T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2018/44 Esas
KARAR NO : 2024/363
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 17/01/2018
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 27/11/2017 tarihli genel kurulunda gündemin 5. Maddesinde şirketin 10.000.000,00-TL olan sermayesini 20.000.000,00-TL'ye çıkarılmasını, arttırılan sermayenin bir kısmının geçmiş yıl karında bir kısmının gayrimenkul satış karı fonundan ve kalan 8.277.221,93-TL'lik kısmın ise ortaklar tarafından nakit olarak karşılanmasına karar verildiğini, şirket genel kurulunun 8. gündem maddesinde şirket yönetim kurulu üyelerinin TTK 395 ve 396 maddelerindeki işlem için yetkilendirilmelerine, 9. Gündem maddesinde şirket ortaklarından ...'a 4.000,00-TL, ...'a 4.000,00-TL, ...'a 4.000,00-TL, ...'e 2.000,00-TL verilmesine, .... numaralı gündem maddesi ile bilançonun kabulüne, .... numaralı genel kurulun gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verildiğini, 6 numaralı gündem maddesi ile 2016 yılı kar payının dağıtılmamasına oy çokluğu ile karar verildiğini, verilen kararların özellikle sermaye artışının gerçekleşmesi halinde geri dönülmesi ve düzeltilmesi güç sonuçlar ortaya çıkacağını, bazı ortakların bedel yatıracaklarını ve kar paylarının sermaye artışına aktarılacağını, yeni sermaye ve ortaklık yapısı oluşacağını, ticaret siciline kaydedileceğini ve ilanlar yapılacağını, tüm bu aşamalardan sonra davanın kabulü halinde tüm bu işlemlerin geri alınmasının gerektiğini, sermayenin ve ortaklık yapısının eski hale getirilmiş olması halinde dahi sermaye artışına aktarılan paraların nemalanmamış ve iade edilmiş olması nedeniyle ortakların ve davalı şirketin büyük zararlarının oluşacağına, davacının ve şirketin menfaatlerinin korunması için sermaye artışı, kar payı dağıtılmaması ve diğer genel kurul kararlarının ifasının durdurulmasına, davalı şirketin 27/11/2017 günlü genel kurulunda alınan .... numaralı kararlarının iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL kar payının ve diğer alacaklarının hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava süresinde açılmadığından hak düşürücü süre yönünden davanın reddini talep ettiklerini, davacının kararın iptalini talep edebilmesi için ortağın karara karşı oy kullanması ve muhalefet şerhini tutanağa işletmesi gerektiğini, oysa davacının alınan kararlarda muhalefet şerhi işletmediğini, bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, aynı dava ile hem genel kurul kararının iptali hem de kar payının talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin sektörde rekabet edebilmesi ve şirketin faaliyetlerinin devamlılığı açısından sermaye artırımlarının faydalı ve zorunlu bir husus olduğunu, büyük hissedar ... tarafından bir kısım şirketlere para aktarıldığı ve şirket kaynaklarının kendi menfaatleri doğrultusunda kullanıldığı iddialarının doğru olmadığını, davacı şirketten ayrılmadan önce yönetim kurulu üyesi olarak kabul oyu kullandığı sermaye artışı kararlarını dahi dava konusu etmesinin kötü niyetli olduğunu, 3 /03/2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali için davacı tarafından .... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, dosyaya sunulan uzman raporunda davacının davasında haksız olduğu ve şirket sermaye artışının şirket kapasitesi nazara alındığında zorunlu olduğunu, fiili olarak çalışan şirket ortaklarına yapılan ödemelerin doğal ve hakkaniyetli olduğunu, yönetim kurulu üyeliği sona eren ortakların artık huzur hakkı alamayacakları düşünüldüğünde emeklerine karşılık alacakları ücretin makul olduğunu, davacının aktif bir çalışması olmadığından ücret talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafından yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine karşı olumsuz oy kullanmasının haklı bir gerekçesi bulunmadığından davacının tedbir talebinin reddi gerektiğini ayrıca davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava; genel kurul kararlarının iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı, geçerli bir muhalefet şerhi olup olmadığı, iptali talep edilen genel kurulda alınan kararların, kanun ve ana sözleşme hükümlerine, özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı, toplantıya çağrının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ilişkindir.
Dava konusu 27.11.2017 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, ticaret sicil kayıtları, yönetim kurulu kararları getirtilmiştir.
Davacı 27.11.2017 tarihli genel kurul toplantısında 3., 4., 5., 6., 8. ve 9 maddeleri ile alınan kararların iptalini talep etmiş olup genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; .... no'lu gündem maddesinin 2016 yılı bilançosunun okunmasına , .... no'lu gündem maddesinin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına; .... no'lu gündem maddesinin şirket sermayesinin arttırılmasına; 8 no'lu gündem maddesinin 2015 yılı karının şirket bünyesinde kalmasına ve dağıtılmamasına; .... no'lu gündem maddesinin şirket karının dağıtılmasına, .... no'lu gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396. Maddeleri gereğince işlemleri yapabilmesi için yetki verilmesine ve ... no'lu gündem maddesinin şirket içi çalışmaları karşılığında şirket ortakları ..., ... ve ... 'e aylık ücret ödenmesine ilişkin olduğu ve davacı temsilcisi tarafından kararlara muhalefet şerhi konulduğu görülmüştür. Genel kurul toplantısının 5.gündem maddesi ile davalı şirketin sermayesinin 20.000.000,00 TL'ye çıkarılmasına ilişkin kararı üzerine sermaye arttırımı tescil işleminin 21.12.2017 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilerek tamamlandığı anlaşılmıştır.
TTK'nın 445.maddesinde; "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." hükmü düzenlenmiştir.
Aynı yasanın 446. maddesinde, " (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,
b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,
c) Yönetim kurulu,
d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir" düzenlemesi mevcuttur.
Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre davacı davalı şirketin ortağı olup dava; dava konusu genel kurul toplantı tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde 17.01.2018 tarihinde açılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda özetle; Davanın, 27/11/2017 tarihli Genel Kurul’da alınan .... nolu kararların iptali ile kâr payı alacağının tahsili talebine ilişkin olduğu, davanın 3 aylık hak düşürücü sûre içinde açıldığı, davacının toplantıya katılmakla birlikte ret oyu verdiğine ilişkin bir kayıt olmadığı, muhalefet şerhinin Genel Kurulda alınan karara karşı değil gündem maddesinin görüşülmesi sırasında verildiğinden, dava şartının gerçekleşmediği hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, Genel Kurulda alınan .... nolu maddelerin iptalini gerektiren bir aykırılık tespit edilmediği, 9 nolu gündem maddesiyle alınan kararın, TTK 357. Maddesinde yer alan “eşit işlem” ilkesine aykırı olduğu ve mutlak butlanla malul olacağının değerlendirildiği, Şirketi sermaye artırımına İhtiyaç duyduğu tespit edilmekle birlikte. Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde; davacının talep edebileceği kâr payının, 45.938,95-TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 436/2 maddesinde "Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.'' hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenleme uyarınca, yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamayacakları gibi, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanamazlar. Genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetveline göre davalı anonim şirketin 31.03.2016 tarihli genel kurulunda alınan karar ile yönetim kurulu üyeliğine tek başına ... (yönetim kurulu başkanı) seçildiği ve yönetim kurulu üyesi ...'ın 5.840.000 adet, şirket ortaklarından ...'ın 1.920.000 adet, ...'ın 1.840.500 adet, ...'in 80.000 adet ve ... 'ın 320.000 adet olmak üzere şirketin toplam hisse sayısı 10.000.000 adet olduğu anlaşılmıştır. Yönetim kurulu üyelerinin gerek kendi gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanamayacaklarının kabulü halinde, adı geçen şirket yönetim kurulu üyesinin şirketteki toplam hisse miktarı olan 5.840.000'ın, şirketin toplam hissesi 10.000.000,00 adet hisseden mahsubu ile genel kurulda temsil edilen ve ibra yönünden olumsuz oy kullanan 320.000 adet hissenin düşülmesi halinde şirket yönetim ve denetim kurulunun ibrasında olumlu oy kullanan hisse miktarı olan 3.840.000 bulunduğu , dolayısıyla yönetim kurulu üyesinin kendi ibrasında oy kullanmadığı ancak denetim kurulu üyesi ...'in kendi ibrasında oy kullandığı anlaşılmış olduğunda 6102 Sayılı TTK'nın 436.maddesi gereğince oydan yoksun olan yönetim kurulu üyelerinin oyuyla, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan karar yok hükmünde olduğundan ve denetim kurulu üyesi ... kendi ibrasında ol kullandığından 4 no'lu gündem maddesi ile alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekmiştir.
Dava konusu .... no'lu gündem maddesi ile şirketin 10.000.000 TL bulunan ödenmiş sermayesinin, 20.000.000,00 TL'ye çıkarılmasına ve arttırılan 10.000.000TL sermayenin 1.435.592,26TL sinin geçmiş yıl karlarından , 287.185,81TL lik kısmının gayrimenkul satış karının ayrıldığı fondan karşılanmasına kalan 8.277.221,93TL lik kısmında ortaklar tarafından sermaye olarak nakit olarak ödenmesine, 6 no'lu gündem maddesi ile de 2016 yılı karının şirket bünyesinde kalmasına ve dağıtılmamasına karar verilmiştir. Davacı temsilcisi kararlara karşı olumsuz oy kullanmış ve usulüne uygun olarak muhalefet şerhi de koymuştur. Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere davacının davalı şirketin kuruluş tarihinden dava konusu 31/03/2016 tarihli genel kurul toplantısına kadar davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu -davacının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde- 28/12/2010 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirketin 1.150.000,00 TL olan sermayesinin 3.450.000,00 TL'ye arttırıldığı, arttırılan 2.300.000,00 TL sermayenin 1.150.000,00 TL'sinin dağıtılmayan geçmiş yıllar karından karşılandığı, kalan 1.150.000,00 TL'sinin ise ortaklarca nakit ödendiği, yine şirketin 30/03/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında 3.450.000,00 TL olan şirket sermayesinin 5.750.000,00 TL'ye arttırıldığı, şirketin 2010- 2014 yılları arasında da kar dağıtımı yapmadığı ve davacının bu tarihler arasında şirket genel kurul toplantılarında şirket sermayesinin arttırılmasına ve kar dağıtımı yapılmamasına ilişkin kararlara karşı muhalif kalmadığı ve dava açılmaması nedeniyle bu yöndeki kararların kesinleştiği, ayni şekilde 31.03.2016 tarihinde yapılan 2015 yılına ait genel kurulunda da kar dağıtımı yapmama kararı alındığı , bu karar ilişkin davacı tarafından .... Mahkemesinde genel kurul kararlarının iptali istemiyle dava açıldığı, mahkemece kar dağıtımı yapılmamasına ilişkin 8. Maddeye yönelik açılan davanın kabulüne ve 8. Maddenin iptaline karar karar verildiği , kararın .... Dairesinin 11.02.2022 tarih .... sayılı kararı ile kaldırılarak 8. Maddeye yönelik açılan davanın reddine karar verildiği, bilirkişi raporunda da acil olmasa da sermaye arttırımının gerekli olduğu belirtilmiş olup, davalı şirketin yatırım amaçlı olarak şirketin sermaye arttırımına gitmesinin ve yabancı kaynaklara finansman ihtiyacını azaltmak için kar dağıtmamasının kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı anlaşıldığından gündemin 5 ve 6.maddelerinin iptali taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken (... Dairesinin 23/03/2017 tarih .... sayılı ve 27/02/2012 tarih .... sayılı emsal ilamları) yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
Gündemin .... no'lu maddesi ile 2016 yılı faaliyet raporları ile denetim raporlarının okunduğu ve 2016 yılı bilanço ve gelir tablosunun okunarak müzakere edildiği , gündemin ... no'lu maddesi ile de yönetim kurulu üyelerine TTK 395. Ve 396. Maddelerinde yazılı işlemleri yapması için yetki verildiği , bu maddelerin TTK 445. Madde kapsamında kanun veya esas sözleşme ile dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, 8 madde ile verilen yetkinin şirketin yönetimi için gerekli olduğu anlaşıldığından bu maddelere ilişkin iptal talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Gündemin ... no'lu maddesi ile alınan ve bir kısım şirket ortaklarına aylık ücret ödenmesine ilişkin karar yönünden ise, şirket ortakları .... ve ...'in şirkette fiilen çalıştıklarına dair her hangi bir kayıt bulunmadığı, diğer şirket ortağı ...'ın 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi ...'in de denetim kurulu üyesi seçildiği ve ... 'e aylık 1.300,00TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiği , bu durumda sadece davacıya huzur hakkı ödenmediği , bu maddenin TTK 357. Madde kapsamında eşit işlem ilkesine aykırı olduğu kanaatine varıldığından bu maddeye yönelik davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
A-Davalı şirketin 27.11.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısının .... no'lu gündem maddesi ile alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine,
B-Davalı şirketin 27.11.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısının ... no'lu gündem maddesi ile alınan kararın iptaline,
C-Davalı şirketin 27.11.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısının .... no'lu gündem maddeleri ile alınan kararlara ilişkin açılan davanın reddine,
2- Davacının Kar payı alacağına ilişkin davasının reddine,
3-Alınması gereken 427,60TL harç peşin yatırılan 35,90TL peşin harç düşürüldükten sonra eksik alındığı anlaşılan 391,70TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Bu yargılama nedeni ile yapılan 6 adet e tebligat gideri 33,00TL, bilirkişi ücreti 4.000,00TL, 3 adet posta-kep ücreti 30,50, 5 adet normal tebliğat ücreti 70,00TL olmak üzere toplam 4.133,50TL ile dava açılırken alınan 35,90TL peşin harç toplamından oluşan 4.169,40TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 33,50TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6- Davacı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1.Maddesi gereğince taktir edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafına verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024
Başkan ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Katip ...
E-İmzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!