T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/723 Esas
KARAR NO : 2024/36
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - (T.C:...) - ...
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/10/2023
KARAR TARİHİ : 24/01/2024
KR.YZL.TARİHİ : 25/01/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili toptan süt ve mamulleri satışı yaptığını, davalı ile de süt satışı hususu üzerinden ticaret yaptığını, müvekkili davalıya sattığı sütleri, sağlıklı ve taze olarak davalının sahip olduğu satış yerinde müşteri ile buluşturabilmesi için sahip olduğu süt buzdolabını (... marka 200LT hacimli) davalıya ücretsiz bir biçimde emanet olarak sağlam bir vaziyette verdiğini, bu süreçte herhangi bir ücret alınmadığını, dolabın emanet edilmesinden bir süre sonra aradaki süt ticareti ilişkisi davalı tarafından devam ettirilmeyip sonlandırıldığını, aradaki ticaret ilişkisinin sona ermesinden sonra, davacı müvekkili davalıdan emanet vermiş olduğu dolabı geri istediğini, davalı ise olumlu davranmayıp geri vermeyeceğini söylediğini, davalı ..., ...'ya ait olan bu buzdolabını .... adlı sitede bulunan " 2.el süt soğutma tankları ve ekipmanları" adlı grupta hali hazırda duran ilanları ile satmaya çalıştığını, buzdolabının (... Marka 200LT hacimli) güncel değeri 200.000,00TL'nin üzerinde olduğunun düşünüldüğünü, .... Noterliğince gönderilen ... yevmiye numaralı 14/09/2023 tarihinde davalının teslim aldığı ihtarnamede bu durumun özetlendiğini beyanla, ... marka 200LT hacimli buzdolabının davacıya iadesi, bu durumun imkansız olması durumunda fazlaya ilişkili hakları saklı kalmak koşuluyla 50.000,00TL'nin (17/09/2023) temerrüt tarihi itibariyle avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLER KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, alacak istemine ilişkindir.
.... yazı cevabı, .... yazı cevabı, ... yazı cevabı, ... yazı cevabı getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır.
.... tarafından gönderilen yazı cevabında; .... vergi kimlik numaralı ... hakkında sistem kayıtlarının tetkiki neticesinde; adı geçenin 06/01/2012 tarihinden itibaren Dairelerinin mükellefi olduğu 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 vergilendirme dönemleri Yıllık Gelir Beyannamesini bilanço hesabı esasına göre verdiği ..."bilgisine yer verilmiştir.
... tarafından gönderilen yazı cevabında; ... T.C. .... vergi Kimlik numarasında kayıtlı mükellefi ...'ın daireleri ... kayıtları tetkiki neticesinde 24.09.1998 tarihinde "BAKKAL VE MARKETLERDE YAPILAN PERAKENDE TİCARET" faaliyetinden dolayı mükellefiyetinin başladığı ve 22.04.1999 tarihinde faaliyetini terk ettiği 2.sınıf tüccar olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu..." bilgisine yer verilmiştir.
.... 'ndan gelen yazı cevabında ise; davacının ve davalının tacir kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.
Dava; ticari dava olduğundan bahisle mahkememizde açılmıştır.
Ticaret mahkemeleri sadece ticari davalar bakımından görevlidirler. Ticari davalar mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Birici gurupta mutlak ticari davalar yer alır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4. maddesinde ve diğer bazı kanunların ilgili hükümlerinde açıkça gösterilmiştir. İkinci gurupta, nispi diğer ticari davalar yer almakta olup nispi ticari davalar, her iki tarafın tacir olduğu ve işin de tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için hem her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekir. Üçüncü grup ticari davalar ise yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu gruptaki davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesi ile ilgili olması yeterli görülmüştür.
Bu hukuki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davanın ticari bir dava olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Çünkü, taraflar tacir sıfatını taşımamaktadır. İlgili kurumlara yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda; tarafların tacir olarak değerlendirilmesini gerektiren herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir. Yukarıda ayrıntıları yazılı .... 'nin yazı cevaplarından tarafların tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca mevcut davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, böylelikle Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olması karşısında yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının gerektiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kaldığı, mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı anlaşılmakla davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine ve kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden REDDİNE,
2)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3)HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4)İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde resen HMK 20. Maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/01/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!