WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

ANKARA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/570 Esas - 2024/54
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/570 Esas
KARAR NO : 2024/54

HAKİM : ....
KATİP : ....

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. .....

DAVALI : .....
....
VEKİLİ : Av. ....

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/08/ 2022
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
KR.YZL.TARİHİ : 20/03/2024

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA : ..... 'da bir gayrimenkul satın almak isteyen müvekkilinin intemet üzerinden yapmış olduğu araştırmalarda davalı şirket ... Tekstil İnş. Oto. İletişim Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olan.... adresindeki taşınmaza tesadüf ettiğini ve taşınmazın emlak müşaviri olarak görünen .... ile iletişim kurduğunu, mezkür taşınmazın ilan bilgilerinde davalılar tarafından brüt 400 metrekare net 379,08 metrekare olarak bildirilen taşınmazın yerinde yapılan incelemelerde dükkân büyüklüğünün ilanda belirtildiği yüz ölçümünde olduğu ve yine ilanda belirtildiği şekilde içerisinde kurumsal kiracısı bulunduğunun tespit edildiğini, bu aşamada müvekkilinin her türlü araştırmayı yaparak taşınmazın niteliği ve yüz ölçümünün verilen bilgileriyle taşınmazın tapusunda gerçekten bu yüz ölçümünün belirtilen metrekare olduğunun anlaşılması karşısında 16.06.2021 tarihinde emlakçı huzurunda 14.906 TL kapora verildiğini, satış tarihi olan 07.07.2021'de müvekkilinin bakiye bedel olan 2.535.000 TL'yi kendi hesabından saat 14:59'da çekerek bu miktarın 665.000 TL'sini davalı şirketin ... hesabına saat 15.01'de gönderdiğini, bakiye 1.870.000 TL'lik kısmının ise, şirket yetkilisinin yakın arkadaşı olan .... Şubesinde şube müdürüne satıcı şirket yetkilisine verilmek üzere teslim edildiğini, 07.07.2021 tarihinde .... Şubesi'nce şüpheli ... isimli firmanın müvekkilinin satın almak istediği taşınmazın üzerinde davalı şirketin adına kullanılmış kredi olduğu ve kapama tutarının da 2.497.748,63-TL olduğunun yazılı olarak bildirildiğini, buna göre; saat14:59'da müvekkili tarafından çekilen 2.535.000,00-TL 'nin 665.000,00-TL'sinin 15.01'de ... hesabına müvekkili tarafından yatırıldığını, bakiye 1.870.000,00-TL'nin de ... yetkilisince banka kredi bakiyesi kapatılmak suretiyle yatırıldığını ve bankanın kendi adına olan ipotek işlemini fek ettiğini, tapuda satış yapılabilir hale getirildiğini, müvekkilinin söz konusu taşınmazı, 07.07.2021 tarihinde toplam 2.550.000,00-TL bedelle satın aldığını, Emlak Sözleşmesinde de taşınmazın satış bedelinin 2.550.000,00-TL olduğunun açıkça yazıldığını, bu tarihten sonra taşınmazın tamamı üzerinde mülkiyet hakkını kullanmış olup kurduğunu düşündüğü 400 metrekarelik bu mülkiyet hakkı kapsamında kira geliri elde eden müvekkilinin, taşınmazın müvekkilinin satın alma tarihinden önce yapı kayıt belgesi alınarak 60 Metrekare olan yüz ölçümünün yapı kayıt belgesi alınmak suretiyle tapuda görünen brüt 400 metrekareye ulaştığını, alınan bu yapı kayıt belgesinin müvekkiline taşınmazın devri öncesi iptal edildiğini tespit ettiğini, devir tarihi itibariyle taşınmaz kaydında bu şerhin bulunduğu anlaşılsa da bu şerhin de ayrıntısının .... no.lu soruşturma dosyasına konu olduğu şekilde hileli yollarla müvekkilinden gizlendiğini, ilgili taşınmazın yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin 27.05.2021 tebliğ tarihli işleme karşı davalı tarafından .... sayılı dosyasıyla taşınmazın müvekkiline devrinden sadece 2 gün önce iptal davası açıldığını müvekkiline dava konusu işlem hakkında hiçbir bilgi verilmediğini, müvekkilinin 16.06.2021 tarihli emlak sözleşmesini imzalamasının ve kaparo göndermesinin ardından 28.06.2021 tanihinde .... tarafından yapı tatil zaptı ve eki zabıtname düzenlenerek dükkanın yaklaşık 300 m2'sinin kapalı garaj alanının duvarın kaldırılması suretiyle dükkana dahil edilmesi sebebiyle edinildiği ve 30 gün içerisinde kaldırılmasına ilişkin işlem tesis edildiği halde müvekkiline bildirilmeyerek gizlenme suretiyle buna karşı dava dahi açılmadığını, müvekkilinin taşınmazı devraldıktan sonra tesis edilen encümen kararının müvekkilinden gizlendiğini, yine söz konusu taşınmazın müvekkili tarafından edinildiği tarihten sonra 17.08.2021 tarihinde .... tarafından yapının yıkımına karar verildiğini ve buna ilişkin davanın da yine şüpheliler tarafından taşınmazın mülkiyetinin müvekkiline geçtikten sonra ve müvekkilinden gizlenmek suretiyle .... E. sayılı dosyası üzerinden açıldığının tespit edildiğini, tüm davaların olumsuz sonuçlanması üzerine ... 'nün söz konusu taşınmazı 11.03.2022 tarihli yazısı ile yıkım programı kapsamına alındığını ve yıkımın 25.04.2022 tarihinde uygulanacağının bildirildiğini, satın aldığı taşınmaza ilişkin yıkım kararını öğrenmesi üzerine müvekkili tarafından 22.04.2022 tarihinde .... E. sayılı dosyası üzerinden bahsi geçen yıkım kararına karşı yıkımdan hemen önce son anda dava açıldığını ve yine son dakikada alınan geçici yürütmeyi durdurma kararı ile taşınmazın 25.04.2022 tarihinde yıkımın engellendiğini, yıkıma gelen belediye ekiplerinin görderildiğini, ancak mahkemesince verilen 24.05.2022 tarihli karar ile yürütmenin durdurulmasının reddine karar verilerek itiraz üzerine .... itiraz dosyası kapsamımda yürütmeyi durdurma reddine dair itirazlarının da reddine karar verildiğini, taşınmazın yapı kayıt belgesinin iptal edildiğinin yapı tatil belgesi düzenlendiğinin ve belediye encümeni tarafından yıkım kararı verildiği bilgilerinin müvekkilinden hileli hareketlerle gizlendiğini, davalı tarafından müvekkiline ilgili taşınmazın ayıplı halde satıldığından taşınmazdaki iş ve işlemlerin gizlenmesi için elinden geleni gerek somut olarak gerekse hukuki olarak yaptığını ve amacına ulaştığını, somut olayda mezkür taşınmazın bildirildiği niteliklerinde olmadığı gizli ayıp bulunduğunun açık olduğunu, satıcı tarafından açılan davalardan söz konusu ayıbın bilindiği ve gizlenmek için kötüniyet ile hareket edilerek taşınmazi hileli hareketler ile elden çıkarıldığının görüldüğünü beyanla, müvekkile tarafından davalıdan alınan .... Bağımsız Bölüm) adresindeki gayrimenkulün satış bedelinin iadesi talebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla satış bedeli için 11.500-TL, satış bedelinin enftasyon farkından doğan zarar için 500-TL olmak üzere şimdilik toplam 12.000-TL'nin satış tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini, satış bedelinin iadesi mümkün değilse terditli olmak üzere taşınmazın değer kaybı için şimdilik 12.000-TL'nin satış tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerin müvekkili tarafından davacıya 665.000,00 TL bedelle satılmış olduğunu, davacı vekilinin satış bedelinin 2.550.000,00 TL olduğu yolundaki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın ticaret şirketi olup, satış bedelini gider göstereceğinden, özellikle tapuda gerçek satış bedelinin gösterilmesini talep ettiğini ve tapu satışında gayrimenkulün gerçek değerinin bildirildiğini, satış bedelinin müvekkilinin banka hesabına yattığını, banka kayıtlarında da satış bedelinin 665.000,00 TL olduğunun açıkça anlaşıldığını, söz konusu gayrimenkulün satış bedelinin 665.000,00-TL olduğunun tapu satış senedi, banka hesap dökümü, müvekkili şirketin muhasebe kayıtları ve davacı şirketin muhasebe kayıtları olmak üzere her biri resmi senet niteliğinde olan belge ve delillerle sabitken, davacı vekilinin satış bedelinin 2.550.000,00 TL olduğu yolundaki iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davacı vekilinin satış bedelinin 2.550.000,00 TL olduğuna ilişkin satış sözleşmesi bulunduğunu iddia ettiğini, müvekkili şirket yetkililerince imzalanmış herhangi bir satış sözleşmesi bulunmadığını, bu şekilde hazırlanmış bir sözleşme var ise bu sözleşmedeki imzaya itiraz ettiklerini de peşinen belirtmek istediklerini, dava konusu yerde imar affından yararlanılarak, Yapı Kayıt Belgesi alınması işleminin 24.09.2019 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin ise dava konusu yeri 27.03.2020 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin dava konusu yeri imar affından yaralanılıp Yapı Kayıt Belgesi alındıktan sonra satın aldığını, müvekkilinin söz konusu gayrimenkulde herhangi bir değişiklik veya hukuki işlem yapmadan 27.03.2020 tarihinde ... isimli kişiden 550.000,00 TL ye satın aldığını ve yaklaşık 1,5 yıl sonra davacıya 665.000,00-TLye sattığını, davacı ve davalı müvekkilinin ticaret şirketi olduğunu, dava konusu satış işleminin her iki taraf yönünden ticari satım niteliğinde olduğunu, davacının yasal süresi içerisinde müvekkiline bir ayıp ihbarında bulunmadığını, bu nedenle satış sözleşmesi nedeniyle müvekkiline başvurma hakkını kaybettiğini beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, taşınmaz satışında hukuki ayıp iddiasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir.
Mahkememizce ... soruşturma sayılı dosyası Uyap kayıtları, .... Esas sayılı dosyaları Uyap kayıtları, ... Esas sayılı dosyası Uyap kayıtları, ... kayıtları, banka kayıtları, .... müzekkere cevabı, ... müzekkere cevabı, ... kayıtları getirtilerek dosya arasında alınmış, tarafların bildirmiş olduğu tanıklar dinlenilmiştir.
Davacı tarafından dosyaya sunulun 06.06.2021 tarihli ... Sözleşmesi'nin incelenmesinde, satıcı .... tarafından imzalandığı, .... nolu bağımsız bölüm için satış bedelinin 2.550.000 TL olarak belirlendiği, 14.900 TL kaparo alındığı, satış işleminin en geç 06.07.2021 tarihine taşınmazın devrinin gerçekleştirileceğinni belirlendiği görülmüş, davalı şirket cevap dilekçesinde böyle bir sözleşme bulunmadığını ve imzaya itiraz ettiklerini belirtmiştir.
.... E sayılı dosyasında; davacının ... Ltd Şti, davalının ... olduğu, .... parselde bulunan ... nolu bağımsız bölüme ilişkin mimari projesine aykırılıklar tespit edildiğinden bahisle 151.144,14TL para cezasına dair 06.07.2021 tarihli belediye encümeni kararının iptalinin istendiği, mahkemenin gerekçeli kararında “davacıya ait bağımsız bölüme ilişkin olarak yapılan incelemede 01.03.2016 tarihli mimari projesine aykırı olarak 2.bodrum kat ... nolu dükkanın arka kısmında bulunan binaya ait kapalı otopark alanının 301m2 5 ve 6.aksları arasında duvar örülerekdükkan kullanımına katıldığının tensip zaptı ile tespit edildiği, söz konusu imalatların yapı ruhsatının bulunmadığı...” belirtilerek dava reddedilmiştir.
.... Esas sayılı dosyasında; davacının ... Ltd Şti, davalının .... olduğu, dosyanın incelenmesinden davacı şirketin maliki olduğu .... sayılı parselde ... ve .... nolu bölümlere ait yapı kayıt iptal edilmesi üzerine açıldığı, mevzuat ve eklerine göre afet riskine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı kayıt altına alınması ve imar barışının amacıyla ruhsatsız veya ruhsat aykırı olarak inşa edilen yapılara ilişkin olarak 31.12.2017 tarihinden önce yapılması şartıyla yapı kayıt belgesi düzenlenilebileceği açık olup 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesine hazırlanan esaslarda; yapı kayıt belgesi yapıların sayma usulü ile , bu yapılara ilişkin yapı kayıt belgesi halinde yapı kayıt iptal dair kurala yer verilmiş olup, anılan "Yapı kayıt kullanım yerleri" başlıklı 67. fıkrasında yapı kayıt belgesi verilen ruhsat basit onarım ve tadilatlar dair yapılabileceğine yer verildiği, .... sayılı parselde bulunan .... nolu bağımsız bölümlere ilişkin olarak binaya ait 12.06.2019 tarihli iş bitim raporu, 10.05.2019 tarihli iş bitirme tutanağı, 14.06.2019 tarihli yapı izin belgesi, 10.05.2019 tarihli tespit formu, binanın dış cephesine ait fotoğraflar ile 10.12.2019 tarihli iç mekana ait fotoğraflar ve diğer tüm tutanak ve belgeler incelendiğinde, yapı kayıt belgelerine konu ruhsata aykırı imalatın, 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmış olup, buna göre, söz konusu yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği belirtilmiş, karara itiraz sonrasında, .... tarafından “Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre Mahkemece yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararda Yasa'ya aykırılık bulunmadığından, itiraz isteminin 2577 sayılı İdari yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 14/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildiği” şeklinde olduğu görülmüştür.
.... Esas sayılı dosyasında, davacının ... Ltd Şti, davalının ... olduğu, dosyanın incelenmesinden davacı şirketin maliki olduğu .... sayılı parselde ... nolu bağımsız bölümde mimari projesine aykırı olarak dükkanın arka kısmında bulunan binaya ait kapalı otopark alanının 301 m2 5 ve 6.aksları hizasındaki duvar örülerek dükkan kullanımına katıldığından bahisle 3194 SK 32.maddesi uyarınca mimari projeye aykırı yapılan kısımların yıkımına ilişkin 17.08.2021 tarih ve .... sayılı encümen kararının iptal edilmesi için açıldığı, mahkemenin gerekçeli kararında “yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin işleme karşı açılan davanın mahkememizce yapılan yargılaması sonucunda .... E sayılı karar ile davanın reddedildiği görülmüş olup bu dosya kapsamı ile birlikte ele alındığında 3194SK geçici 16.maddesi uyarınca 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış olan yapılar hakkında yapı kayıt belgesi düzenlenebileceği açık olduğundan ....encümen kararında hukuka aykırılık bulunmadığı” belirtilerek davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
.... Esas sayılı dosyasında ; davacının ... Eğitim...Ltd Şti, davalının ise ... olduğu, davacı şirketin 07.07.2021 tarihi itibariyle maliki olduğu, .... parselde bulunan ... nolu bağımsız bölüme ilişkin yapı ile ilgili belediye encümenince alınan 17.08.2021 gün ve 2539.13 sayılı yıkım kararı ve yıkım programına alındığına ilişkin kararın iptali ve yürütmenin durdurulması için açıldığı, yürütmeyi durdurma isteminin mahkemece reddedildiği görülmüştür.
Davacı satın alan şirket tarafından ....Noterliği 15.05.2022 gün ve ... sayılı ihtarnamesi ile davalı satıcı şirketten taşınmaz satış bedeli olduğu iddia edilen 2.550.000,00TL tutarın iadesinin istendiği, davalı şirket tarafından davacı şirketet gönderilen ....Noterliği 20.05.2022 gün ve ... sayılı cevabi ihtarnamede taşınmaz satış bedelinin 665.000,00TL olduğu, davalı ait dönemde taşınmazın büyüklüğünde bir değişiklik olmadığı, tapuda satış işlemi sırasında davacının kayıtları bilerek taşınmazı satın aldığı belirtilmiştir.
07.07.2021 tarihli dekontta davacı şirket tarafından davalı şirket hesabına 665.000,00TL havale edildiği görülmüştür.
Dava dilekçesinde 1.870.000,00TL'nin ise davalı şirketin kredi borcunun kapatılması için şirket yetkilisinin yakın arkadaşı olan .... Şube müdürüne davalı şirket yetkilisine verilmek üzere teslim edildiğinin beyan edildiği,.... AŞ'ye yazılan müzekkere cevabında 07.07.2021 tarihli 1.870.000,00TL tutarlı ödemenin “...” tarafından yapıldığına dair ödeme dekont örneğinin gönderildiği, yapılan ödeme ile davalı şirket kredi borcunun kapatıldığı ve ipoteğin fekkine dair evrakın da gönderildiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete dava konusu taşınmazla ilgili kesilen 07.07.2021 tarih ve ... sayılı e faturanın 563.559,92TL+101.440,00TL kdv —665.000,00TL olarak tanzim edildiği, ...'nın 16.12.2022 tarihli cevabi yazısında davacı ... .Ltd Şti'nin 2021 BA formunda belirtilen faturanın yer aldığı, görülmüştür.
Davacı Tanığı ... beyanında; "davanın taraflarını tanımam, dava konusu taşınmazın satışına aracılık eden ... isimli işletmenin satış tarihindeki elemanlarından biriydim, tam olarak dava konusu taşınmazın satışının yapıldığı tarihlerde babam... karaciğer kanseri idi, emlak şirketinde çalışıyor olmama rağmen babamın hastalığı sebebiyle işletmeye çok fazla gidemiyordum, söz konusu satışın yapıldığı gün de taraflarla tanışmak amacı ile çalıştığım emlak şirketine gittim, gittiğimde alıcı ... ve satıcı olarak ... isimli kişi ordaydı, kendileri ile tanıştım, dava konusu taşınmazın satışına dair detaylar görüşülüyordu bu işe aracılık eden kişi aslında arkadaşımız ... isimli çalışanımızdı, ben şirketin kıdemli çalışanlarından olduğumdan tarafların yaptıkları komisyonculuk sözleşmesini (16/06/2021 tarihinde) imzaladım, taraflar konuşurken satıcı davalının davacıya gayrimenkulün imar affından yararlandığına dair bir takım bilgileri verdiğini doğrudan duydum, hatta alacı ... devletin verdiği hak geri alınmaz gibi bir cümle de kullandı, yani iddia edilen ayıba ilişkin olarak alıcıya bilgi verildi, sözleşmede taşınmazın satış bedeli 2.550.000,00 TL olarak yazılı ise de bu konuda net bir bilgi sahibi değilim, yukarıda da belirttiğim üzere ben satışın detaylarına karışmadım, şirketimiz bizim bu satıştan sadece alıcıdan olmak üzere 50.000,00 TL tutarında komisyon bedeli aldığını biliyorum satıcıdan herhangi bir ücret alınmadı, komisyon sözleşmesinde ismi geçen alıcı ve satıcının davanın tarafları ile olan ilgisini de net olarak bilmiyorum, bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir.
Davalı Tanığı.... beyanında; "ben davanın taraflarını daha önceden tanımam, dava konusu taşınmazın aracılık eden ... isimli şirketin satış tarihindeki çalışanlarından biri idim, dava konusu taşınmaz satıcı tarafından satılmak üzere resmi bir şekilde bize görev verilen bir taşınmaz değildi, .... adlı internet sitesinden taşınmazın satılmakta olduğunu görünce satıcı ile diyaloğa geçerek aracılık etmek istediğimizi ifade ettik, genel itibari ile kurumsal emlakçılar hariç tüm emlakçılar bu yola müracaat ederler, bu şekilde hareket ettikten sonra taşınmazın satışı hususundan tarafları hem çalıştığım emlak şirketinin ofisinde hem de satıcıların ofisinde bir araya getirdik, bu satışa asıl aracılık eden emlak çalışanı benim, görüşmeler sırasında taşınmazın imar durumuna, yapı kayıt belgeli olduğuna hatta mahkemelik olduğuna dair bilgiler hem satıcı tarafından hem de tarafımdan alıcıya verildi, alıcı devlet verdiği hakkı geri almaz gibi bir ifadede de bulunmuştu, bunu iyi hatırlıyorum, tapuya satış için gittiğimizde tapu memuru bile taşınmazın imar durumuna ilişkin bilgileri davacı tarafa verdi, yani davacının taşınmazın ayıp diye nitelendirilen hususlardan habersiz olması söz konusu değildi, komisyon sözleşmesinde .... 'ın isminin olması kendisinin şirketin kıdemlisi olması sebebiyledir, taşınmazın ne kadar bir miktar ile satıldığı konusundan net bir bilgi sahibi değilim, komisyonculuk sözleşmesinde yazılı tutarın taraflar arasında konuşulup konuşulmadığını hatırlamıyorum, hatırladığım, taşınmazın 1.000.000,00 TL'nin altında bir fiyatla satıldığıdır, satış komisyonu olarak şirket 40-50.000,00 TL gibi bir ücret aldı, bu ücret taşınmazın satış bedelinin %2 si olarak değil, bizim teklifimiz ve alıcının da kabul etmesi suretiyle belirlenen bir bedeldi, satıcı taraftan herhangi bir komisyon almadık, komisyonculuk belgesinde adı geçen ... ile ...'i bu satış nedeni ile tanıdım, öncesinde bir tanışıklığım yoktur, davanın taraflaır ile olan ilgilerini de bilmem." demiştir.
Davalı Tanığı ... beyanında; " Davacı ve davalı şirketlerle organik bir bağım yoktur, davalı şirketin işlerini takip eden ... isimli kişi benim şirketimin bazı alım satım işlerini de takip etmektedir, tarihini tam olarak hatırlamadığım bir gün ... ile birlikte yine bir alım satım işi için aynı araçta bulunduğumuz sırada ...'ı davalı şirketin sahibi olan ... aradı, ...'a bir alım satım işi olduğu yönünde bilgi verince ... bana dönerek " abi bir iş var zamanın varsa bir yere kadar gidelim " dedi. Ben de aynı istikamete gideceğim için gidebiliriz şeklinde cevap verdim, birlikte ..... bulunan ismini şuan hatırlayamadığım bir emlak ofisine gittik, buradan burada ... davalı şirkete ait olduğunu düşündüğüm bir gayrimenkulün satımı ile ilgili olarak daha önceden tanımadığım bir erkek ile konuştu, alım satıma aracılık eden emlak ofisinin iki çalışanı taraflarla konuştu, birisi erkek birisi bayandı, üzerinden çok zaman geçtiği için konuşmaların detayını hatırlamıyorum, ancak ... Bey gayrimenkule ilişkin bir takım detaylı bilgiler karşı tarafa verdikten sonra karşı taraf "verilen hakkın geri alınamayacağı, bir sorun olsa bile dava yoluyla halledilebileceği " mealinde cümleler sarf etti, sonrasında ... Bey ile birlikte tekrar emlak ofisinden ayrıldık, ...'ı kendi aracına bıraktım, dediğim gibi üzerinden çok zaman geçtiği için konuşmaların detayını çok hatırlamıyorum, davacı olan şirket yetkilisine taşınmazın ayıbı yapı kayıt belgeli olması hususlarında bazı bilgiler verildi, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; .... Parsel sayılı taşınmazda bulunan ... nolu bağımsız bölümün davacı tarafından satın alınması sırasında/sonrasında ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde niteliği ve davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü zamanında yerine getirip getirmediği, getirmiş olması halinde sözleşmeden dönme ve bedel iadesini istemesinin ve ayrıca ödediği satış bedeli için enflasyondan kaynaklı zarar talebinde bulunmasının mümkün olup olmadığı, olması halinde miktarı; Sözleşmeden dönme ve bedel iadesinin mümkün olmaması halinde taşınmazın değer kaybından kaynaklı (ayıp nedeniyle oluşan değer kaybı) talepte bulunup bulunamayacağı, bulunabilmesi halinde miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmek için alınan 08/01/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu .... parselde bulunan ana taşınmazın 6373m2 olduğu, 2.bodrum ... no'lu bağımsız bölümün ise arsa payının ... olarak gösterildiği, dava konusu taşınmazın 07.07.2021 tarihli ... sayılı resmi senetle 665.000,00TL tutarla davalı şirket tarafından davacı şirkete satıldığı, davacı şirketin taşınmazın gerçek satış bedelinin 2.550.000,00TL olduğunu beyan ettiği, davalı şirketin ise satış bedelini 665.000,00TL olduğunu belirttiği, satış bedeli konusunda taraf beyanlarına ilişkin bilgi ve belgelere detaylı olarak raporlarında yer verildiği, satış tutarına dair takdirin mahkemeye ait olduğu, tapuda satış işlemine ilişkin resmi senette davacı şirket yetkilisinin beyanlar hanesinde yer alan kayıtları da imza ettiği, dava konusu taşınmazın mimari projesine aykırı olarak dükkanın arka kısmında bulunan binaya ait kapalı otopark alanının 301 m2 5 ve Gaksları hizasındaki duvar örülerek dükkan kullanımına katıldığının idari birimlerce tespit edildiği, bağımsız bölümle ilgili alınan yapı kayıt belgesine konu yapılaşmanın ise dayanak kanunun yürürlük tarihinden sonra ki döneme ilişkin olduğu gerekçesi ile yapı kayıt belgesinin iptal edildiği ve dava konusu taşınmazla ilgili yıkım kararı verildiğinin de anlaşıldığı, hukuki süreçle ilgili detaylara raporda yer verildiği, mahkemece satış bedelinin 2.550.000,00TL olduğunun kabul edilmesi halinde davacının talebi ile inceleme ve değerlendirme sonucunda; satış işleminin yaklaşık 2 ay öncesinde Yapı Kayıt Belgesi'nin takbis kayıtlarına işlenmiş olduğu, dava konusu taşınmazın 60 m2 ya da 400 m2 büyüklüklerdeki durumlarında yer, cephe ve konum farklılığı bulunmadığı gözetilerek dava konusu taşınmazın dava ve devir tarihlerindeki değerleri ile bu değerler arasındaki fark tutarlarının, 07/07/2021 tarihinde 400m2 satış değerinin 2.550.000,00-TL, 60 m2 satış değerinin 382.500,00-TL, fark tutarının 2.167.500,00-TL olduğu, dava tarihinde 400m2 satış değerinin 6.387.649,34-TL, 60 m2 satış değerinin 958.147,40-TL fark tutarının 5.429.501,94-TL olacağının tespit edildiği rapor edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ile birlikte yapılan değerlendirilmesi sonucunda; dava konusu ..... nolu bağımsız bölümün 07.07.2021 tarihli ... sayılı resmi senetle 665.000,00TL tutarla davalı şirket tarafından davacı şirkete satıldığı, davacı şirketin taşınmazın gerçek satış bedelinin 2.550.000,00TL olduğunu beyan ettiği, davalı şirketin ise satış bedelini 665.000,00TL olduğunu belirttiği, gerek banka dekontu, BA kaydı, gerekse taşınmazın satışına ilişkin resmi senette satış bedelinin 665.000,00TL olduğu görüldüğünden dava konusu taşınmazın satış bedelini 665.000,00TL olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacı şirket vekilince dava konusu taşınmazın yapı kayıt belgesinin iptal edildiğinin, yapı tatil belgesi düzenlendiğinin ve belediye encümeni tarafından yıkım kararı verildiği bilgilerinin müvekkilinden hileli hareketlerle gizlendiği ve davalı tarafından müvekkiline ilgili taşınmazın ayıplı halde satıldığı iddia edilmiş ise de tapu kaydının incelenmesinde; dava konusu .... parselde bulunan ana taşınmazın 6373m2 olduğu, 2.bodrum ... nolu bağımsız bölümün ise arsa payının ..... olarak kayıtlı olduğu, ... yevmiye nolu, 07/07/2021 tarihli tapuda satış işlemine ilişkin resmi senette davacı şirket yetkilisinin beyanlar hanesinde yer alan kayıtları da imzaladığı, bu kayıtlarda" -Beyan: 08/11/2019- ..... Diğer (Konusu: 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. Maddesi kapsamında işlem gerçekleştirilmiştir. ) -Beyan (AT) 22/09/2020- ... Diğer (Konusu: YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI.YAPI KULLANMA İZİN (İSKAN) BELGESİ İPTAL EDİLMİŞTİR. ..... MAHKEMESİ'NİN 19/08/2020 TARİH VE .... ESAS SAYILI YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI. - ..... 17/09/2020 TARİH VE ..... SAYILI YAZISI.) -Beyan 03/05/2021-39994 Diğer (Konusu: YAPI KAYIT BELGESİ İPTAL EVRAĞI SİSTEME TARALIDIR) -Beyan 01/10/2021 - ... Diğer (Konusu: mimari projeye aykırılık evrağı taralıdır) " ibarelerinin yer aldığı görülmüş, ayrıca dinlenen tanık beyanlarından davacı şirket yetkilisinin taşınmazın yapı kayıt belgesi hakkındaki yargılamalardan haberdar olduğu, davacının 6102 sayılı TTK'nın 18/2. Maddesi gereğince basiretli hareket etmesi gerektiği, bu haliyle hukuki ayıbın oluşmadığı anlaşılmış olup davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :
1-Davanın REDDİNE,
2- Alınması gereken 427,60-TL maktu harcın, peşin alınan 204,93-TL harçtan mahsubu ile bakiye 222,67-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4- Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 12.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6- Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/02/2024

Katip .... Hakim .....
*E - İMZALIDIR* *E - İMZALIDIR*