WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

ANKARA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/308 Esas
KARAR NO : 2024/74

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - (T.C.No: ... )
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ....
Av. ... -
DAVALILAR : 2- ... - (T.C.No:... )...
3- ... - ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2018
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 1992 yılında müvekkili ile davalıların annelerine ait .... 'de bulunan 90 M2 genişliğindeki taşınmazı ürün satmak üzere devralarak adi ortaklık kurduklarını, 2002 yılında adi ortaklık işi olarak sürdürdükleri işlerini büyüterek 120 hiseye ayrılacak şekilde ... Şirketini kurduklarını, hisselerin 3 eşit parçaya ayrıldıklarını, her ortağın payının eşit olduğunu ve şirket yetkilisi olarak ... seçildiğini, 3 adet ayrı şube açıldığını, 1. Şube ve 2. Şubenin ... 3. Şubenin ise müvekkili ... tarafından idare edildiğini, tarafların ortaklığı süresince şirket mallarının şirket temsilcisi ... kullanıldığını, ...'ın bazı şirket mallarını sattığını, gelirini ise hisseleri oranında dağıtmadığını, kendi insiyatifinde kullandığını, ortaklarının onaylı olmaksızın ...'ın birçok kredi çektiğini ve şirket mallarından ödendiğini, müvekkili yönetimine bırakılan 3. Şubenin gerek konumu gerekse fiziki özellikleri sebebiyle az gelir getiren bir şube olduğunu, söz konusu şirket hesabından ve davalı ...'tan şubeye herhangi bir yardımda bulunulmaması ve gelirden eşit pay verilmemesi nedeniyle 3.şubenin bir kısmın borçlarının ödenemez hale geldiğini, söz konusu borçlar nedeniyle şirkete 2 kez hacze geldiklerini, borçların şirket hesabından ödendiğini, davalı ...'ın bu durumdan faydalanarak davacının hisselerini devretmesi ve şirketten ayrılmasını talep ettiğini, müvekkilinin ekonomik olarak zor durumda bulunmasından faydalanarak 10/11/2016 tarihinde şirketten ayrılma sözleşmesi imzalatıldığını, ayrılmaya ilişkin şirketin ana sözleşmesinde herhangi bir hükmün bulunmadığını, .... parselde bulunan taşınmazların 2016 yılında pay devri sözleşmesi ile hak ve borçları ile birlikte ... ve ...'a devredileeğinin belirtildiği, ayrılma sözleşmesinde müvekkili tarafından 230.000,00-TL'lik şirketin ...'e olan borcuna ilişkin bir ödeme yapılması ve sözleşmenin 8. Maddesinde yer alan şirketin ...'a olan borcunun ödenmesinin talep edildiğini, bu devir nedeniyle müvekkilinin çok cüzzi bir miktar alarak ortaklıktan çıktığını beyanla şirket malları üzerinde tasarruf edilmesi durumunda hakkın elde edilmesinin zorluğu sebebiyle şirket malvarlğına ihtiyati tedbir konulmasını, 10/11/2016 tarihli ortaklıktan ayrılma sözleşmesine bağlı olarak gerçekleştirilen protokolün iptalini, sözleşmede yer alan edimler arası açık orantısızlığın giderilmesini, şimdilik 10.000,00-TL'nin davalılardan müşterek müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, müvekkilinin uğradığı manevi zararın tespiti ile 50.000,00-TL manevi tazminatın 10/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle,tarafınların TTK hükümlerine göre tacir vasfına sahip olduğunu, iş ve işlemlerde basiretli davranma yükümlülüğüne sahip olduğunu, tarafların özür iradeleri ile noter huzurunda imzaladığı pay devri sözleşmesinin edimler arasında orantısızlık olduğu iddiasıyla iptalini talep etmenin hukuken mümkün olmadığını, basiretli tacirin yaptığı sözleşmedeki edimler arasında dengesizlik olduğu gerekçesiyle sözleşmenin iptalini istemesinin mümkün olmadığını, manevi tazminat talep edilmesinin hukuk genel prensiplerine aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YAPILAN YARGILAMA,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,GEREKÇE VE KANAAT:
Mahkememizce; tensip tutanağı düzenlenmiş, taraflarca bildirilen deliller ilgili yerlerden getirtilerek dava dosyasına eklenmiş, talep konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları ilgili yerlerden getirtilerek dosya içerisine alınmıştır. Tanık ..., ..., ..., ..., ... duruşmada hazır edilerek dinlenmiştir. Yapılan yargılama, toplanan delillere göre 16/10/2018 gün ve ... sayılı karar ile BK'nın 28.maddesi anlamında zorda kalmadan söz edilemeyeceği, gabinin yasal şartlarının oluşmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesini yapan .... saylı karar ile gabinin objektif ve sübjektif olmak üzere 2 unsurunun bulunduğu, Mahkememizce sübjektif unsur için inceleme yapılmış ise de objektif unsur için inceleme yapılmadığı, edimler arasında açık bir orantısızlık bulunmasının sözleşmenin objektif unsurunu oluşturduğu, aşırı orantısızlığın tarafların özel durumlarından faydalanılarak meydana gelmesinin sübjektif unsur olduğunu, Mahkememizce gabinin objektif unsuru olan edimler arasında açık bir nispetsizlik olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca manevi tazminat davasının reddine ilişkin gerekçe bulunmadığından bahisle kararımız kaldırılmış, dosya yukarıda belirtilen esas numarasıyla kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya serbest mali müşavir, gayrimenkul değerleme uzmanı, makine mühendisinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Heyet bazı belge noksanlıklarını bildirerek ön rapor sunmuştur. Bu belgelerin getirtilmesiyle dosya yeniden bilirkişi heyetine verilmiş olup, sunulan kök raporda davalı şirketin menkul ve gayrimenkul tüm malvarlığı ve mali yapısı incelenmiş, taraflar arasındaki 10/11/2016 tarihli protokol tarihi itibariyle şirketin reel öz varlığının 11.331.473,43-TL olduğu, davacının devretmiş olduğu %33 hissesinin değerinin 3.776.768,10-TL olduğu, davacının devre karşılık yaptığı tahsilatın 1.012.251,61-TL olduğu yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir.
Tarafların rapora yönelik itirazları karşılanmak üzere aynı heyetten ek rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan raporda kök rapordaki şirketin malvarlığına ve mali yapısına ilişkin tespitlerde değişiklik olmadığı, bir önceki raporda sehven şirket defterlerinde ortaklara borçlar olarak kaydedilen 2.602.639,48-TL'lik tutarın hesaplamaya dahil edilmediği, bu tutar dahil edildiğinde şirketin taraflar arasında gerçekleşen hisse devir tarihi itibariyle reel öz varlığının 5.174.920,22-TL olarak hesaplandığı, davacının devrettiği %33 hissesine tekabül eden hisse değerinin 1.724.891,91-TL olduğu, davacının hisse devrine karşılık yapmış olduğu tahsilatın 1.012.251,61-TL olduğu yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir.
Yukarıda belirtilen kök ve ek raporun taraflara usulünce tebliği sağlanmış, itiraz sürelerinin dolması beklenmiştir.
Taraflar ek rapora yönelik itirazlar ileri sürmüş ise de, itirazların hepsi zaten ek raporda karşılanmış olup kök rapordaki hesap hataları denetime elverişli şekilde düzeltmiştir. Alınan 2.ek rapor ile dosya aydınlatılmış olup yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Yargılama sırasında dava dosyasıyla birleştirilen .... Esas sayılı dava dosyası usul ekonomisi gereğince dava dosyasından tefrik edilmiş, ayrı bir esas üzerinden yürütülmeye başlanmıştır.
Gelişen aşamada gabinin objektif unsurunun bulunmadığı, edimler arasında Borçlar Hukuku 28.maddesi kapsamındaki nispetsizlikten söz edilemeyeceği, davanın subüt bulmadığı kanaatiyle taraflar arasındaki 10/11/2016 tarihli protokolün iptaline ve edimler arasındaki nispetsizliğin giderilmesine yönelik maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminata yönelik açılan davanın değerlendirilmesine gelince, davacı taraflar arasında gerçekleşen hisse devir sözleşmesi sebebiyle manevi olarak zarara uğradığını iddia etmiş ise de, taraflar arasında gerçekleşen devir sözleşmesinin geçerli olduğu, edimler arasında açık bir orantısızlık bulunmadığı, gabinin yasal şartları oluşmadığına göre davanın Borçlar Kanunu 28.maddesinden kaynaklanan manevi zararından söz edilemeyeceği, öte yandan davacının devir sürecinde davalılardan kaynaklı sebeplerle manevi olarak zarara uğratıldığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığı hususları birlikte gözetildiğinde, davacının manevi tazminat davası sübut bulmamıştır.
Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 427,60-TL olduğundan peşin olarak alınan 1.024,65-TL harçtan mahsubu ile bakiye 597,05-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
3-Davalılar maddi tazminat yönünden duruşmada kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davalılar manevi tazminat yönünden duruşmada kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024

Katip ...
¸e-imza

Hakim ...
¸e-imza