WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

ANKARA 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/431 Esas - 2024/39
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/431 Esas
KARAR NO : 2024/39

BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2022
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkili ile davalı arasındaki sipariş formu ile ticari alım - satım ve hizmet sözleşmesinin kurulduğunu, tekliflerde yer alan ürünlerin bedeli ile kurulum ve proje yönetim hizmet bedelleri için davalı adına faturalar düzenlendiğini , davalının teslim edilen ürünler ile hizmet bedeli karşılığında davalı tarafından 02.07.2021 tarihinde peşinat olarak 25.000 TL ödeme yapıldığını, sonrasında davalı borçlu tarafından verilen 30.09.2021 keşide tarihli 40.000 TL bedelli çek ve 30.11.2021 keşide tarihli 30.000 TL bedelli çekin tahsil edildiğini, bunun dışında davalı tarafından ödeme yapılmadığı, davalının cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 23.758,36 TL ve 36.743,78 USD borcunu vadesi gelmesine rağmen ödememesi üzerine 18.04.2022 tarihinde .... E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının yetkiye ve borca itiraz ettiğini, yetki itirazının yerinde olmadığını ve ...'nün yetkili olduğunu, davalının haksız borca itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, haksız itiraz sebebiyle %20 icra inkar tazminatına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25.01.2024 tarihli celsede takibe konu vade farkı için kesilen 2.283,30TL ve 1.256,40USD bedelli faturalara ilişkin taleplerinden feragat ettiklerini bildirerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap ve 2. cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kabul anlamına gelmemek üzere takibe konu alacağın zaman aşımına uğradığını, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığını tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin şirketin işlem merkezinin ... ili olması nedeniyle yetki itirazlarının bulunduğunu, iddiaya konu malın eksiksiz ve kusursuz teslim edildiğinin ispatının gerektiğini, faturalarda ürünlerin teslim edildiğine dair bilgi bulunmadığını, bu tip bir belge dosyaya girmiş ise ve teslim alan kısmında bir imza ya da kayıt var ise de bu kişinin müvekkili şirkette çalışıp çalışmadığının ve imza /mal teslimi yetkisi olup olmadığının tetkiki gerektiğini, alacak oluşmuş ise yapılan iş bedellerinin ödemeler var ise ne şekilde ve ne oranda mahsuplaşma yapıldığının, kur kaynaklı değerlendirmelerin, uzman bir bilirkişiye hesaplattırılarak bu doğrultuda borç miktarının tespitine karar verilmesini, taraflarınca bir kısım ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin cari hesaptan düşülüp düşülmediğinin, faturaların hangi tarihte ve kime teslim edildiğinin belirtilmediğini, ödemelerin mahsubu ve sair hususlarda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, fatura bedellerinin müvekkilinin ticari defierlerinde geçmediğini, davacının takipte ve dava dilekçesi eki evraklarda sunmuş olduğu 2 adet faturanın "vade farkı” na ilişkin olduğunu, bu talep ve iddianın kabul edilemez olduğunu, vade farkı kaydı bulunan faturalarda dahi TTK.nun 23/2. Maddesi uyarınca 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde vade farkının kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmediğini, müvekkiline bir mutabakat metni dahi sunmaksızın, yabancı para alacağı ve Türk Lirası alacaklarını nasıl ve hangi oranlarda yapıldığı belli olmayan bir takım mahsup işlemleri ile bakiye alacağa ve vade farkı talebine ulaşıldığını, takipte yabancı para alacağına uygulanabilecek faiz türünü yabancı para alacağına kamu bankalarınca uygulanabilecek en yüksek usd mevduat faizi olarak, Türk lirası alacağı hakkında ise avans faiz talep etmiş iken iş huzurdaki davada her iki alacak için avans faiz talep ettiğini, faiz türüne de itiraz ettiklerini, ticari defterlerin incelenmesine karar verilecek ise yerinde inceleme talepleri olduğunu, davacı tarafından faturaya dayandırılan mal ve hizmetlerin verildiğinin davacı tarafından kanıtlanmasının ardından bilirkişi incelemesi ile varsa borç bakiyesinin belirlenmesine, neticeten haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddi ve itirazlarının kabulüne , bir kısım faturalar belirtilerek açılan takibin iptaline, her türlü yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... sayılı dosyası incelenmiş; davacı alacaklı tarafından 19.04.2022 tarihinde davalı borçlu aleyhine cari hesap alacağına dayanılarak 23.758,36TL asıl alacak ile 36.743,48USD asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçlu tarafından borçlu şirketin işlem merkezinin ... 'da olduğu, .... yetkili olduğu bildirilerek icra dairesinin yetkisine ve alacaklı görünün tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı bildirilerek borca ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Davanın 1. Yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı taraf zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de davanın, taraflar arasında 30.06.2021 tarihinde davalı tarafından imzalanan sipariş formu gereğince alım - satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, ... Hukuk Genel Kurulu'nun 17.02.2010 tarihli .... sayılı kararında da belirttiği üzere 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 146.maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklanan davalarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, sözleşme tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 50. maddesi gereğince " Para ve teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır." HMK 6. madde hükmü gereğince " genel yetkili mahkeme , davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. HMK 7. Madde hükmü gereğince "davalı birden fazla ise dava , bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir ", aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu 89. (eski B.K'nın 73.) maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, davacının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Dosyada mevcut ticaret sicil kaydından davalının adresinin " .... " olduğu anlaşılmakta olup HMK 6. Madde gereğince icra takibinin davalının yerleşim yeri mahkemesinde yapıldığı anlaşıldığından davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafından Sanallaştırma Proje teklifi sunulduğu, teklifin 30.06.2021 tarihinde davalı tarafından " siparişimizdir" yazılmak ve kaşelenerek davacıya gönderildiği, teklif formunda teklifin 21 gün süre ile geçerli olduğunun ve genel şartlar bölümünün ödeme başlıklı kısmında ödemelerin nasıl yapılacağının yazılı olduğu, ödemelerin zamanında yapılmaması halinde geciken beher gün için aylık %2,5 oranına göre hesaplanan kısım ve vade farkı uygulanacağının yazılı olduğu anlaşılmıştır.
Takibe dayanak cari hesap ekstresine konu faturalar dosyaya ibraz edilmiş, taraflara ait BS ve BA formları getirtilmiş, davacı tarafından sipariş edilen ürünlerin teslimine ilişkin irsaliye faturaları ile kargo takip ve gönderi bilgileri dosyaya ibraz edilmiş, taraflarca dayanılan ticari defter kayıtların bulunduğu yeri ve irtibat kurulacak kişilerin bilgilerini dosyaya ibraz edilmiştir.
Davalının ticari defter ve kayıtları üzeninde yapılan inceleme sonucunda dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin E defter mükellefi olduğu ve ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede defter ve kayıtların TTK ve V.U.K uygun şekilde tutulduğu, davalının davacıyı .... ...A.Ş. hesabında takip ettiği, davacının ilgili dönemde USD cinsinde kestiği toplam 47.704,66USD bedelli 4 adet fatura ile TL cinsinden kestiği toplam 26.041,66TL bedelli 3 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ayni dönemde davalı tarafından davacıya kesilentoplam 44.879,65TL bedelli 4 adet fatura bulunduğu ve bu faturalar ile davacıya yapılan toplam 95.000,00TL ödemeninde davalının defterlerine kayıt edildiği, defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 46.447,96USD alacaklı ve 92.112,29TL borçlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir,
Davacının ticari defter ve kayıtları üzeninde yapılan inceleme sonucunda dosyaya ibraz edilen bilirkişi rapor ve ek raporunda özetle; davalı şirketin E defter mükellefi olduğu ve ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede defter ve kayıtların TTK ve V.U.K uygun şekilde tutulduğu, davacının davalıya 2021 yılında 3 adet fatura düzenlendiği bir adet TL olarak düzenlenen faturanın 21.475,06TL bedelli ve iki adet USD faturasının toplam 45.191.26USD bedelli olduğu, davalı tarafça 02.07.2021 tarihinde davacının ... Bankası hesabına 25.000.00TL ödendiği ve bu tutarı davacı taraf (kur:8,6797) 2.880.28USD olarak davalı tarafın USD cari hesabına virman yapıldığı, davalı tarafın 06.07.2021 tarihinde 70.000,00TL tutarlı 2 adet çek ile ödeme yaptığı davacı tarafın bu çekleri vade tarihinde davalının USD cari hesabına virman yaptığı, neticede 2021 yılı için davacı tarafın bakiye alacağının 21.475,06TL ve (45.191.26USD- 2.880,28-4.505,27-2.318,63=35.487,08USD) 35.487,08USD olduğu, davacı tarafından davalı tarafa 2022 yılında “Vade Farkı Bedeli" açıklamaları ile 4 adet fatura düzenlediği ve bu faturaların toplam 4.566.60LT ve 2.513.40USD bedelli olduğu, bu faturalara karşılık davalı tarafın da davacı tarafa 4 adet iade faturası düzenlediği ve bu faturaların kayıtlara alındığı, davacı tarafın ticari defterlerinde en son kaydın 01.07.2022 tarihinde yapıldığı ve bu tarih itibariyle 2022 yılı davacı tarafın bakiye alacağı 21.475,06TL ve 35.487,08LSD olduğu
Tarafların 2021 yılı BS ve BA formlarında 3 adet e-belge karşılığında kdv hariç tutarın 346.915,84TL bildirimde bulunduğu ve formların birbirini doğruladığı, davacı tarafça kesilen vade farkı faturalarına, davalı tarafça iade faturalar düzenlendiği, davacı tarafça .... Esas sayılı icra takibi ile tahsili talep edilen tutarların içinde iade faturası düzenlenen vade farkı faturalarının da bulunduğu, davacı tarafça iade faturalar dikkate alınmadan icra takibinde tüm fatura bedellerinden kaynaklı alacağın talep edildiği, iade faturası düzenlenen vade farkı faturaları dikkate alınmadığında takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 21.475,06TL ve 35.487,08USD alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından davalıya kesilen vade farkı faturaları dikkate alınmadığında davacının davalıdan 21.475,06TL ve 35.487,08USD alacaklı olduğu, vade farkı faturaları dışındaki faturalar ile ödemelerin her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki bilirkişi raporu arasındaki farkın davalı tarafından TL olarak yapılan ödemelerin davacının defter ve kayıtlarında ödeme tarihi itibarıyla USD 'ye çevrilerek davalının USD cinsi borcundan düşülmesinden kaynaklandığı, sözleşmede vade farkı ödeneceğine dair hüküm bulunduğu ancak davacı vekili tarafından vade farkı faturalarından kaynaklanan alacak yönünden davadan feragat edilmiş olduğundan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen kabulü ile 21.475,06TL ve 35.487,08USD asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine,
Kabul edilen 21.475,06TL'nin takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz uygulanmasına,
Kabul edilen 35.487,08USD'ye devlet bankalarının yıllık USD cinsinden vadeli hesaba uyguladığı mevduat faizi uygulanmasına,
2-Kabul edilen 21.475,06TL asıl alacak ile 519.885,72TL (35.487,08USD karşılığı takip tarihindeki harca esas değer) üzerinden İİK 'nun 67. Maddesi hükmü gereğince % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 36.980,35TL harç peşin yatırılan 8.513,54TL peşin harç düşürüldükten sonra eksik alındığı anlaşılan 28.466,81TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Dava açılırken alınması gereken 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre 286,71 TL'sinin davacıdan; 1.273,29 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Bu yargılama nedeni ile yapılan 17 adet e tebligat gideri 148,50TL, bilirkişi ücreti 3.500,00TL, dosya kapağı 5,00TL olmak üzere toplam 3.653,50 TL'nin red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.047,91 TL'si ile dava açılışında alınan 8.513,54 TL peşin harç toplamından oluşan 11.561,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6- Davacı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 81.790.51TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 19.503,58TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafına verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/01/2024

Başkan ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Katip ...
E-İmzalıdır