T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/12 Esas - 2024/39
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/12 Esas
KARAR NO : 2024/39
HAKİM :....
KATİP : ....
DAVACI :....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ....
DAVALI :...
: 1-....
2-...
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 10/08/2020
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
KR.YZL.TARİHİ : 25/01/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... Adi Ortaklığı arasında 25/03/2006 tarihinde taşınmaz satış sözleşmesi imzalandığını, satış bedelinin 154.640,00-TL olarak belirlendiğini, bu sözleşme ile müvekkilinin .... Parsele kayıtlı taşınmazı tapu kayıtlarındaki ipotek şerhi ile birlikte satın aldığını, ... İnşaat firmasının ... Şirketi ile Müflis ... Limited Şirketinden teşekkül olan bir adi ortaklık olarak inşaat projeleri çerçevesinde yapılar inşa eden bir firma olduğunu, müvekkilinin bu sözleşmeden kaynaklı tüm satış bedellerini adi ortaklığa ilişkin firmalara ödediğini ve dairenin müvekkiline teslim edildiğini ancak sözleşmede kararlaştırıldığı üzere peşin ödenen bedellerin mahsubu ile kalan tutar üzerinden teminat olması amacıyla taşınmaz üzerinde ...'u oluşturan ... Ltd. Şti ile müflis ... Ltd. Şti lehine 60.236,40-TL tutarlı ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin sözleşmeye göre ödemesi gereken tüm satış bedelini ödemesine rağmen satıcı ortaklığın taşınmazdaki ipoteği kaldırmadığını, müvekkilinin mağdur durumda olduğunu bu sürede ... adi ortakları ... Ltd. Şti ile ... Ltd. Şti'nin iflas ettiğini, ... İflas dosyaları üzerinden yaptıkları başvuruların reddedildiğini belirterek öncelikle müflis ... Ltd. Şti ve ... Ltd. Şti lehine koyulan ipotek bedeli 60.236,40-TL yönünden bu şirketlere borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu taşınmaz üzerine müflis şirketler lehine koyulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
.... Mahkemesi 09/09/2021 tarihli ... ile; " 7521 sayılı Kanunun 59. Maddesinde "07/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun'un 73.maddesinden sonra gelmek arabuluculuğa ilişkin madde eklendiği, Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının 7251 sayılı kanunun 59.maddesi hükmü uyarınca dava şartı olduğu, dolayısıyla davacının dava açılmadan önce arabulucuya başvurması, başvurunun anlaşma ile sonuçlanmaması halinde, anlaşmaya varılmadığına dair son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunluluğu bulunduğu, eldeki davaya bakıldığında; davacının yukarıda belirtilen şekilde dava açmadan önce arabulucuya başvurmadığı, dava dilekçesinde bu hususta herhangi bir açıklama yapmadığı, bu nedenle arabulucuya başvurulmadığı anlaşılarak 7251 sayılı Kanunun 59.maddesi hükmü uyarınca; Davanın usulden reddine," karar verilmiştir.
.... Mahkemesinde, görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının 7251 sayılı kanunun 59.maddesi hükmü uyarınca dava şartı olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı tarafça istinaf edilmiştir.
.... 22/12/2021 Tarihli .... sayılı kaldırma kararı ile: "Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı tarafça, konut satış sözleşmesinin teminatı amacı ile tesis edilen taşınmaz üzerindeki ipoteğin, borcun sona erdiği gerekçesi ile fekki talep edilmiş olmakla, yukarıda yapılan açıklamalara göre uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığından bahsedilemez. Hal böyle olunca mahkemece, yargılamaya devam edilmesi gerekirken değişik gerekçelerle davanın, dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığı gerekçesi ile usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlere göre mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacının istinaf talebinin kabulüne, .... Mahkemesi'nin 09/09/2021 tarih ve .... sayılı ilamının kaldırılmasına," karar verildiği tespit edilmiştir.
Kararı kaldırılan .... Mahkemesi'nin 18/05/2023 tarihli .... ile; " Eldeki davada, davalıların müflis oldukları ve davalı ... Limited Şirketi'nin .... tarafından tasfiye işlemlerinin yapıldığı, ... Limited Şirketi'nin ise yine .... tasfiye işlemlerinin yapıldığı, İİK 235.maddesine göre kayıt kabul davası olarak görülmesi gerektiği, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Dava konusu Asliye Ticaret Mahkemesini görevine girdiğinden HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca Görevli Mahkemenin .... Mahkemesi olduğuna ve mahkememizin görevsizliğine, " dair kararı üzerine 202/12/2023 tarihinde kesinleştirilen dava .... Esasına kaydedilmiştir.
.... Mahkemesi'nin 02/01/2024 tarih ve .... sayılı kararı ile; ".... dava açılmadan önce davalılar Müflis ... Limited Şirketi ile Müflis ... Şirketinin 24/06/2013 tarihi itibariyle iflasına karar verilmiş olmakla, mahkememizde Müflis şirketler hakkında açılan davanın İcra İflas Kanununun 235.maddesi uyarınca Kayıt-Kabul davası olması ve .... 03/04/2018 tarihli ve 538 sayılı kararı nedeniyle, davanın .... Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden, Davalılar Müflis ... Limited Şirketi ile Müflis ... Şirketi hakkında açılan davanın .... Mahkemelerinden birisine tevzii edilmek üzere .... tevdii edilmesine" karar verilmiştir.
.... mahkemesinin 24/06/2013 tarih ... sayılı ilamı ile Davalılar Müflis ... Limited Şirketi ile Müflis ... Şirketi hakkında iflasına karar verildiği görülmüştür.
Eldeki davada, davacı-tüketici, davalılarla yapılan konut satış sözleşmesinin teminatı amacı ile sözleşme gereği satın aldığı taşınmaz üzerinde davalılar lehine ipotek tesis edildiğini, konut satış sözleşmesine konu tüm borcun ödendiğini beyanla, ipoteğin fekkini talep etmiştir.
Davacının tüketici sıfatına haiz olması karşısında öncelikle mahkememizin yargılamada görevli olup olmadığının değerlendirilmesi, bu değerlendirmeyi yapar iken İİK. 235. ve 6502 sayılı yasanın 3., 73. ve 83. maddelerinin gözönünde bulundurulması zorunludur.
Kural olarak sıra cetveline itiraz davalarında dava açma süresi, görev ve yetki İİK'nun 235. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nun 235. Maddesinde yer alan "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki Ticaret Mahkemesinde dava açmaya mecburdur." amir düzenleme karşısında 28.05.2014 tarihine kadar açılan tüm sıra cetveli itiraz davalarında tarafların sıfatına (işçi, tüketici vb.) bakılmaksızın görevli mahkemelerin Ticaret Mahkemeleri olduğu açıktır.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Anılı yasal düzenleme çerçevesinde İcra İflas Kanununa göre sonraki kanun ve özel kanun statüsüne haiz olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 83/2. maddesinin açık hükmü karşısında diğer kanunlardaki görev kuralları (somut olayda olduğu gibi İcra İflas Kanunu 235. maddesinde yer alan) bu Kanun kapsamına giren uyuşmazlıklarda uygulanmayacağı için, 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra (28.05.2014 tarihinden sonra açılan davalarda) tüketici sıfatına haiz davacılar tarafından açılan ve kökeninde bir eda davası (alacak) olan işbu sıra cetveline itiraz davasında görevli mahkeme aynı yasanın 73. maddesi uyarınca Tüketici Mahkemeleri olacaktır. Nitekim, 6502 sayılı yasanın 83/2. maddesi tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda diğer kanunlarda yer alan görev ve yetkiye ilişkin düzenlemelerin gözönünde bulundurulmamasını, anılı tüm uyuşmazlıklarda 73/1. maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinin görevli olacağını emredici şekilde düzenlemiştir.
Dava, konut satış sözleşmesinin teminatı amacı ile sözleşme gereği satın alınan taşınmaz üzerinde davalılar lehine tesis edilen ipoteğin, konut satış sözleşmesine konu tüm borcun ödendiğini iddiası ile menfi tespit ve ipoteğin fekki davasıdır. Davada alacak talep edilmemiştir. Muflise karşı açılan menfi tespit ve ipoteğin fekki davasında müflisi İİK. 229 maddesi gereğine iflas idaresi temsil eder. Ancak bu nitelikteki dava sıra cetveline kayıt kabul davası niteliğinde değildir. Bu nedenle temel ilişkideki uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlığa neden olan konut satış sözleşmesinin tüketici işlemi mahiyetinde olup davacı tüketici sıfatına sahiptir. Bu husus ... Dairesinin 22/12/2021 Tarihli .... sayılı kaldırma kararı ile de sabittir. Davacının tüketici, davalının ise tüketici işleminin tarafı olmasından dolayı, taraflar arasındaki uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğindedir. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın 6502 Sayılı Kanunun 73/1. maddesi uyarınca tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı mevcut davaya bakma görevinin tüketici mahkemesinde olduğu, zira aynı konuya ilişkin .... Dairesi'nin 20.10.2022 tarih ve .... sayılı kararı ve ... Dairesi'nin 23/11/2023 tarih,.... sayılı kararları da bu yönde olduğu, anlaşılmış ve mahkememizin karşı görevsizliğine, ... Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin karşı görevsizliğine,... Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespitine,
2-Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın resen görevli mahkemenin tespiti için ilgili İstinaf Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/01/2024
Katip .... Hakim ....
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!