T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/664 Esas - 2024/87
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/664 Esas
KARAR NO : 2024/87
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ....
Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
Av. ...
Av. ...
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 16/01/2017
KARAR TARİHİ : 14/02/2024
KAR.YAZ.TAR. : 14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dilekçesi ile ; "... ... tarafından 12 bankanın 08/03/2013 tarihli soruşturması ile kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespiti amacıyla kartel oluşturduğunun tespit edildiğini bu tespit sonucu verilen para cezası kararları aleyhine açılan davaların Yerel Mahkeme tarafından reddedildiğini ve ... tarafından onandığını, söz konusu 12 banka içinde davalı bankanın da bulunduğunu, müvekkilinin davalı bankadan 06/07/2007-10/04/2009 tarihleri arasında farklı miktarlarda kullandığı krediler olmakla kartel faizi sebebiyle zarara uğramış bulunduğunu, söz konusu fiilin olmaması durumunda kredi maliyetinin daha az olacağını, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 57 ve 58. Maddeleri uyarınca kartel faizi sebebiyle meydana gelen zararın 3 katının ödetilmesine karar verilmesini talep edildiğini beyanla davalı Bankanın 21/08/2007 ve 22/09/2011 arasında kartel faizi uygulamak suretiyle müvekkiline vermiş olduğu zararın 3 katının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin ödetilmesine..." karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile;"... ... kararının iptali için müvekkili tarafından açılan .... esas sayılı dosyasının karar düzeltme aşamasında olduğunu bu davanın bekletici mesele yapılmasının talep edildiğini, görev konusunda itiraz ettiklerini, davacının, müekkili bankadan kullandığı davaya konu kredilerin ticari nitelikli krediler olduğunu ve ticari krediler yönünden bir ihlal kararı bulunmadığından davanın konusu olamayacağını, davacının tazminat istemine ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın işbu davadaki iddialarının hukuki sebebinin haksız fiil sorumluluğu olduğunu, müvekkili Bankanın somut olayda hukuka aykırı eyleminin olmadığını, kusuru bulunmadığını, ortada bir zararın mevcut olmadığını, ... kararı ile işbu davada iddia edilen fazla faiz ödenmesinden kaynaklanan zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını bu sebeplerle davanın reddine..." karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :
Taraflar arasındaki kredi sözleşme suretlerinin getirtildiği görülmüştür.
..... sayılı dosya sureti getirtilmiş,davacısının ... ,davalısının ..., dava konusunun Rekabetin korunması hakkında yasaya muhalefetten verilen para cezasının iptali olduğu, mahkemenin 28/04/2022 tarihli kararı ile "....Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde; .... 'ın mevduat hizmetlerine ilişkin olarak belirli bir uzlaşı içerisinde bulunduğu; Belge 6'dan ....'nın konut ve taşıt kredilerine ilişkin olarak belirli bir uzlaşı içerisinde bulunduğu; ...'nin kredi kartı hizmetlerine ilişkin olarak belirli bir uzlaşı içerisinde hareket ettiği; .... 'ın kamu mevduatı hizmetlerine ilişkin olarak belirli bir uzlaşı içerisinde hareket ettiği görülebilmekte ise de; davalı idare tarafından mevduat, kredi, kredi kartı ve kamu mevduatı hizmetlerine ilişkin olarak gerçekleştirilen çeşitli ihlâllerin, devam eden tek bir ihlâl yaklaşımı kapsamında tek bir çerçeve anlaşma veya ortak plan doğrultusunda gerçekleştirildiğinin ortaya konulamadığı; kararda ortak planı somut bir şekilde ortaya koyduğu kabul edilen ilk dört belgenin mevduata ilişkin bir uzlaşıyı ispatlamanın ötesine geçemediği, zira mevduata ilişkin uzlaşmanın ilk defa Belge 2 ile ortaya konulduğu, daha eski tarihli Belge 1'in ise konut kredisi faizlerine ilişkin olarak yalnızca iki banka arasındaki bir bilgi değişimini göstermekte olduğu, bu belgeden, daha sonraki bir tarihte gerçekleştiği anlaşılan mevduata ilişkin bir uzlaşıya kredi hizmetinin de dâhil olduğu sonucunun çıkarılamayacağı; ayrıca mevduat, kredi, kredi kartı ve kamu mevduatı hizmetlerine ilişkin olarak farklı teşebbüsler arasında gerçekleştirilen çeşitli ihlallerin belirli bir koordinasyon içerisinde gerçekleştirildiğinin veya en azından söz konusu ihlâller arasındaki irtibatın ortaya konulamadığı; bunun yanında yalnızca bir veya iki hizmete yönelik olarak hakkında delil elde edilen (özellikle ihlale sonradan katıldığı değerlendirilen beş teşebbüsün) teşebbüslerin mevduat, kredi, kredi kartı ve kamu mevduatı hizmetlerini kapsayan genel bir çerçeve anlaşma veya ortak plandan haberdar olduğunun ortaya konulamadığı görülmektedir. Bu durumda, davalı idare tarafından Türkiye’de faaliyet gösteren 12 bankanın tamamının mevduat, kredi, kredi kartı ve kamu mevduatı hizmetlerine ilişkin olarak tek bir çerçeve anlaşma veya ortak plan dâhilinde belirli bir koordinasyon içerisinde hareket ettiğinin ve ihlale katılan teşebbüslerin söz konusu çerçeve anlaşma veya ortak plandan haberdar olduğunun yeterli seviyede (makul şüphenin ötesinde) bir ispat standardı ile ortaya konulamadığı, bu hususlara ilişkin olarak dava konusu Kurul kararında yer alan tespitlerin gerekli deliller ile desteklenmediği, dolayısıyla davalı idare tarafından eksik incelemeye dayalı olarak işlem tesis edildiği anlaşılmaktadır. Nitekim, dava konusu Kurul kararının sonuç kısmında soruşturmaya taraf olan 12 bankanın tamamının mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri alanında 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettikleri sonucuna varılmış ise de; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler incelediğinde, bazı bankaların sadece tek bir hizmet yönünden ihlâle katıldığı (Örneğin, ... sadece mevduat, ... ise sadece kredi kartı hizmetine ilişkin ihlâle katılmıştır.), bazı bankaların ise bazı hizmetler yönünden hiçbir şekilde ihlâle katılmadığı (Örneğin, kamu bankalarının kredi hizmetine ilişkin ihlâle katıldıklarına yönelik delil bulunmamaktadır.), dolayısıyla 12 bankanın tamamının bütün sektörlerdeki (mevduat, kredi, kredi kartı ve kamu mevduatı) ihlâle katıldığından bahsedilemeyeceği görülmekte olup, 12 bankanın tamamının farklı sektörlere ilişkin olarak farklı bankalar arasında gerçekleşen ihlâllerin tamamından sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.Daha açık bir ifade ile, soruşturmaya taraf olan 12 bankanın tek bir çerçeve anlaşma veya ortak plan dâhilinde belirli bir koordinasyon içerisinde hareket ettiğinin ortaya konulamadığı açık olan dava konusu uyuşmazlıkta, ilgili bankalar hakkında ihlâle dâhil oldukları her bir hizmet yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekirken, devam eden tek bir ihlâl yaklaşımı kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline,..." karar verildiği, ... tarafından Temyiz edilmesi üzerine, .... 26/10/2022 gün ve ... sayılı Onama kararının ... tarafından karar düzeltme talebinde bulunulduğu, .... 26/09/2023 gün ve .... sayılı Karar Düzeltme İsteminin Reddine kararı ile kararın 13/11/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafça davalı Bankanın da içinde bulunduğu 12 Banka tarafından haksız rekabet oluşturacak şekilde kredilerinde anlaşma yapıldığının ... tarafından tespit edildiği, davacının da haksız rekabet nedeni ile davalıdan kullandığı krediler nedeni ile zarara uğradığı belirtilerek tazminat talebinde bulunulmuş , davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup:
Davalı banka tarafından dava konusu ... kararın iptali için açılan davanın ... sayılı ilamı ile kabul edildiği, davalı banka aleyhinde tesis edilen idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği, işlemin iptal edildiği , vaki temyizin .... 26/10/2022 gün ve ... sayılı Onama kararı ile karar düzeltme talebinin de ... 26/09/2023 gün ve ... sayılı Kararı ile red edildiği, kararın 26/09/2023 tarihinde kesinleştiği, davanın dayanağı ... 08/03/2013 tarihli 13-13/198-100 sayılı kararı iptal edildiğinden ve karar içeriği itibariyle davalı bankanın rekabete aykırı eylemi kredi kullandırım alanında gerçekleşmediğinden davanın reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Alınması gereken 427,60-TL'den dava açılışında alınan 170,78-TL'nin mahsubu ile bakiye 256,82-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı davada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 10.000,00-TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.md uyarınca davacıya iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/02/2024
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!