T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/685 Esas - 2024/296
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/685 Esas
KARAR NO : 2024/296
HAKİM :....
KATİP :....
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ....
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 26/09/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; karar gazetesi fiziki nüshasında ve resmi internet sitesinde yayımlanan asılsız, enerji sektöründe spekülatif ve olumsuz etki yaratma amacıyla asılsız iddiaların yayınlandığını, ihtiyati tedbir kararı verilerek davacıya ait resmi internet sitesinde hesabında yer verilen haberin tedbiren kaldırılmasına, açıkça müvekkili kuruluş kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun tespiti ile haberin yayımının durdurulmasına, yayım masrafı davalıya ait olmak üzere düzeltme metni yayınlanmasını bu talebin kabul görmemesi halinde ise saldırıya tespit eden kararın özetinin gazetenin fiziki nüshası ve resmi internet sitesi ile ulusal düzeyde yayın yapan tirajı yüksek üç gazeteden birinde yayınlatılması ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi olduğu karar gazetesinin 26/05/2023 tarihli nüshasında ... Borçları Karşılığında ... Masasında başlıklı haberin yayınlandığı ve gerçek dışı iddialardan ibaret olduğunu, dava konusu haberin kişilik haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile yayımdan kaldırılması ve düzeltme metni yayınlatılmasını talep edildiğini ancak dava dilekçesinin emredici hükümleri gereğince usule uygun olmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Sulh ceza hakimliğince söz konusu başvurunun ret edildiğini ve karara itirazında kesin olarak ret edildiğini, dava konusu haber içeriğinin davacı kuruluşun eski daire başkanı ve uzmanlar tarafından açıklanan bilgilerin aktarımından ibaret olduğunu ve hukuka uygunluk kriterlerine göre hazırlandığını, kişilik haklarının ihlal edilmediğini, müvekkilinin maddi gerçeği araştırmakla yükümlü olmadığını, haber konusu olayın veriliş zamanındaki durumunu araştırmakla görevli olduğunu, haber verme hakkının, ulusal ve uluslararası mevzuatın koruma altına aldığı ifade özgürlüğünün ve basın özgürlüğünün kapsamında yer alan haklardan biri olduğunu, kamu yararının üstte tutulması gerektiğini ve haberin hukuka uygun kabul edilebilir olduğunu beyan ederek, davacının tüm taleplerinin reddi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmili yönünde karar oluşturulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, Tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilafın;Davalı firmaya ait gazetenin 25/05/2023 tarihli fiziki nüshasında ve resmi internet sitesinde davacıya ilişkin haberin TMK 24. 25. maddesi kapsamında kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğuna ilişkin tespit ve yayının durdurulması, düzeltme metninin veya hukuka aykırılığın tespitine ilişkin karar metninin yayınlanması taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Mahkememizce, .... D.iş, .... D.iş, .... D.iş,.... D.iş sayılı dosyaları uyap sureti dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 01/04/2024 tarihli celsesinde, davacının, davanın yayının durdurulması ve tekzip metninin yayınlanması talepleri yönünden tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş mahkememizin .... Esas'a kayıt olmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde;
Eldeki davada öncelikle ihtilafın çözümü için dava konusu edilen davalıya ait gazetede davacı hakkında yayınlanan haberlerin kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olup olmadığının tespiti gerekmekte olup bu bağlamda ilgili mevzuat incelendiğinde ;
...'nın 25. maddesinde “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.” hükmü,
... Sözleşmesi'nin 10. maddesinde “Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir....” hükmü yer almaktadır.
...'nın 90. maddesine göre usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bu kapsamda ... Sözleşmesi de kanun hükmünde sayılmaktadır.
... birçok kararında; “...Sözleşme’nin 10/1 inci fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine bu toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini geliştirmesi için esaslı şartlarından birini oluşturduğunu hatırlatarak ifade özgürlüğünün, Sözleşme’nin 10/2 nci fıkrasının sınırları içinde, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen "haber" veya "fikirler" için değil, ama aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulandığını, bunun, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olduğunu, bunlar olmaksızın "demokratik toplum" olamayacağını...” belirtildiği, ifade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu, sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olmasının da gözetilmesi gerektiği,
Yine dava konusuna ilişkin olarak ... 22 Nisan 2013 tarihli ve ... başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10 uncu maddenin 2 inci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10 uncu maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğini...” ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda davaya konu edilen davacıya ait Karar Gazetesinde 25/05/2023 tarihli fiziki nüshasında ve resmi internet sitesinde davacıya ilişkin haberler yukarıda yer alan hükümler ve belirlenen ilkeler doğrultusunda incelendiğinde; dava konusu edilen haber ve yazılara ilişikin olarak davacı tarafından kişilik haklarının ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebine ilişkin olarak ..... 26/05/2023 tarihli ve..... Değişik iş sayılı kararında "ayrıca erişimin engellenmesi talep edilen içeriklerin haber ve yorum niteliği taşıdığı, yazıların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu" gerekçesiyle talebin reddedildiği, sözkonusu karar yapılan itirazında ... 01/06/2023 tarihli ve .... Değişik iş sayılı kararında yer alan "dilekçe içeriğinde yer alan paylaşımların haber ve yorum niteliği taşıdığı, basın hürriyeti sınırları dahilinde güncel bir konuda haber yapma niteliği gözetildiğinde .... Mahkemesi yerleşik içtihatları da dikkate alınarak ilk bakışta apaçık ihlal konusunun gerçekleşmediği" gerekçesiyle reddedildiği, dava konusu edilen haber ve yazıların içerikleri incendiğinde haber ve yazıların toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından dahi basının sorumlu tutulamayacağı, ... Sözleşmesi 10. maddesi, Anayasanın 26. Maddesi, ... ve ... içtihatları uyarınca haber ve yazıların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, kişilik haklarının korunmasına ilişkin TMK 24 vd. Maddelerinin uygulanmasına yer olmadığı, anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 427,60-TL olduğundan, peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı . 27/05/2024
Katip .... Hakim ....
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!