T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/215 Esas
KARAR NO : 2024/38
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
... ....
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ...
...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
Av. ... - ....
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2018
KARAR TARİHİ : 24/01/2024
KAR.YAZ.TAR. : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dilekçesi ile ; "...Müvekkili şirketin ... San. Tic. A.Ş. kurulduğu 2012 yılından bu yana ilaç, ecza, medical ve sağlık ürünleri alanında hizmet verdiğini, müvekkili şirketin ... San. Tic. A.Ş. ticari faaliyeti kapsamında davalı ... San. Tic. A.Ş. ile de alım satım ilişkisi gerçekleştiğini, söz konusu ilişkiye istinaden anılan ürün ve hizmet bedellerini davalı şirkete ödediğini, müvekkili şirketin e- faturalara ilişkin kullanmış olduğu paket program aracılığıyla 17 Kasım 2017 tarihli, 145.800,00-TL tutarlı faturaya ilişkin "davalı şirketin düzenlediği kağıt faturanın elektronik ortamda görünmediğinin" tespit edildiğini, müvekkili şirketin uzun yıllar iş ilişkisi içerisinde olmasına dayanarak iyiniyetli olarak teknik bir sorun olduğunu düşünerek, davalı şirkete anılan kağıt faturanın elektronik ortamda görülmediğini, fatura düzenleme tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, bunun mümkün olmadığı halde geriye dönük olarak e-fatura düzenleyebilecekleri, aksi halde - kağıt faturalar ibraz edilmiş ise de - işbu faturaya istinaden toplam 10.800,00-TL tutarındaki KDV indiriminden faydalanamayacaklarını şifahen bildirdiğini, davalı şirketin, müvekkili şirkete; "Kullanmış oldukları paket programlarının e fatura gönderileceği, uyarısını vermediğini, bunun üzerine e-fatura düzenlemediklerini, kâğıt fatura düzenlediklerini" şifahen ifade ettiklerini, 20.6.2015 tarih ve 29392 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren ve e-Fatura ve e-Defter uygulamaları çerçevesinde zorunluluk getirilen mükelleflerin kapsamını belirleyen ... Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nden anlaşılacağını, 2014 hesap dönemi brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükelleflere ilgili hesap dönemine ilişkin gelir/kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği tarihi takip eden hesap döneminin başından itibaren, mükellefiyet tesis ettirdikleri tarihi izleyen hesap döneminin başından itibaren (mükellefiyet tesis tarihi ile izleyen hesap dönemi arasındaki sürenin üç aydan kısa olması ha/inde isteyen mükellefler bir sonraki hesap döneminin hasından itibaren), e-Fatura ve e-Defter uygulamalarına geçme zorunluluğu getirildiğini, tebliğ anılan tebliğ uyarınca müvekkil şirketin 1 Ocak 2016 tarihinde e fatura uygulamasına geçtiğini, davalı şirketin de anılan tebliğ uyarınca, 01 Ocak 2017 tarihi itibariyle elektronik fatura uygulaması kapsamına girdiğini müvekkili şirketin kullanmış olduğu paket program sayesinde tespit edildiğini, E- fatura mükellef listelerine sitesinde de görüleceğini, müvekkili şirketin ve davalı şirketin ... Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile getirilen e-fatura uygulamasına, Mali Mühür Sertifika temin işlemlerini tamamlayarak dahil kullanıcılar arasında müvekkili şirketin ve davalı şirkette de yer aldığını, bu itibarla, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında 01 Nisan 2014 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların "elektronik" olarak düzenlenmesini, gerekirken, müvekkili şirketin anılan tebliğin 5.4. maddesinde yer alan "Elektronik fatura uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükelleflerin elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükelleflere kâğıt ortamında fatura düzenleyemezler; düzenlemeleri halinde kâğıt ortamında düzenlenen bu faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." hükmü gereğince söz konusu faturaların düzenlenmemiş sayıldığını, dolayısıyla kağıt olarak tanzim edilen faturalarda yer alan KDV'lerin (toplam 10.800,00- TL) indirim konusu yapamamış olduğunu, anılan faturaların iptal edilerek, yerine geçmişe yönelik olarak elektronik fatura düzenlenmesi gerektiğini davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirketin yetkililerine iletilmiş ve gerekli düzeltmelerin yapılmasını talep ettiğini, şirket "cari dönem açık iken böyle bir düzenlemenin yapılamayacağı" gerekçesiyle, davalı şirket tarafından "herhangi bir düzeltme işleminin yapılmayacağı" ifade edildiğini, ... yayınlamış olduğu özelgelerde de, e- fatura mükelleflerinin KDV indiriminden faydalanabilecekleri ve e- fatura mükelleflerinin malın tesliminden itibaren 7 gün içerisinde e-fatura düzenlemeleri gerektiğini, söz konusu süre ve usule riayet edilmediğini, takdirde Vergi Usul Kanununda öngörülen cezaların uygulanacağını belirttiğini, ... sayılı, 24 Kasım 2015 tarihli yazısında, "... elektronik fatura düzenlenmesi gerektiği halde kağıt ortamında fatura düzenlenmiş olması, Vergi Usul Kanununda öngörülen ceza hükümlerinin uygulanmasını gerektirmekle birlikte, fatura içeriği mal teslimi veya hizmet ifasının yapılmadığı anlamına gelmeyeceğini mal teslimi veya hizmetin ifa edilmiş olması ile Katma Değer Vergisi açısından vergiyi doğuran olay gerçekleşmediğini, fatura içeriği mal teslimi veya hizmet ifasının kazancını elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile illiyet bağının bulunması, kazancın elde edilmesine yönelik bulunan ve karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş ve maliyete dahil edilecek mahiyette olmaması durumunda faturaya konu tutarın kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi ve faturada gösterilen KDV nin 3065 sayı/ı KDV Kanununu 29. maddesinde belirtilen şartları taşıması şartıyla söz konusu KDV nin indirim olarak dikkate alınması 213 sayılı VUK un 3. maddesi gereğidir. " denildiğini, ayrıntılı olarak izah edildiğini, davalı şirketin müvekkili şirketin bahsi geçen KDV indiriminden faydalanmasını ve müvekkili şirketin menfaatlerini göz ardı ettiğini, ....sayılı, 24 Kasım 2015 tarihli yazısında: "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Mükerrer 242'nci maddesinin iki numaralı fıkrası ile Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden yayımlanan ve elektronik fatura kullanımına ilişkin usul ve esasları belirleyen ... Sıra No 'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği 3 ile anonim ve limited şirketlerin elektronik fatura oluşturmalarına, alıcısına iletmelerine, muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmelerine izin verilmiştir. ... Sıra No 'lıu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nıın 232'.ci maddesi kapsamında fatura düzenlemek zorunda olan mükelleflere elektronik fatura uygulamasından yararlanma hakkı tanınmış olup, ...Sıra No 'lıı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, bazı mükellef gruplarına elektronik defter tutma ve elektronik fatura uygulamasına dahil olma zorunluluğu getirildiğini, aynı Kanunun 231 inci maddesinde faturanın düzenlenmesi esnasında uyulması gereken kuralların 6 bent halinde sayılmış olup, 5 inci bentte; "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlendiğini, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." hükmüne yer verildiğini, aynı şekilde faturanın elektronik belge olarak düzenlenmesi, elektronik ortamda iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesine ilişkin usul ve esasların açıklandığı ... sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (3.) bölümünde e-faturanın yeni bir belge türü olmadığını, kağıt fatura ile aynı hukuki niteliklere sahip olduğu açıklandıktan sonra "e-Fatura Düzenlenmesi ve İletilmesi" başlıklı (5.) bölümünün üçüncü paragrafında "Mükellefler e-Fatura düzenlerken, bu Tebliğde belirtilmeyen hususlarda süreler başta olmak üzere Vergi Usul Kanunu ve ilgili diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan usul ve esaslara uymak zorundadır." açıklaması yapıldığını, geriye dönük tarihli bir elektronik fatura düzenleme imkanı teknik açıdan mümkün olmakla birlikte, gerek kâğıt ortamında gerekse elektronik ortamda düzenlenecek faturaların Vergi Usul Kanunu 231. maddesi uyarınca malın teslimi ve/veya hizmetin ifasından itibaren yedi gün içerisinde düzenlenmesi gerektiğini, söz konusu yedi günlük sürenin azami süre olduğunu, bu süreye riayet edilmemesi halinde; Vergi Usul Kanununda öngörülen cezalar uygulanacaktır. " denildiğini, davalı şirketin bahsi geçen Kanun Tebliğine ve ilgili kanuna aykırı hareket ettiğini, emsal Yargı kararlan ve bilirkişi raporları da, e-fatura mükelleflerinin e-fatura düzenlememelerinin hukuka aykırı olduğu yönünde olduğunu, emsal Yargı kararlannda e-fatura mükelleflerinin e- fatura düzenlemeyerek karşı tarafı zarara uğratmaları halinde, efatura mükelleflerinin bu zararı tazmin etmelerine hükmedildiğini, Emsal .... Sayılı gerekçeli kararı ve dosyaya mübrez emsal 1.09.2016 tarihli ve 12.12.2016 tarihli bilirkişi raporlarını sunduklarını, yukarıda ayrıntılı olarak izah ettiğimiz üzere, davalı şirketin hukuka aykırı fiili ve bu fiilini düzeltmemekteki ısrarlı tutumu nedeniyle, müvekkil şirketi toplam 10.800,00- TL KDV indiriminden mahrum bırakarak zarara uğrattığı her türlü izahtan vareste olduğunu, anılan zararın tazmini ve fatura için dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsili ile müvekkili şirketin ödenmesi için işbu davayı ikame etme zorunluluğumuz hasıl olduğunu, davalı şirketin hukuka aykırı fiili ve bu fiilini düzeltmemekteki ısrarlı tutumu nedeniyle, müvekkili şirketin uğramış olduğunu toplam 10.800,00- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini..." karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile ; ..."davacı yanın dava dilekçesinde müvekkili şirket ile uzun zamandır ticari iş ilişki içerisinde olduğunu beyan ettiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari ilişki olmadığını, davacı yan müvekkili şirketi ile arasındaki iş ilişkisine dayanarak müvekkiline şirket tarafından kesilen 17.11.2017 tarihli 145.800.00-TL bedelli faturaya yasal süresi içerisinde sözlü olarak itiraz ettiğini beyan ettiğini, bu durumun kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, öncelikle türk ticaret kanununun 18. maddesinin .3. fıkrasında da belirtildiği, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürme sözleşmeyi feshi, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağını, davacı yanın faturaya itirazı şifahen yaptığını iddia etmesi gerçeğe uygun olmadığını, böyle bir durumda basiretli bir tacir olarak davacı yanın taleplerini yazılı olarak müvekkili şirkete iletmesi gerektiğini, tarafların arasında süregelen bir ticari ilişki olmadığından davacı şirketin müvekkili şirketi ile arasındaki iş ilişkisine güvenmesinin söz konusu olmadığını, davacı yanın basiretli bir tacir olarak hareket etmesi Türk Ticaret Kanunun 21. maddesinde; Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunnıamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır denildiğini, davacı yanın huzurdaki davaya konu ettiği Fatura ile ilgili müvekkile yazılı yada sözlü herhangi bir müracaatı, itirazı bulunmadığını, yasal süresi içerisinde itiraz yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı yanın talepleri bu nedenle de yerinde olmadığını, E-fatura ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı ...numaralı VUK Genel Tebliği nin 5.4 bölümünde ''Elektronik fatura uygulamasına dahil olma zorunluluğu getirilen mükellefler, elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükelleflere kağıt ortamında fatura düzenleyemediklerini düzenlemeleri halinde kağıt ortamında düzenlenen bu faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır" şeklinde bir ifade var olduğunu, böyle bir ifade söz konusu faturanın hem gider olarak kaydı hem de KDV indirimi yönünden sorun yaratmakta olduğunu, ancak ... numaralı Vuk Genel tebliği ile ...numarali tebliğin bu bölümü yürürlükten kaldırıldığını, yapılan bu değişiklikle e-fatura sistemine kayıtlı olan mükellellerin e-fatura yerine kâğıt fatura düzenlemeleri veya almaları halinde bu faturalar VUK hükümleri açısından geçerli sayılacağını, huzurdaki davanın hukuki bir dayanağı olmadığını, faturanın e-fatura yerine kağıt fatura olarak düzenlenip düzenlenmeyeceği konusunda Maliye Bakanlığımdan 2015 yılında alınan bir görüş de konuyu hem idare hem de mükellefler açısından daha açık hale getirildiğini, söz konusu 41931384-105 sayılı 24.11.2015 tarihli belgede e-fatura düzenlenmesi gerekirken kağıt ortamında fatura düzenlenmiş olması halinde fatura içeriği malın teslimi veya hizmetin ifa edilmiş olması nedeniyle KDV açısından vergiyi doğuran olay gerçekleştiğini, bu çerçevede faturada gösterilen KDV tutarının Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca indirim konusu yapılabileceği açıklandığını, söz konusu işlemin gerçek mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması nedeniyle yapılan harcamaların .... Kanunu yönünden gider olarak dikkate alınmasında yasal bir engel olmadığının belirtildiğini, E-fatura düzenlenmesi gerekirken kağıt ortamında fatura düzenleniş olması halinde basılı faturanın geçersizliği söz konusu olmadığını, gerçek bir alım satıma dayalı olan basılı fatura içeriğindeki mal teslim edilmiş olup KDV açısından vergiyi doğuran olay gerçekleştiğini, davacının talepleri yerinde olmadığını, huzurdaki davanın İlgili ... yöneltilmesi gerektiğini, huzurdaki davaya husumet yönünden itirazlarının bulunduğunu beyan ettiklerini, davacının bağlı bulunduğu vergi dairesi kayıtlarının dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini, bu doğrultuda davacı yanın huzurdaki davaya borcu bulunduğu vergi dairesine karşı vergi mahkemelerinde açması gerektiğinin ortaya çıkacağını, davacı yanın iddia ettiği, KDV indiriminden yararlanamamış olmasını, beyannamenin geç verilmesi ya da herhangi başka bir sebeple yani davacı yanın kusurundan kaynaklanmış olabileceğini, davacı yanın bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmasını talep ettiklerini, davacı yan KDV indiriminden faydalanabilecekken KDV indirimi talep etmediklerini, kusur davacı yanda olduğunu, davacı yanın kendi kusuruna dayanarak hak elde etmesi mümkün olmadığını, davacı yanın iddialarının aksine faturaya itiraz süresi geçirildikten sonra müvekkili şirketin geriye dönük tarihli bir elektronik fatura düzenleme imkanı olmadığını, bu durumun gerçeğe aykırı olacağını, geriye dönük fatura düzenlenmesi durumunda da Vergi Usul Kanunu kapsamında öngörülen cezaların uygulanması söz konusu olduğunu, Basılı faturalara yasal itiraz süresi içerisinde itiraz edilmesi ile düzeltme ve telafi imkanının mevcut olduğunu, aradan geçen süre nedeni ile faturaların iptal edilmesi ve geçmişe yönelik olarak yeni fatura düzenlenmesinin mümkün olmadığını, basılı fatura düzenlenmesi davacı yanın iddia ettiğinin aksine KDV indiriminden yararlanmaya engel olmadığını, KDV indiriminden yararlanmayanın davacı taraf olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle müvekkili şirkete yüklenebilecek herhangi bir sorumluluk ve kusur bulunmadığını, somut olayda basiretli bir tacir olarak davranmayan davacı yanın sorumluluğunun mevcut olduğunu, davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun olan davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine..." karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... tarafların vergi mükellefiyet kayıtlarının , tarafların Ba,Bs kayıtlarının getirtildiği ,tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış mahkememizin ... sayılı ilamı ile "...Taraflar arasındaki dava konusu fatura tarihinin 17/11/2017 tarihi olup;04/04/2015 tarih, 29316 sayılı Resmi Gazetede yayımlanılan ve yayım tarihinde yürürlüğe giren ... sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile eski tebliğin E -Fatura zorunluluğuna ilişkin 5.4. m nin ( Elektronik fatura uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükellefler elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükelleflere kâğıt ortamında fatura düzenleyemezler; düzenlemeleri halinde kâğıt ortamında düzenlenen bu faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır) yürürlükten kaldırıldığı, (Tebliğin 5.4. bölümü bu Tebliğin yayım tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Tebliğ olunur.") fatura tarihi itibariyle kağıt faturanın da geçerli hale geldiği , yeni düzenleme uyarınca davacının faturayı vergi iade/indirilen listesine eklemesi gerektiği, davacı tarafça bu yola gidilmediği, mevcut hali ile oluşan zararın davacının kusurundan kaynaklandığı, davalı kusurunun bulunmadığı, bilirkişi raporu ve fatura tarihinde yürürlükte olan ... sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile anlaşılmakla... Davacının davasının reddine, " karar verildiği, kararın davacı tarafça istinafı üzerine dosyamızın .... sayılı ilamı ile ".... Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ihtilafın e-fatura düzenlenmemesi nedeniyle KDV iadesinden yararlalanmamaktan kaynaklı zarar olduğu, ancak zarar nedenin davalı işlemlerinden kaynaklanmadığı, davacının güncel değişikliği sehven atlayarak, eski 04/04/2015 tarih değişikliği öncesi VUK GT hükümlerine göre dava açmasından kaynaklandığı ve muhtemel zarar olarak değerlendirilmekte ve sorumluğun davacı tarafa ait olduğu ..." bildirilmiştir. Davacı yanca bilirkişi raporuna gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz edilmiş, mahkemece davacı yanın itirazları karşılanmaksızın esas hakkında hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece somut olayda davalı yanca e-fatura düzenlenmesi gerekip gerekmediği, gerekiyor ise hangi gerekçe ile e-fatura düzenlenmediği, anılan gerekçenin VUK 353. maddesi kapsamında davacının başvurusu halinde özel usulsüzlük cezası ile karşılaşıp karşılaşmayacağı, karşılaşacak ise bunun davacı hakkındaki sonuçları ve var ise davacı alacağının kapsamı tespit edilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen “uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili/esaslı nitelikteki deliller sözedilmekte olup bu özellikte delillerin toplanmaması tahkikatın büyük ölçüde yeniden yapılmasını gerektirir nitelikte ise HMK’nin 353/I-a-6.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira somut olayda olduğu gibi tarafların dayanmış olduğu tüm delillerin toplanarak değerlendirilmesi zorunlu olup anılan araştırma ile delil toplanmaması ve bu delillerin değerlendirilmemiş olması halinde yargı sistemimiz bakımından benimsenmiş olan dar istinaf sisteminden uzaklaşılarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmemiş olan konularda ilk defa istinaf mahkemesince bir delile ilişkin olarak tartışma yapılarak yargıya varılacaktır ki bu da iki dereceli yargılama olan istinaf yargı sistemi ile bağdaşmayacaktır. Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan delillerin toplanmaması ve bu delillere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına " mahkememize iade edildiği görülmüştür.
Dosya üzerinde bilirkişiden aldırılan 26/05/2023 tarihli ek raporda "... ... Sıra Nolu VUK GT ile kaldırılan bölümün ise "5.4. Elektronik fatura uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükellefler elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükelleflere kâğıt ortamında fatura düzenleyemezler; düzenlemeleri halinde kâğıt ortamında düzenlenen bu faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." hükümlerinine göre Elektronik fatura mükellefi olduğundan elektronik fatura düzenlemek zorunda olduğu. Davalının e-fatura düzenlenmemesine gerekçe olarak VUK da tanımlı cezalara muhatap olmamak için düzenlemediklerini ifade etmiş. VUK 353. maddesi kapsamında davacının başvurusu halinde özel usulsüzlük cezası ile karşılaşıp karşılaşmayacağı, karşılaşacak ise bunun davacı hakkındaki sonuçları ve var ise davacı alacağının kapsamının tespiti hususu: VUK 353. maddesi kapsamında davacının başvurusu halinde özel usulsüzlük cezası ile karşılaşacağı ve faturanın düzenlendiği tarihteki cezaların aşağıdaki gibi olduğu; VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2017/3 KONU: 2017 Yılında Uygulanacak Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Ceza Tutarları ile Vergi Usul Kanununa Göre Uygulanacak Çeşitli Had ve Miktarlar. 27 Aralık 2016 tarihli ve 29931 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ... Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Vergi Usul Kanununun 104, Mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353, 355 ve Mükerrer 355 inci maddelerinde yer alan, miktarlar ve hadler 01 Ocak 2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir. MADDE 353- Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu verilmemesi, alınmaması halinde 210 TL Cezaya maruz kalaçağı.Davacının KDV indirimlerinde kullandığı 191.10.18 Kodlu Mavin Hesabında sözkonusu faturaya ilişkin 10.800,00 TL KDV nin İNDİRİLEÇEK kdv hesabına konu edilmediği/indirim yapılmadığı, Ba Bildiriminin 49. Sırasında KDV hariç 1 adet belge karşılığı 135.000,00 TL olarak bildirim yapıldığı görülmüştür." denildiği, itirazlar üzerine alınan 17/11/2023 tarihli ek raporda "...Bilindiği üzere, tacirler tarafından satın alınan mal veya hizmetlere karşılık olarak kesilen “fatura”, hem 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda hem de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bir yandan vergi mükelleflerinin ticari defterlerine işlenmesi ve gerektiğinde vergi dairlerine ibraz edilmesi gereken fatura, diğer yandan dayanak ticari ilişkiyi tevsik etmesi için ispat vesikası olarak da kullanılan bir belgedir. TTK’da “Tacir Olmanın Hükümleri” başlığı altında, “Fatura ve teyit mektubu” başlıklı 21.maddede, tacirin fatura tanzimi ile fatura verme yükümlülüğü, fatura içeriğinin kabulü ve faturaya itiraz hususlarında düzenlemeler yapılmış. Diğer bir ifade ile TTK’nın faturayı hukuken bir ispat vesikası olarak kabul ettiği ve buna uygun düzenlemeler yaptığı görülmektedir. Buna karşılık VUK m.229 hükmünde faturanın tanımı yapılmış ve müteakip hükümlerde faturanın şekli, tanzimi ve fatura kullanma mecburiyeti, fatura yerine geçen belgeler, fatura ile ilgili usulsüzlük, kaçakçılık ve kaçakçılığa teşebbüs suç ve cezaları düzenlenmiştir. Her ne kadar TTK’nın m.21/f.1 hükmünde: “Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” denilerek, faturanın düzenlenmesinin isteğe bağlı (ihtiyari) olduğu şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise de, VUK m.232’de sayılan mükellefler için fatura tanzimi yasal bir zorunluluk olarak kabul edilmiştir. Bu anlamda Fatura, “satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır” (VUK m.229). Fatura, asgari olarak, düzenleme tarihi, seri ve sıra numarası, faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası, müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, faturaya konu malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı gibi bilgileri içerecek şekilde tanzim edilir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında: “Nitekim, kuruldaki tartışmalar sırasında TTK.nun 23/2. maddesi hükmündeki karinenin faturanın olağan içeriği (mutad münderecatı) hakkında geçerli olması gerektiği, mutad içeriğin ifa ile ilgili hususlarla sınırlı olduğu kabul edilerek, faturaya sözleşmeyi değiştiren veya diğer tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtlar konulduğu taktirde, olağan (mutad) olmayan bu hususlara faturayı alanın süresinde itiraz etmemesi durumunda bu kayıtlarla sorumlu olmayacağı benimsenmiştir.” TTK’nın m.21/f.2 hükmünde: “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” Denilmek suretiyle, faturaya karşı ancak tebellüğ edildiği tarihten itibaren 8 (sekiz) gün içinde itiraz edilebileceği ifade edilmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, faturaya itiraz usulüne tâbi olanlar yalnızca tacirlerdir. Tüketiciler açısından böyle bir süre şartı getirilmemiştir. Faturaya itirazın süresinde yapılması kadar, bu itirazın karşı tarafa (yani faturaya itiraz edene) ulaşması da önem taşıyan bir konudur. Bu sebeple ticari hayatta, faturaya itiraz edildiğine dair noterden ihtarname keşide edilmesi usulü benimsenmiştir. Her ne kadar iadeli taahhütlü mektup veya tesellüm fişli bir kargo yoluyla da faturaya itiraz edilmesi mümkün ise de, bu usullerde gönderinin içeriği tevsik edilmediği için ispat hususunda itiraz edenin zorluklar yaşaması ihtimal dâhilindedir. VUK’ta ve TTK’da fatura türlerine ilişkin bir ayrım yapılmamışken, uygulamada duyulan ihtiyaçlara istinaden çeşitli fatura türlerinin geliştirildiği görülmektedir. Bu kapsamda, “iade faturası” da mevzuatta tanımlanmamış, tacirler arası uygulamada teamülen geliştirilmiş bir fatura türüdür. Müşteri tarafından alınan bir malın satıcıya geri verilmesi durumunda vergi kayıtlarının birbirini tevsik etmesi amacıyla uygulamada “iade faturası” düzenlenmektedir Diğer bir ifade ile, iade faturası, dayanak ticari ilişkide alıcıya teslim edilen ve fakat bir sebeple satıcıya iade edilen malların tutarının iade alındığına dair kayıt tutulmasına hizmet eden bir belgedir. Dolayısıyla, iade faturası ile müşteri tarafından alınan bir malın tamamının satıcıya iadesi mümkün olduğu gibi, yalızca bir kısmının da iadesi olanaklıdır. Belirtildiği üzere mevzuatta bir tanımı olmamakla birlikte, nihayetinde bir fatura olarak, iade faturası da VUK’ta sayılan asgari içeriği haiz olarak tanzim edilmek zorundadır. Bu sebeple de, yasal şartları havi bir faturanın görünür bir yerine “İade Faturasıdır” ibaresinin basılması ile iade faturası tanzim edilmiş olmaktadır. İade faturasının amacı alıcının bir kısım veya tüm malları satıcıya iade ettiğini ispatlamak olduğundan, burada fatura tanzim eden ile adına fatura tanzim edilen yer değiştirmektedir. Bu sebeple de, iade faturası, ancak, bir malın alıcısı tarafından satıcısına hitaben düzenlenebilecek bir belgedir. Somut olayda Davalı tarafından 17.11.2017 tarih ... tarih seri nolu ve KDV hariç 135.000,00 TL tutarlı faturaya kanunu öngördüğü 8 günlük süre içerisinde, kanunun öngördüğü usulde itiraz veya iade faturası düzenlenmediğinden faturanın kabulü gerektiği ve itiraz süresi bitim tarihinden sonra faturaya ilişkin iş ve işlemlerden faturayı alanın sorumlu olması gerektiği. VUK açısından Faturanın içeriği, düzenlenme şekiline ilişkin şikayet mercisinin ... olduğu. Gelir idaresi başkanlığının faturayı düzenleyene uygulayacağı cezanın davalı sorumluğunda olaçağı. Yine, Söz konusu faturanın davacı tarafından kullanılmasından kaynaklı VUK 353. maddesi kapsamında davacının özel usulsüzlük cezası ile karşılaşıp karşılaşmayacağı hususu ancak davacının başvurusu ile mümkün olacağından bu aşamada doğmamış Muhtemel cezalara ilişkin tarafımca zarar(alacak) tespitinin mümkün olamayacağı. Davacının başvurusu ile .... sözkonusu faturadan kaynaklı özel usulsüzlük cezası ve diğer cezaların uygulanması ile davacının faturayı vergisel işlemlerinde kullanılamamasından kaynaklı zararların davacı tarafından ödenmesi ve belgelendirilmesi halinde davacının davalıdan talep hakkı doğabileçeği. Bu aşamada ... uygulanmamış ceza ve vergilerden kaynaklı bir hesaplamanın yapılamayacağı görüş ve kanaat ile," denildiği görülmüştür.
...: sayılı, Elektronik ortamda düzenlenmesi gerekirken kağıt ortamda düzenlenen faturanın KDV ve gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı konulu tebliğinde "....Buna göre; elektronik fatura düzenlenmesi gerektiği halde kağıt ortamında fatura düzenlenmiş olması, Vergi Usul Kanununda öngörülen ceza hükümlerinin uygulanmasını gerektirmekle birlikte, fatura içeriği mal teslimi veya hizmet ifasının yapılmadığı anlamına gelmeyeceğinden mal teslimi veya hizmetin ifa edilmiş olması ile Katma Değer Vergisi açısından vergiyi doğuran olay gerçekleşmektedir. Ayrıca fatura içeriği mal teslimi veya hizmet ifasının kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile illiyet bağının bulunması, kazancın elde edilmesine yönelik bulunan ve karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş ve maliyete dahil edilecek mahiyette olmaması durumunda da faturaya konu tutarın kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi ve faturada gösterilen KDV nin 3065 sayılı KDV Kanununu 29. maddesinde belirtilen şartları taşıması şartıyla sözkonusu KDV nin indirim olarak dikkate alınması 213 sayılı VUK un 3. maddesi gereğidir. Bu nedenle; vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olduğundan; gerçek bir işleme (mal teslimi veya hizmet ifası) dayanan harcamaların elektronik ortamda düzenlenen fatura yerine kağıt ortamında düzenlenen fatura ile tevsik edilmesinin, Vergi Usul Kanununda öngörülen cezai hükümlerin uygulanması haricinde safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmasına ve faturada gösterilen ve KDV Kanununun 29. maddesinde belirtilen şartları taşıyan KDV nin indirimine engel olmadığı tabiidir. Diğer taraftan, kağıt ortamında bir fatura düzenlense bile, zorunluluk kapsamındaki mükelleflerin düzenlemesi gereken asıl belge olan e-faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren 7 gün içinde düzenlenmemiş olması durumunda, düzenlenmeyen efatura için bu belgeyi düzenlemek ve almak zorunda olanlara Kanunun 353 üncü maddesinin birinci bendine göre özel usulsüzlük cezasının kesilmesi gerekmektedir." denildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafça davalı tarafından E fatura kesilmesi gerektiği halde kağıt fatura kesilmesi, kağıt fatura nedeniyle KDV indiriminden davacının yararlanaması neticesi oluşan zararın tazmini,davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup;
Taraflar arasındaki dava konusu fatura tarihinin 17/11/2017 tarihi olup;04/04/2015 tarih, 29316 sayılı Resmi Gazetede yayımlanılan ve yayım tarihinde yürürlüğe giren ... sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile eski tebliğin E -Fatura zorunluluğuna ilişkin 5.4. m nin ( Elektronik fatura uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükellefler elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükelleflere kâğıt ortamında fatura düzenleyemezler; düzenlemeleri halinde kâğıt ortamında düzenlenen bu faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır) yürürlükten kaldırıldığı, (Tebliğin 5.4. bölümü bu Tebliğin yayım tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Tebliğ olunur.") fatura tarihi itibariyle kağıt faturanın da geçerli hale geldiği , kağıt ortamında düzenlenen fatura ile Vergi Usul Kanununda öngörülen cezai hükümlerin uygulanması haricinde safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmasına ve KDV Kanununun 29. maddesinde belirtilen şartları taşıyan KDV nin indirimine engel olmadığı,bu kapsamda davacının faturayı vergi iade/indirilen listesine eklemesi gerekmesine rağmen, bu yola gidilmediği, mevcut hali ile oluşan zararın davacının kusurundan kaynaklandığı, davalı kusurunun bulunmadığı, bilirkişi rapor ek rapor ve fatura tarihinde yürürlükte olan ... sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile anlaşılmakla aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan dava açılışında alınan 184,44-TL nin mahsubu ile eksik alındığı anlaşılan 243,16-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dava değeri üzerinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 10.800,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, reddedilen miktar itibari ile HMK341 maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!