T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/119 Esas
KARAR NO : 2024/313
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ....
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... -...
DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17.02.2022
KARAR TARİHİ : 10.05.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14.05.2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının kooperatif üyesi olduğunu, davalının üyeliğe bağlı ödemeleri yerine getirmemekle ısrarlı olduğunu, davalının üyeliğe bağlı ödemeleri yerine getirmemekte ısrarlı olduğunu, kooperatifin 30 yılı aşkın süredir faaliyette bulunduğunu, mevcut yönetimin yönetimi devir aldığında sağlıklı bir devir yapılmadığını, bu borçların hesaplanmasında gerçeğe uygun hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, davalının 2012 yılı ve öncesi de dahil birçok ödenmemiş aidat ve sair ara ödeme borcu bulunduğunun göründüğünü, ödenmemiş olan aidat, tapu harcı, iskan harcı, stabilize yol ücreti kıdem tazminatı ödemesi pompa bedeli ve sair ara ödemeler konusunda iş davanın açıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL aidat, ara ödeme ve sair olacağının işlemiş faiz ve aylık uygulanan gecikme cezası ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Kooperatifin 02.04.1988 tarihinde 30 yıl süreli olarak kurulduğunu, davalının kooperatif tarafından 17.10.2016 tarih 25 sayılı kararı ile üyelikten çıkarıldığını, kooperatifin .... Noterliğinin 19.10.2016 tarih 9619 sayılı ihtarname ile ihraç kararının bildirildiğini, kooperatifin kuruluş amacına uygun olarak konutları tamamlayıp, tapu kayıtlarını 20.02.2009 yılı şubat ayında ortaklarına teslim ettiğini, kooperatifin 2013 yılında da tasfiyeye girip halen sürecin devam ettiğini, tasfiye halinde en son genel kurulu 18.04.2018 tarihinde yapıldığını ve yönetim kurulunun 3 yıllığına seçildiğini, üyelikten çıkarıldıktan sonra hiçbir genel kurula çağrılmadığını, genel kurul hazirun listelerinde isminin yer almadığını, üyelikten çıkarıldıktan sonra kooperatifin bazı mal varlıklarının satılarak üyelere dağıtıldığını, buna karşın kendisine üyelikten çıkarıldığı için herhangi bir ödeme yapılmadığını, kooperatifin üyelikten çıkardığı bir kişiye üyelikten çıkardığı tarih itibariyle kooperatifin tüm aktif ve pasiflerini tam olarak hesaplayarak bildirmesi ve bunun sonucuna göre dava açması gerekirken, herhangi bir bildirim olmadan dava açmasının hukuka aykırı olduğunu kaldı ki üyelikten çıkarıldıktan sonra kooperatife ait taşınmazı satarak üyelere hisseleri oranında pay dağıtmasına karşın davalıya herhangi bir ödeme yapılmadığına, kooperatifin 2013 yılında tasfiyeye girerek 9 yıldır tasfiyesini tamamlayamadığını ve üyelerden aidat toplamaya devam ettiğini, bunun da kötü niyet gösterdiğini üyelikten çıkarıldığının bildirilmesinden sonra hiç bir genel kurula çağırılmadığını ve bilgilendirilmediğini, 3 yıllığına seçilen yönetim kurulunun da süresinin dolmuş olması nedeniyle yetkisiz olduğunu, haksız açılan davanın öncelikte yetkisizlik nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde de davanın esastan reddine karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava; Davalının davacı kooperatife aidat ve ara ödemeler borcuna ilişkin alacak davasına ilişkindir.
.... tarafından gönderilen davacı kooperatifinin ...nin 2012 tarihinden itibaren tüm genel kurul tutanakları ve hazirun cetvelleri mahkememiz dosyası arasına alınmıştır .
.... esas sayılı dosya örneği UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır .
Taraf delilleri dosyamız arasına alınmıştır.
Alınan Bilirkişi raporunda özetle; kooperatifin tasfiyeye girdiği de dikkate alındığında konutun kullanımı nedeni ile yararlandığı kooperatif hizmetleri karşılığı olan ve tasfiye giderlerine katılma yükümlülüğünün bulunacağı ancak kalemlerin iş bu davaya konu edilemediği yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır .
Somut olayda, Davalı yan kooperatif ortaklığının 19.10.2016 ihraç edilmiş olması nedeniyle sona erdiği, davacı kooperatifin iş bu dava ile 2012 yılı öncesi kooperatif ortaklığından kaynaklanan aidat ve diğer ödemeleri talep etmiş olduğu, ortaklık ilişkisi bitmiş eski ortaktan gerek zaman aşımı nedeni ile gerekse 1163 sayılı kooperatifler kanununun "çıkan ve çıkarılan ortaklarla hesaplaşma" başlıklı 17. Maddesi çerçevesinde herhangi bir alacak talep edilmesinin mümkün bulunmadığı, davacı tarafça hangi alacak kalemleri için ne miktar alacak talep ettiği verilen sürede açıklanamadığı, ispat yükü üzerinde olan davacının gerekli evrakları dosyaya sunması gerektiği, davacı tarafından davalı yana konut tapusunun tahsis edilmiş olduğu ve kooperatifin tasfiyeye girdiği de dikkate alındığında konutun kullanımı nedeni ile yararlandığı kooperatif hizmetleri karşılığı olan ve tasfiye giderlerine katılma yükümlülüğünün bulunacağı ancak anılan alacak kalemlerinin iş bu davaya konu edilemediği anlaşılmakla davanın reddıne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE;
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan, dava açılışında alınan 80,70-TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına
3-Davalı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 3.236,98-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irât kaydına,
5-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansından HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nin 341/2. maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10.05.2024
Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!