyen müvekkilinin şirketi olmayıp davacı olduğunu, davacı tarafından müvekkil şirkete davaya konu ücret 14/09/2022 tarihinde gönderilmiş olup aynı gün içerisinde müvekkil şirket tarafından davacının siparişi doğrultusunda 16 farklı ürün gönderildiğini, 14/09/2023 tarihinde gönderilen ürünlerden farklı olarak müvekkili şirket tarafından 24/09/2022 tarihinde de davacının ürünleri teslim aldığına ilişkin kendi eli imzasınında olduğu 9 ürün daha teslim edildiğini, son olarak müvekkili tarafından 04/11/2022 tarihinde 50 adet kapama vidası gönderildiğini, davacıya ödeme yaptıktan sonra gönderilen ürünler toplamının davacının ödediği tutardan fazla olup müvekkil şirketin davacıya borcu olmadığını, aksine davacıdan alacakları olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen sorumlulukları fazlasıyla yerine getirdiğini, bu sebeple davacı tarafından açılan işbu davanın usul ve yasaya aykırı olup reddine karar vermek gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına..." karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :
Davacı vekiline davacının vergi sicil numarasını,esnafmı tacirmi olduğunu beyan etmek üzere mehil verilmiş ,davacı vekilinin 30/01/2024 tarihli dilekçesi ile davacının esnaf olduğununu ,tacir sıfatının bulunmadığını bildirdiği görülmüştür.
GEREKÇE :
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK 2. Maddesi gereğince, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca TTK.nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda; davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacıya gönderilen bedel karşılığı ürün gönderilmediği belirtilerek ürün bedelinin ve cezai şartın tahsili, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi istenilmiş isede ;davalının tacir sıfatına sahip olmasına rağmen davacının tacir sıfatının bulunmadığı gibi davanında mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, bu kapsamda görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, görev ile ilgili hususların kamu düzenine ilişkin olması ve mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yoktuğu nedeniyle HMK. 114/c ve 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,
2-Hükmün kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Davacı tarafça yatırılan gider avasından kullanılmayan bakiye kısmın HMK'nun 333 . Maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
4-HMK’nun 20. Maddesi gereğince; Görevsizlik ve Yetkisizlik kararı hakkında, taraflardan biri tarafından süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ve işbu karar kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi durumunda dosyanın yetkili ve görevli mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Dair Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!