WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

ANKARA 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/363
KARAR NO : 2024/410

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin merkezi .... da olduğunu, davalının, müvekkili şirkette 04/02/2013- 08/10/2018 ve 19/0/2019- 18/03/2022 tarihileri arasında 2 dönem ithalat ve ihracat sorumlusu olarak en son brüt - 18.106,54-TL aylık ücret karşılığı yazılı iş sözleşmesi ile çalıştığı, davalının ilk dönem çalışmasını istifa suretiyle, ikinci dönem çalışmasını ise yaş hariç 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim taksim gününü tamamladığına ve 1475 S.K 14/1-5 maddesi gereği kıdem tazminatına hak kazandığına ilişkin kurum cevabı yazısını ibraz etmek suretiyle istifaen sonlandırdığını, 1 yıl süre ile müvekkili şirketin sözleşmeden belirlenen ihracat kapsamına giren illerde işveren ile kendi adına rekabet edebilecek bir iş yapmamayı, sektöründeki rakip diğer işletmelerde çalışmamayı, söz konusu işletmelerden ve firmalardan ortak yahut başka bir sıfatla herhangi bir menfaat ilişkisine girmeyeceğini, doğrudan ya da dolaylı olarak rekabet etmeyeceğini taahhüt ettiğini, davalının belirtilen hususlara aykırı davranması halinde, taahhüdün gereği olan yükümlülüklerinin uymaması nedeniyle müvekkili işverenin uğrayabileceği bütün zararları karşılamayı ve ek olarak cezai şart olarak 2 yıllık brüt ücreti tutarını kabul ettiğini, davanın kurum inşaat bünyesinde .... ve Ham madde Şirketinde .... adıyla üretilen toz ve plaka alçıların ihracatı için ihracat sorumlusu olarak işe girdiğini, davalının işe girdiği firmanın aynı sektörde müvekkilinin rakibi konumunda olduğunu, davalının son brüt maaşı 18.106,54 TL olduğunu, müvekkilinin sözleşmede yazılana göre fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 50.000,00 TL cezai şart alacağının öncelikle ihlalin gerçekleştiği davalının dava dışı müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren rakip firmada işe girdiği günden itibaren aksi takdirde ara buluculuk aşamasında anlaşamama tarihi olan 26/04/2022 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirkette 04/02/2013 - 08/10/2018 ve 19/0/2019- 18/03/2022 tarihleri arasında satış sorumlusu olarak çalıştığını, 08/10/2018 tarihinde müvekkili tarafından, davacı şirkete ihtarname gönderilerek ... ya bildirilen ücretin eksik olması ve prim ödemelerinin eksi yapılması sebebiyle iş sözleşmesinin fesih ettiğini, müvekkilinin davacı şirketteki 2. Çalışma döneminde de davacı işveren tarafından müvekkilinin sigorta priminin eksik ödendiğini bu sebeple davacı şirketten ayrıldığını, 2022 yılı maaş ödemelerinde müvekkiline ödenen ücretin 4.500,00 TL ila 5.500,00 TL arasında olduğunu, müvekkilinin davacı şirkette çalıştığı dönemde şirkete zarar verecek herhangi bir fiilde bulunmadığını müvekkilinin iş sözleşmesinin iş kanunun Madde 24 e göre hakkı nedenle fesih ettiğini bu nedenle TBK'nun 447. Maddesi gereği taraflar arasındaki rekabet yasağının sona erdiğini, müvekkilinin, davacı şirketteki çalışma süresinin yaklaşık 2 yıl 7 ayken, cezai şart olarak ' son aylık brüt ücretinin 2 yıllık tutarı' şeklinde fahiş bir miktar belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tazmini istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından taraflar arasında 19/08/2019 tarihinde '' Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin imzalanmış olduğu anlaşılmaktadır. Anılan sözleşmenin ''işçinin Borçları'' başlıklı 5.maddesinde davalı; hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra bir yıl süre ile ikinci maddede belirtilen illerde işveren şirketin işyerinde ürettiği mallardan bazılarını ve/veya tamamını üreten veya sıtratejik planlamaya göre üretilmesi planlanan ve programa alınan ürünleri üreten ve ticaretini yapan bir işyeri kurmamayı, belirtilen malların üretildiği başka bir işverene ait işyerinde çalışmamayı, ayını malları üreten bir ortaklığa doğrudan veya dolaylı olarak ortak olmamayı, danışmanlık yapmamayı veya sair bir suretle doğrudan veya dolaylı olarak rekabet etmemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Anılan maddenin c bendinde; işçinin, sözleşmede belirtilen taahhütlere uymadığı takdirde, işveren şirketin tazminat hakkı saklı kalmak üzere işverene son aylık brüt ücretinin iki yıllık tutarında bir cezai şart ödemeyi peşinen kabul ettiği hüküm altına alınmıştır.
Davalının, davacı şirkette son olarak 19/08/2019-18/03/2022 tarihleri arasında hizmet sözleşmesi kapsamında çalışmış olduğu, sonrasında davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı bir firmada 23/03/2022 tarihinde işe başlamış olduğu dosya kapsamı ile sabit olup taraflar arasında anılan konularda çekişme bulunmamaktadır.
6098 sayılı TBK'nun ''Rekabet Yasağı'' başlıklı 444 vd.maddelerinde rekabet yasağının koşulları, sınırlandırılması, rekabet yasağına aykırı davranışın sonuçları ile sona ermesi düzenlenmiştir. Anılan yasanın 444.maddesinde:
''Fiil ehliyetine sahip işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletme ile başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları yada işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyor ise ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir.'' düzenlemesi yer almaktadır. Davalının, davacı şirkette ithalat-ihracat sorumlusu olarak satış ve pazarlama işlerinde sorumlu olması, sonrasında dava dışı firmada ihracat satış sorumlusu sıfatıyla görev yapması dikkate alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nun 444.maddesi uyarınca geçerli bir sözleşme olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nun 445.maddesinde ise; '' Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Somut uyuşmazlıkta sözleşmede rekabet yasağı süresi bir yıl olarak ön görülmüştür. Ayrıca somut olayın özellikleri itibariyle işçinin ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşmesi veya yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamaların bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, sözleşmenin sınırlandırılmasını gerektiren bir hal bulunmamaktadır.
6098 sayılı TBK'nun 447.maddesi uyarınca; sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse rekabet yasağı sona erecektir. Davalı taraf hizmet sözleşmesini haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Ancak .... kayıtlarına göre davalı, davacı bünyesindeki işten kendi isteği ile ayrılmış olup hizmet sözleşmesini haklı nedenle feshine ilişkin açılmış bir dava bulunmamaktadır. Hizmet sözleşmesinin anılan kayıtların aksine haklı nedenle feshedildiğini kanıtlama yükümlülüğü davalının üzerinde olup somut olayda davalı hizmet sözleşmesini haklı nedenle feshedildiğini kanıtlayamamıştır. Açıklanan nedenlerle davacının taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında davalıdan cezai şart isteyebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Cezai şart miktarının sözleşmede belirtildiği şekilde davalının son aylık brüt ücretine göre hesaplanması bakımından bilirkişi raporu alınmıştır. 13/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davalının son brüt ücretinin (2022 mart ayına ait) 18.106,54 TL olduğu belirtilmiştir. Buna göre iki yıllık süre üzerinden toplam cezai şart tutarı 434.556,96 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 179 vd.maddelerinde cezai şart (ceza koşulu) düzenlenmiş olup anılan yasanın 182/2.maddesinde hakimin aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indireceği hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlemede hakime aşırı görülen ceza koşulunu indirme görevi verilmiş, anılan hususun uygulanması tarafların talebine dahi bağlı kılınmamıştır. Somut uyuşmazlıkta; özellikle davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı dönemdeki son brüt ücreti de gözetildiğinde sözleşme ile kararlaştırılan ceza koşulunun (cezai şartın) aşırı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Anılan nedenle TBK'nun 182/2.maddesi uyarınca ceza koşulunun indirilmesi gerekmiştir. Somut olayın özellikleri itibariyle 120.000,00 TL cezai şarta hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davanın, kısmen kabulü yasal düzenleme uyarınca hakimin takdirinden ve hakkaniyetten kaynaklandığından davanın reddedilen bölümü bakımından davacının tamamen haksız olduğu sonucuna ulaşılamaz. Mahkememizce açıklanan olgular gözetilerek yargılama giderlerinin tamamından davalı sorumlu tutulmuş ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. .... görüşü de bu doğrultusundadır. (.... .28/09/2020 tarih ...)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne, 120.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gerekli 8.197,20 TL karar ve ilam harcından, peşin ve tamamlama harcı ile alınan 7.421,16 TL'nin mahsubu ile kalan 776,04 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 853,88 TL peşin harç, 6.567,28 TL tamamlama harcı, 4.000,00 bilirkişi ücreti, 1.006,00 TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 12.507,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-AAÜT uyarınca belirlenen 19.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza