WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

ANKARA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/310 Esas
KARAR NO : 2024/172

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 27/04/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
GR.KR.YZM.TARİHİ : 16/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; Haklı sebeple fesih davasının TTK m. 531de düzenlendiğini, bu davayı açma hakkının, azlık hakkı olması sebebiyle ilk olarak çoğunluk ile azlık arasında hak ve menfaat ihlallerini gidermeye yöneldiğini, anonim ortaklığın feshi davasında ileriye sürülen olguların haklı sebep kabul edilebilmesi için, somut olayda azlığın pay sahibi sıfatına bağlı hak ve menfaatlerinin ihlal edilmiş olması gerektiğini, haklı sebep kavramının ihlalini ifade eden ikinci unsurun ise meydana gelen olgu ve ihlallerin ağırlığını ifade eden ölçüye ilişkin unsur olduğunu, somut olayda uyuşmazlığın anonim şirketin haklı sebeplerle feshi, olmadığı takdirde davacının pay değerinin tespit edilip ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi talebine ilişkin olduğunu, "terditli talep yığılması" nın söz konusu olduğunu, feshi istenen ... siciline kayıtlı ...'nin merkezinin bulunduğu ... Ticaret Mahkemelerinde, şirketin %50 hissedarı olan müvekkilleri tarafından davalıya husumet yöneltilmek suretiyle ikame edildiğini, ayrıca müvekkili fesih talebi yerinde görülmezse mahkemece çıkma kararı verilmesini ve çıkma payının tahsiline karar verilmesini istediğini, davalı şirket kurucularının %50 hisse sahibi ...... ... Ltd. Ştii, %12,5 hisse sahibi müvekkil ..., %12,5 hisse sahibi müvekkil ..., %12,5 hisse sahibi ... ve %12,5 hisse sahibi ... olduğunu, şirketin kuruluş aşamasında ...... ... Ltd. Şti.’den can suyu olarak 100.000 TL borç alındığını, bu borcun kısa bir süre içersinde iade edildiğini, 2021 yılına gelindiğinde ise ....Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin tedarikçi ... Profil San ve Tic Ltd Şti nezdinde büyük sorunlar yaşamaya başladığını, tedarikçiye yapması gereken ödemelerin vadesini geçirdiğini, limitlerini doldurduğunu ve tedarikçi firma da nakit ödeme dışında mal vermeyeceği konusunda davacı ...... ... Ltd. Şti’yi ihtar ettiğini, bu sebeple mal tedariği konusunda sorunlar yaşadığını gerçek kişi ortaklardan %12,5 hisse sahibi ... ve %12,5 hisse sahibi ...'in 30.03.2021 tarihinde...... ...A.Ş.’ye ihtarname göndererek yönetim kurulu üyeliklerinden istifa ettiklerini bildirdiklerini, 31.03.2021 tarihinde de hisselerini diğer gerçek kişi ortaklar olan müvekkili ... ve ...’na devrettiklerini, bu tarihten sonra ... ve ...'in hayatlarını idame ettirebilmek ve para kazanabilmek açısından sektörde faaliyet gösterebilecekleri yeni bir şirket kurma ya da devralma girişimlerine başladıklarını, ...... ... Ltd. Şti tarafından müvekkillerine gönderilen .... Noterliği’nin ... yevmiye nolu ve 05.04.2021 tarihli ihtarnamesinde gerekse ...... ... Ltd. Şti tarafından, ... Ltd. Şti.’ye gönderilen .... Noterliği’nin ... yevmiye nolu ve 16.04.2021 tarihli ihtarnamesinde müvekkillerinin diğer ortakların hisselerini devralmalarının sanki bir suçmuş gibi anlatılmakta ve bu ihtarnamelerde TCK 157 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçundan bahsedilerek yine müvekkillerinin bu suçu işledikleri gibi bir iddiada bulunulduğunu, bu suretle müvekkillerinin ve haysiyetine saldırıda bulunularak aynı zamanda hakaret ve iftira suçlarının işlendiğini, müvekkillerin ....Ltd. Şti'ne .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ve ... . Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 04.04.2021 tarihli ihtarname keşide etmiş iseler de ....Ltd. Ştinin şikayeti üzerine ... sayılı soruşturma dosyasına savunma dilekçesi sunulduğunu, ayrıca ....Ltd. Şti. ve ....Ltd. Şti. ortaklarının devam eden eylemlerinden dolayı müvekkillerinin bir yandan .... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı şirket ve davacı şirket yetkilisi ... aleyhine manevi tazminat davası açıklarını, bir yandan da ....Ltd. Şti. ile ortakları ..., ... ve ... hakkında ... Sayılı soruşturma dosyasında şikayette bulunduklarını ve bu dosyadan takipsizlik kararı verildiğini, ....Ltd. Şti. tarafından ... Esas sayılı dosyası üzerinden şirkete kayyım atanması talebinin reddine karar verildiğini, ....Ltd. Şti. tarafından ... Esas sayılı dosyası üzerinden haksız rekabet iddiasıyla müvekkillerden tazminat talebinde bulunulan davanın reddine karar verildiğini, müvekkilleri tarafından ikame edilen tazminat davasında ... Esas sayıl dosyasının karar aşamasında olduğunu, müvekkili ... hakkındaki ..... sayılı soruşturma dosyasından haksız şikayet yapıldığını, defalarca dolandırıcılıkla, şirketin içini boşaltmakla itham edilen müvekkillerinin hem genel kurul hem de ilgili yönetim kurulu kararına dayanarak, 2019 yılı karlarını önce ....Dış Ticaret Ltd. Şti’ye ödenmek suretiyle dağıttıklarını, ....Ltd. Şti.'nin engellemesiyle...... ...A.Ş.'deki dağıtılamayan kâr payı 5.300.000 TL'ye ulaştığını, sistematik bir şekilde müvekkillerinin kişilik haklarına saldırılması, müvekkillerine şirketin içini boşaltmak, dolandırıcılık, haksız rekabet gibi suçlar isnad edilmesi, bu suretle müvekkillerinin şeref ve haysiyetlerine dil uzatılması, müvekkillerine sürekli hakaret edilmesi, iftiralarda bulunulması, sahte deliller üretilerek dosyalara sunulması, (adnan orhan isimli kişiye yazdırılan ve daha sonra sahteliği ortaya çıkan beyan dilekçesi, düzenleyici meslek mensubunun adı-imzası-adresi-faaliyet belgesi bulunmayan sahte mali raporlar) şirketi işleyemez duruma getirmek, müvekkillerinin çalışma azim ve kararlılığını ortadan kaldırmak için haksız şikayetlerde bulunulması, haksız davalar açılması, müvekkillerinin ekonomik anlamda mağdur olmalarına sebebiyet vermek amacıyla kâr payı dağıtımının engellenmesi, zilyetliği şirkete ait olan aracın, üçüncü kişilere kullandırılması ile bu ortaklığın devamının imkansız kılındığını, ... siciline kayıtlı ...'nin % 50 hissesine sahip müvekkilleri dışındaki ihbar olunan şirket ortağı ...'ni temsil eden yönetim kurulu üyesi ve anılan şirket ortaklarının, müvekkilleri açısından haklı sebep oluşturan eylem ve işlemleri sebebiyle şirketin feshine, mümkünse ... nezdindeki ...'ye ait %50 hissenin, karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek müvekkilleri adına tesciline, ... yetkilisinin ... nezdindeki kâr paylarının, sebepsiz ve hukuka aykırı şekilde dağıtımını engellemesi sebebiyle, ... nezdindeki müvekkillerine düşen kâr payının ödenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ihtiyati tedbir kararı verilmez ise dava sonunda kâr payı dağıtımına hükmedilmesine, davanın ...'ne ihbarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 19/01/2024 tarihli ıslah talep dilekçesi ile; davalı şirket yetkilisince, süresinde bilirkişi raporuna itiraz edilmemesine rağmen, ileri sürülen tüm iddialara taraflarınca cevap verildiğini, ihbar olunan şirketçe sunulan itirazların ise yine kanunen dikkate alınması imkanı bulunmadığı halde taraflarından, ileri sürülen tüm iddialara cevap verildiğini, nispi harcın taraflarınca dosyaya yatırıldığını, tüm bu sebeplerle; davalarının kabulü ile müvekkili ...'na 3.444.334,23-TL ve müvekkili ...'a 3.444.334,23-TL çıkma payı ödenmesine, bu alacaklara karar tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, yargılama giderleri ve alacak miktarı üzerinden hesaplanacak nisbi vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı şirket kayyımı cevap dilekçesi ile özetle; şirketin feshi talepli davada davacıların aynı zamanda şirket yöneticisi olmaları, şirket ile davacılar arasında menfaat çatışması bulunması nedeni ile işbu davada şirketi temsil etmek üzere kendisinin temsil kayyımı olarak atandığını, dava dilekçesi ile tensip zaptının ev adresine evde olmadığım zamanda muhtara bırakılmak suretiyle tarafına tebliğ edildiğini, bu tebliğden sonra şirket ile ilgili bilgi alındığını, şirkete ait 01.01.2022-30.09.2022 dönemine ait ayrıntılı gelir tablosu, bilanço ve mizanın temin edilerek şirket hakkında sınırlı da olsa bilgi sahibi olunarak cevap dilekçesini hazırladığını, davacılar ile şirketin diğer ortağı ....A.Ş.nin gerçek kişi ortakları ile yönetim kurulu üyesi arasındaki itilaflar ve çekişmelerin ortaklar arasında olduğundan ve şirketin tüzel kişiliği ile doğrudan ilgili olmadığından bu olaylara cevap verilmediğini, şirketin %50 hissesinin ....A.Ş. ve %50 hissesinin ise davacılara ait olduğunu, şirketi temsil eden iki kişiden birisinin davacı, diğerinin ise aralarında problem olduğu söylenen ortağın gerçek kişi temsilcisi olduğunu, bu durum itibarı ile davacılar ile diğer ortakların ne yönetim kurulunda nede genel kurulda ortak karar yada çoğunlukla karar alacak durumda olmadıklarını, bu olaylar ve mevcut işbu dava ve diğer davalar nedeni ile bu şekilde devam etmesi halinde şirketin zarar görmesinin kaçınılmaz olacağını, mahkemenin iddia edilen olaylar nedeni ile ortaklığın devamının mümkün görülmemesine kanaat getirmesi halinde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmemesini talep ettiğini, tarafınca sınırlı da olsa yapılan incelemede şirketin faal bir şirket olduğunu, cirosunun önemli miktarda ve ciddi miktarda varlığa sahip olduğunu, fesih ve tasfiye koşulları bulunmadığından reddine karar verilmemekle birlikte mevcut talep ve TTK. 531. madde uyarınca mahkememizin uygun düşen bir çözüme karar vermesi gerektiğini, bunlardan ilkinin davacılara paylarının ödenerek şirketten çıkartılmalarına karar verilmesi, fakat davacıların diğer ortağın hisse bedellerinin ödenerek bu hisselerin kendi adlarına tesciline karar verilmesini talep etmeleri nedeni ile bu konuda takdirin mahkememizde olduğunu, her iki durumda verilecek kararın şirketi aynı oranda etkileyecek karar olduğunu, davacıların davada diğer ortak olan ....A.Ş.'yi davalı olarak göstermediklerini, bu hali ile mümkünse diğer ortağın hisse bedellerinin ödenerek bu hisselerin kendi adlarına tesciline karar verilmesi taleplerinin koşullarının olup olmadığı hususunun değerlendirilmesini, davacıların kendilerine düşen kâr payının ödenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönündeki taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının davasının fesih ve tasfiyeye ilişkin kısmının ve ihtiyati tedbir talebinin reddine, diğer talepleri konusunda takdirin mahkememize ait olduğuna, yargılama giderinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... vekili Av. ... 05/07/2022 tarihli dilekçesi ile özetle; müvekkili ......'in davalı şirketinin %50 ortağı olduğunu, müvekkilinin ...-...sektöründe ...'de ve dünyada bilinen bir marka olduğunu, 2007 senesinde kurulduğunu ve yıllık cirosunun yaklaşık 200 milyon TL olduğunu, davacılar ...-... ve dava dışı ... ve ... birlikte hareket eden yakın arkadaşları olduğunu, müvekkilinin bu kişilere borç verdiğini ve 4 gerçek kişi toplam %50, müvekkili %50 ortaklıkla davalı ... şirketini kurduklarını, 2017 senesinde 100.000,00-TL'yi biraraya getiremeyen davacılar dahil 4 kişinin müvekkili ile birlikte kurdukları...şirketi 2020'de 32 milyon ciroya ulaşınca, dört arkadaşın paranın tadını aldıklarını ve ilk fırsatta ortak oldukları şirketi yağmalayıp içini boşaltarak dolandırmaya yöneldiklerini, bu sebeple açtıkları muhtelif davalar ve ... soruşturmasının devam ettiğini, davacıların yani...şirketinin gerçek kişi ortaklarının nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden şüpheli olduklarını, şirket ortağı olarak bilgi alma hakları çerçevesinde Şubat 2022'de...şirketinden muhtelif evrakları istediklerini, trajik bir şekilde ... ve ...'ın noter kanalıyla verdikleri cevapta işledikleri bazı suçları itiraf ettiklerini, usulsüzlüklere ilişkin somut tespitlerini rapor haline getirip 02/06/2022'de ... Mahkemesi'ne sunarak özel denetçi atanması taleplerinin mahkemede inceleme aşamasında olduğunu, bu nedenle özel denetçi davasının işbu davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, şirketi dolandırmaktan şüpheli durumdaki davacıların bu davada aynı anda hem davacı hem de davalı olduğunu, tüm imza yetkisini tek başına kullanan ...'un aynı davanın hem davacısı hem de davalı ... halen tek başına temsil eden kişi olduğunu, menfaat çatışması olduğunu, bu nedenle...şirketinin işbu davada davacılar tarafından temsilinin hukuken mümkün olmadığını, şirketin kendini savunamadığını, bu nedenle işbu davanın usulden reddi; eğer reddedilmezse işbu davada temsili için TMK m. 403/I ve m. 426 gereği bir temsilci (kayyım) atanması gerektiğini, davalı ... şirketinin davacı ... ve müvekkilinin müşterek imzasıyla temsil edildiğini, müvekkilinin ... birlikte müşterek imzalarıyla ...'a vekalet verdiklerinden kendi başına azil işlemi yapamadığını, ...'un da ...'u denetimsiz ve sınırsız olarak tek başına yönetebildiği ve suistimal edebildiği için vekaletten istifa etmediğini, davalı şirketin zarara uğramasına sebep olanın bizzat davacılar olduğunu, şirkete atanacak özel denetçi tarafından yapılacak incelemelerin bu hususta yapılan kanuna aykırı fiillerin ispatlanacağını, şirketin 3 ortağı olduğunu, müvekkili ...... %50; ... %25, ... %25 olduğunu, şirketin %50 ortağı ve kurucularından ...'ın kanunu ve ana sözleşmeyi ihlal ederek hem şirketi hem de müvekkilini zarara uğrattıklarını, ...'ın usulsüz şekilde avans kâr payı dağıtımı yaptıklarını, ... şirketinin ana sözleşmesine göre avans kâr payı dağıtmak için genel kurul kararının olmamasına rağmen 2020 ve 2021 senesinde ...'ın avans kâr payı adı altında...şirketinden usulsüzce para çekerek hem müvekkilini hem de şirketi zarara uğrattıklarını, şirketi işbu davada temsil edilebilmesi için mali hukuk uzmanı bir avukatın temsil kayyımı olarak atanmasının elzem olduğunu, müvekkili şirket ile birlikte...şirketi ortağı olan ..., ..., ... ve ...'in daha...şirketi ortağıyken müşteri ve tedarikçilerle görüşerek...şirketi aleyhine işlemlere başladıklarını, daha sonra ... üzerine ... ... ...Anonim Şirketi ("...") unvanlı şirketi kurduklarını, kimliklerini gizleyerek müşteri ve tedarikçilerle ... üzerinden pazarlıklar yaptıklarını, ...'un tüm işlerinin gerçek kişi ortakların perde arkasında kurup yönettiği ...'a yönlendirildiğini, ... şirketinin cirosunun 1 ayda 17 kat düşürüldüğünü, ... ... 'un 30 Mart 2021'de ... üzerine kurdukları ...'ın hisselerini 15 Nisan 2021 tarihinde devraldıklarını, ... ...A.Ş.'nin suistimaliyle ilgili olarak taraflarınca suç duyurusunda bulunulduğunu, ... Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, .... tarafından verilen takipsizlik kararına itirazlarının ... tarafından kabul edildiğini ve dosyanın savcılığa geri gönderildiğini, ... Soruşturnam numaralı dosyası ile incelemenin devam ettiğini, ...'a kayyım atanması talepli davalarının ... Esas sayılı dosyası ile açıldığını, istinaf aşamasında devam ettiğini, gerçek kişi ortakların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle açtıkları tazminat talepli ... Esas sayılı dosyasının Yargıtay aşamasında devam ettiğini, ... Esas sayılı dosyası ile şirkete özel denetçi atanmasını talep ettiklerini ve incelemenin devam ettiğini, davacılar tarafından müvekkili ....yetkililerine karşı manevi tazminat davası açıldığını ve savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, ... takipsizlik kararının kesinleştiğini, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan tazminat davasının ise 20.05.2022 tarihinde reddedildiğini beyan ederek; haksız ve kötü niyetli davanın reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, ...'ni bu davada temsil etmek üzere şirkete temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davalı ... şirketinin 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin noter onaylarının TTK'nın 64/3. maddesine göre, yasal sürelerde ve usulüne uygun şekilde yaptırıldığı 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait Yevmiye Defterleri ve Kebir Defterleri e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu ve davalı şirketin usulüne uygun ticari defterlerinin; HMK'nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebileceği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 31.03.2023 tarihli bilançosunda şirkette bulunan nakdi ve gayri nakdi varlıklar belirlenmiştir.
Genel kurul toplantı tutanaklarına göre, davalı şirketin 01.10.2019 tarihli 2017 ve 2018 yılları Genel Kurul Toplantısında ve 26.10.2020 tarihli 2019 yılı Genel Kurul Toplantısında dönem kârlarının dağıtılmasına karar verildiği, davalı şirketin 16.06.2021 tarihinde yapılan 2020 yılı Genel Kurul Toplantısı tutanağına göre 2020 yılı kârının dağıtılmasına ilişkin karar alınamadığı görülmüştür.
31.03.2023 itibari ile 2022 yılı Genel Kurul Toplantısı yapılmadığı anlaşılmıştır.
2020 ve 2021 yılları Genel Kurullarında Yönetim Kurulu Başkanı ... temsilci ... ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ...'ın ibra edilmedikleri görülmüştür.
Dosyaya mübrez Hukuk davaları ile ceza dava dosyaları ile UYAP ortamında mevcut durum itibariyle yapılan incelemelerde;
...Esas sayılı dava dosyasında davacısının ....Dış Ticaret Ltd.Şti. olduğu, Davalısının...... ...A.Ş. Olduğu, ticari şirkete özel denetçi tayin edilmesi istemli olarak 02/06/2022 tarihinde dava açıldığı, Mahkemenin 06/06/2022 tarihli ara kararı ile kayyım atanması yönündeki tedbir talebinin reddine karar verildiği, Mahkemenin 16/03/2023 tarih, .... Sayılı gerekçeli kararı ile; Somut olayda, dava dilekçesinde Bilgi alma ve inceleme hakkını Kullanmak üzere .... Noterliği'nin 24/02/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarname ile muhataplar davalı şirket ve diğer şirket ortaklarına sorular yöneltilerek belge talebinde bulundukları, devam eden süreçte gerçekleşen 04//03/2022 tarihli genel kurulda özel denetçi atanması talebinde bulunulduğu beyan edilmiştir. Bu durumda bilgi alma ve inceleme hakkı belirtilen Yasa maddeleri kapsamında nihayete kavuşturulmadan özel denetçi atanması talep edilemeyeceğinden açılan davanın reddine karar verildiğinin belirtildiği görülmüştür.
... Esas sayılı dava dosyası: Davacısının ....Dış Ticaret Ltd.Şti. olduğu, Davalısının...... ...A.Ş. Olduğu, ticari şirkete kayyım atanması istemli olarak 11/06/2021 tarihinde dava açıldığı, Mahkemenin 16/06/2021 tarih, .... . Sayılı gerekçeli kararı ile; davalı ...Ş'nin yönetim ve denetim kurulunun faaliyetlerine devam ettiği, şirket organlarında eksiklik olmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde, davacı tarafından ...'a vekaletname ile verilen yetkilerin kaldırılmasının dava konusu yapıldığı, vekaletnamenin 15.03.2018 tarihli olup, davacı tarafından ...'a verildiği, TBK 512 maddeye göre, vekalet veren ve vekil her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceği, vekalet ilişkisinin sonlandırılması ve vekilin vekaletname ile sahip olduğu yetkilerin kaldırılmasının yargılama faaliyetine konu edilemeyeceği, davacının kendi imzasıyla verdiği vekaletnamedeki yetkileri azil ile ortadan kaldırabilecekken, vekaletnamedeki yetkilerin kaldırılmasını Mahkemeden talep etmesinde hukuki yararı olmadığı anlaşılmakla, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, Davalı şirkete acilen kayyım atanmasına yönelik davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin, davalı ... zarara sokan tüm usulsüz ve hukuka aykırı davranışlarının tespiti talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...'ın vekaletname ile sahip olduğu yetkilerin kaldırılmasına yönelik talebin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın 11/10/2021 tarihli istinaf formu ile dosyanın ... Dairesine istinaf incelemesine gönderildiği anlaşılmıştır.
... Esas sayılı dava dosyasında davacısının ....Dış Ticaret Ltd.Şti. olduğu, davalısının ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... ...A.Ş. olduğu, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemli olarak 12/08/2021 tarihinde dava açıldığı, Dava, haksız rekabetin tespiti, meni ile refi ve haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat ilişkindir. Mahkemenin 09/12/2021 tarih, ..... Sayılı gerekçeli kararı ile; Davacı şirket dava dışı...... ...A.Ş.'nin ortaklarından olup, davalıların ortağı olduğu...... ...A.Ş. İle haksız rekabet halinde olduğunu, şirket ortağı olarak bu durumdan zarar gördüğünü iddia ederek haksız rekabetin tespiti, meni ile refi ve haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı davalıların haksız rekabet halinde olduğu iddia edilen şirketin...... ...A.Ş., olduğu, dolayısıyla hakkın süjesinin bu şirket olduğu, bu hakkın bu şirketin yetkili organları eliyle kullanılması gerektiği, davacının davalıların kendisi ile rekabet halinde olduklarına dair bir iddiada bulunmamasına göre şirket ortağı olarak dava açma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiği 25/02/2022 tarihinde dosyanın ... Dairesine istinaf incelemesine gönderildiği anlaşılmıştır.
... Esas sayılı dava dosyasında Davacılarının ..., ..., ..., ... , Davalıların ....Dış Ticaret Ltd.Şti. ile ...'in olduğu, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemli olarak 29/08/2021 tarihinde dava açıldığı halde Mahkemesinin 20/05/2022 tarihli duruşmasında davanın reddine karar verilmiştir.
... Soruşturma Nolu dosyasında Müştekilerinin ..., ..., ... ve ... olduğu, şüphelilerinin ..., ..., ..., ....Dış Ticaret Ltd.Şti. Olduğu, 28/06/2021 ve öncesi tarihlerde hakaret, İftira, Çalışma Hürriyetini İhlal suçlarını işledikleri ileri sürülerek şüpheliler hakkında şikayette bulunulduğu, ... tarafından yapılan inceleme neticesinde, 02/07/2021 tarih, .... Soruşturma No .... Karar ile;ğerlendirildiğinde taraflar arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette bir ihtilaf olduğu, müştekiler dilekçesinde eklerindeki noter ihtarnamelerinde kendilerine hakaret ve iftira içerdiği iddia edilen sözlerin Türk Ceza Kanunu bağlamında suçun yasal unsurlarını taşımadığı, yine şüpheliler üzerine atılı çalışma hürriyetini ihlal suçunun yasal unsurlarının da oluşmadığı, dosya mündericatı kapsamında anlaşılmakla, şüpheliler hakkında atılı yasal unsurları oluşmayan suçlardan Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına karar verildiği, müştekiler tarafından yapılan itiraz üzerine ... 17/01/2022 tarih, .... D.İş sayılı dosyasında itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
... Soruşturma Nolu dosyasında Müştekilerinin ....Dış Ticaret Ltd.Şti. Olduğu, Şüphelilerinin ..., ..., ..., ... ve ... olduğu, Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işledikleri gerekçesiyle şüpheliler hakkınd şikayette bulunulduğu, ... tarafından yapılan inceleme neticesinde, 07/03/2022 tarih, .... Soruşturma, .... karar sayılı karar ile şikayete konu olayda müsnet hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları yönüyle oluşmadığı, şikayete konu olayın iddiaya konu olay tarihlerinde...... ...A.Ş. ortakları olan taraflar arasındaki hukuki ihtilaf kapsamında olan uyuşmazlık niteliğinde olduğu gerekçesi ile şüpheliler hakkında atılı suçtan kamu adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına karar verilmiştir.
... Soruşturma Nolu dosyasında Müştekilerinin ....Dış Ticaret Ltd.Şti. Olduğu, Şüphelilerinin ..., ..., ..., ... ve ... olduğu, Dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işledikleri ileri sürülerek şüpheliler hakkında şikayette bulunulduğu, ..... 26/10/2022 tarih, .... Soruşturma, .... Karar sayısı ile Yapılan soruşturma sonucunda şikayete konu olayda müsnet hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarının unsurları yönüyle oluşmadığı, şikayete konu olayın iddiaya konu olay tarihlerinde...... ...A.Ş ortakları olan taraflar arasındaki hukuki ihtilaf kapsamında olan uyuşmazlık niteliğinde olduğu gerekçesi ile şüpheliler hakkında atılı suçtan kamu adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına karar verilmiştir.
... sayılı soruşturma dosyasında, 14/01/2024 tarihli yazıya ek soruşturma dosyasında Şikayeçinin ... şüphelilerin ... ve ... olan soruşturmanın devam etttiği anlaşılmıştır.
.... Soruşturma Nolu dosyasında Müştekinin ... olduğu, Şüpheli ... olduğu, TCK m. 134-Araçla takip etmek suretiyle video kaydı alarak özel hayatın gizliliğini ihlal, TCK m. 136-Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme, TCK m. 123-Huzur ve sükunu bozma suçlarını işlediği ileri sürülerek şüpheli hakkında şikayette bulunulduğu halde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişiler tarafından 13/11/2023 tarihli raporlarında .... ilçesindeki üç adet taşınmaz bakımından değer tespiti yapılmıştır.
Bilirkişi Kurulunun 27/05/2023 tarihli raporunda, Davalı şirketin, 2022 yılı içerisinde 31.08.2022 tarihinde 540.465,75 TL tutarında bir adet net satış işlemi gerçekleştirdiği; 31.08.2022 tarihinden 31.03.2023 tarihine kadar da ticari satış işlemi gerçekleştirmemiş olduğu; net dönem kârının ticari faaliyetlerden değil, faiz gelirleri ve kambiyo kârlarından oluşmakta olduğu; Davalı şirketin öz kaynaklarının 31.03.2023 tarihi itibari ile 7.075.539,02 TL olduğu; .... 2 adet arsanın rayiç değerinin bilançoda kayıtlı değerinden yüksek olabileceğinden, şirketin öz sermayesinin kayıtlı değerden yüksek olduğunun düşünüldüğü, 31.03.2023 tarihi itibari ile TL karşılığı 5.543.476,58 TL olan bankadaki mevduatın ticar faaliyetlerde kullanılmadan atıl şekilde bekletilmiş olduğu ve faaliyetinin durma noktasında olduğu; Ortaklar arasındaki anlaşmazlıkların Yönetim Kurulu kararlarına ve Genel Kurul Kararlarına yansımış olduğu; Ortakların birbirleri olan anlaşmazlıklarını, dava dışı önceki ortaklarla, bağlantılı 3.şahıslarla olan ilişkiler üzerinden türlü türlü nedenlerle ... şikayetlerine ve hukuk davalarına konu olduğu, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmiş olduğu; davalı şirketin borçları bulunmadığından ve dosyaya yansımış bir yatırım planı da görülemediğinden, 2020 ve 2021 yılları kârının dağıtılmamasının somut bir bulgusunun mesleki bilgi ve tecrübe kapsamında görülememiş olduğu; kaldı ki, benzer bilanço verilerinin bulunduğu 2017, 2018 ve 2019 yıllarının kârının ortaklara dağıtılmış olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizin 06.07.2023 tarihli duruşmasında, davacı pay sahiplerinin paylarının gerçek değerinin TTK 531/1-2 cümle dikkate alınarak hesaplanması bakımından bilirkişi kurulununun 04/12/2023 tarihli raporunda, davalı ... şirketinin ticari defterleri şirket merkezinde 01.12.2023 tarihinde incelendiği ticari defterlerinin; HMK'nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu incelenmeyen hesaplarda, davacı pay sahiplerinin paylarının gerçek değerinin TTK 531/2 cümle dikkate alınarak hesaplanmasında, 31.10.2023 tarihli bilançodaki kaydi değerlerin esas alındığı, davacı ...'ın 31.10.2023 tarihi itibari ile toplam 3.636.095,05 T davalı şirkete borçlu olduğu davacı ...'nun hesabında, 31.10.2023 tarihi itibari ile toplam 3.519.215,16TL davalı şirkete borçlu olduğu, şirketin uzun süredir ticari faaliyetinin bulunmaması, çalıştığı sektörde yoğun rekabetin olması nedenleri ile şirketin kendi varlığından kaynaklanan özkaynaklarından hariç anlamlı bir piyasa değerinin olmadığı kanaati oluştuğu, sadece, anonim şirketin kurulması için gerekli noter masrafları, ticaret odası masrafları, ticaret sicil gazetesi masrafları ve muhasebeci masraflarından oluşan özkaynakları hariç bir piyasa değerinin olduğunun hesap edildiği, davacı ...'ın ... hissesinin karşılığı olarak 31.10.2023 tarihi itibari ile 3.444.334,23 TL çıkma payının hesaplandığı ve 31.10.2023 tarihi itibari ile toplam 3.763.461,66TL davalı şirkete borçlu olduğu; davacı ... ın çıkma payından davalı şirkete olan borcu düşüldüğünde; 31.10.2023 tarihi itibari ile 319.127,43TL davalı şirkete borçlu olduğu; davacı ...'nun ... hissesinin karşılığı olarak 31.10.2023 tarihi itibari ile 3.444.334,23TL çıkma payının hesaplandığı davacı ...”nun 31.10.2023 tarihi itibari ile toplam 3.637.815,61TL davalı şirkete borçlu olduğu çıkma payından davalı şirkete olan borcu düşüldüğünde; davacı ...'nun yukarıda gösterildiği şekilde 31.10.2023 tarihi itibari ile 193.481,38TL davalı şirkete borçlu olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilafın; 6102 sayılı TTK'nun 531.maddesi kapsamında, davalı ...'nin haklı neden ile feshi şartlarının oluşup oluşmadığı, haklı neden ile fesih şartları oluşmuş ise dava dışı ....Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin davalı şirketteki hissesinin değerinin ödenmek suretiyle söz konusu dava dışı hissedarın şirket ortaklığından çıkarılarak ortaklık payının davacılar adına tescil edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava, anonim şirketin fesih istemine ilişkindir.
Anonim şirkette ortağın pay devri serbestisi kuralı çerçevesinde ortaktlıktan çıkma isteme hakkı yoktur. Ortağa hisse devri ile ortaklıktan çıkma hakkı kural olarak tanındığından ortağın çıkma istemli dava hakkı bulunmamaktadır.
Mahkememizce TTK. 531. maddesi gereğince, davalı şirketin muamele merkezi itibariyle mahkememizin yetkili olduğu, davacının sermaye payının %10'dan fazla olması sebebiyle işbu fesih ve tasfiye istemli davayı açabileceği kabul edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 531. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde şirket sermayesinin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahiplerinin, haklı sebeplerin varlığı halinde şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceği, mahkemece, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, pay bedellerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenmesi suretiyle davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme de karar verebileceği öngörülmüştür. Şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılması esastır.
Genel kurul olağan toplantısının sürekli ve devamlı şekilde yapılamaması, yıllara göre azalan miktarda kâr dağıtılması haklı sebep olarak görülmektedir. Anonim şirketin feshi, diğer hukuki müracaat yollarına nazaran tali (ikincil) nitelikte ve son çaredir. Buna göre mahkeme ileri sürülen olayları haklı olduğu kanaatine varırsa hakkaniyete uygun ve kabul edilebilen diğer bir çözüme karar verebilir. Çünkü bu dava ile anonim şirketin tam olarak tasfiye edilip sona ermesi amaçlandığından haklı sebep var olması halinde mahkemelerin bunu ihtiyatla değerlendirmesi ve öncelikle duruma uygun düşen diğer bir çözüme karar vermesi gerekmektedir. Fesih davası açılması daha önce davacının iptal ve sorumluluk davası açması şartına da bağlanmamıştır. Diğer çözüm yolları için şirketin varlığı devam ederken paysahiplerinin ve davacının menfaatleri ihlal edilip edilmediği ve ağır tehlikeye maruz kalıp kalmadığı hususlarının, ihlal ve ağır tehlike olması halinde feshe nazaran daha hafif başka bir araçla etkili şekilde karşılanması imkanının ve anonim şirkete doğrudan veya dolaylı olarak katılan ilgililerin korunmaya değer şirketin devam etmesinde önemli menfaatlere sahip olanların menfaatlerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir (....).
.... Dairesinin 17/09/2014 tarih, .... sayılı kararında ayrılma ve kâr payının hesaplanmasında davacıların davalı şirketteki pay oranlarının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Yüksek Mahkemenin 15/06/2021 tarih, .... sayılı kararında da TTK'nın 531. maddesi kapsamında davalı ... şirketin haklı sebeplerle feshi, olmadığı takdirde davacının ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkin davada ilk derece mahkemesince davacının davalı şirketten yalnızca çıkmasına izin verilmesi yönünde kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun reddi kararı onanmıştır.
Dava dilekçesi, cevap, dosyaya mübrez yazılı beyanlar, tutanaklar, Hukuk Mahkemesi dosyaları, .... soruşturma dosyaları, ticari defter ve şirket kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; feshi istenen şirkette genel kurul olağan toplantısının sürekli ve devamlı şekilde yapılamaması, yıllara göre azalan miktarda kâr dağıtılması, 2017, 2018 ve 2019 yıllarının kârının ortaklara dağıtılmasına ve şirketin borçları bulunmamasına rağmen bir yatırım planı da görülemediği gibi 2020 ve 2021 yılları kârının dağıtılmadığı, şirket ortaklarından davacılar ile husumet yönelttikleri diğer ortak ya da şirketle, sona eren ve devam eden karşılıklı şikayetlerle cezai soruşturmalarının yanısıra hukuk davalarına yansıyan anlaşmazlıkların olması karşısında bu hususların tümü mahkememizce TTK m. 531 bağlamında haklı sebepler olarak görülmüş; dava konusu şirketin özkaynakları ile birlikte bir piyasa değerinin olduğu ve şirketteki davacıların pay oranı ile ihbar olunan ... ile davacılar dışındaki şirket ortağı ile şirketin faaliyetine devam edebileceği nazara alınarak; şirketin feshi yerine şirketin devamını temin edecek diğer çözüm yollarının değerlendirilmesi gerekmiştir.
Davacı ...'ın ye 31.10.2023 tarihi itibari ile toplam 3.763.461,66TL davalı şirkete borçlu olduğu; Davacı ... ın çıkma payından davalı şirkete olan borcu düşüldüğünde; Davacı ...'ın 31.10.2023 tarihi itibari ile 319.127,43TL davalı şirkete borçlu olduğu; Davacı ...'nun ... hissesinin karşılığı olarak 31.10.2023 tarihi itibari ile 3.444.334,23TL çıkma payının hesap edilmiş olduğu; Davacı ...”nun 31.10.2023 tarihi itibari ile toplam 3.637.815,61TL davalı şirkete borçlu olduğu; davacı ...'nun çıkma payından davalı şirkete olan borcu düşüldüğünde; 31.10.2023 tarihi itibari ile 193.481,38TL davalı şirkete borçlu olduğu anlaşılmıştır.
TTK m. 331 gereğince konu anonim şirketler, kanunen yasaklanmamış her türlü ekonomik amaç ve konular için kurulabilir. Aynı Kanun'un 531. maddesi hükmünde ise anonim şirketin feshi yerine, davacı pay sahiplerine, pay bedellerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenmesi suretiyle davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme de karar verebileceğini belirtildiği, mahkememizce feshin son çare olması nedeniyle ayrılma bedellerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin tespitine ilişkin bilirkişi kurulunun hesaplamasına mahkememizce itibar edilmiş; davalı tarafın ise davacıların şirkete de borçlu durumda olduğu için hisselerin şirkete devri ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini taleplerinin olması, davacıların da şirkete borçlarının miktarının çıkma paylarından fazla olması karşısında şirketin devamı bakımından TTK 531 hükmü dikkate alınarak hisse senetleri şirkette kalmak ve şirkete devir olunmak üzere çıkma payı almaksızın davalı şirket ortaklığından çıkmalarına karar vermek ve çıkma payına ilişkin hüküm kurulmadığından ve bu yöndeki istemin kısmen kabulüne karar verildiğinden taraflardan ayrı ayrı maktu karar ilam harcı alınmasına ve maktu vekalet ücreti takdir olunmasına karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
G.D. Gerekçesi ekli gerekçeli kararda belirtileceği üzere;
1-Davacıların davalı şirketin feshi istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Davacıların şirkete borçlarının miktarı çıkma paylarından fazla olması karşısında TTK madde 331 hükmüne göre hisse senetleri şirkette kalmak ve şirkete devir olunmak üzere çıkma payı almaksızın davalı şirket ortaklığından çıkmalarına,
3-Çıkma payına hüküm olunmadığından ve bu yöndeki istemin kısmen kabulüne karar verildiğinden taraflardan ayrı ayrı maktu karar ilam harcı alınmasına ve maktu vekalet ücreti takdir olunmasına, bu hususa ilişkin ve diğer hususlara ilişkin yargılama giderinin gerekçeli kararda gösterilmesine,
4-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 427,60-TL maktu harçtan, peşin alınan 120.640,70-TL (80,70-TL peşin harç + 60.280,00-TL + 60.280,00-TL tamamlama harcı toplamı) harcın mahsubu ile bakiye 120.213,1‬0-TL harcın karar kesinleştiğinde, talep halinde yatırana iadesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davacı asil ... ve davalı kayyım ile ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, tebliğinden itibaren ... Bölge Adliye Mahkemesi 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024

Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza