T.C. ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/350 Esas - 2024/107
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/350 Esas
KARAR NO : 2024/107
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/05/2021
KARAR TARİHİ : 26/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafından yapılan haksız haciz sebebi ile maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı firmanın ilk dava dışı ... ......Ltd. Şti. Arasındaki borç ilişkisi sebebiyle ... sayılı dosyasından davalı/alacaklının talebi sonrası talimatla ... Talimat numaralı dosyası aracılığıyla 31/03/2015 ve 25/04/2015 tarihlerinde müvekkili şirketin işyeri adresinde, söz konusu dosyada borçlu bulunan ... .......Ltd. Şti arasında fiil bağ olduğu iddia edilerek fiili haciz işlemi gerçekleştirildiğini ve müvekkilinin bir kısım mallarının haczedildiğini, haciz esnasında müvekkili şirket yetkilileri tarafından borçlu şirket ile hiçbir, bağlarının bulunmadığının bu nedenle yapılan haczin haksız olduğunun ifade edildiğini, buna rağmen haczin gerçekleştiğini ve bir kısım taşınır mallarn fili olarak haczedikdiğini, mahcuz mallar hakkında muhafaza işlemi yapıklığını ve malların yediemine teslim edildiğini, yapılan haciz sırasıda da istihkak takbinde bulman müvekkili adına ...Mahkemesi'nde 04/06/2015 tarihinde istihkak davası açıldığını, .... E. numarasına kayıtlı olarak görülen yargılama devam ederken, 28/12/2015 tarihinde ... tarafından haczedilen malların satıldığını, satılan mahcuz malların piyasa değerinin çok altında bir bedel ile satıldığını, istihkak iddiasıyla ilgili yargılamanın devam ettiğinin bilinmesine rağmen, davalının haczedilen mahcuz malların .... talepte bulunarak sattırılmasının kötü niyetli olduğunu, ... Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda .... sayılı kararı ile müvekkilinin istihkak takibinin kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkili firma yetkilisinin hacizli malları geri alabilmek için 14/01/2021 tarihinde ... başvurduğunu ve üzerinde istihkak iddiası devam eden malların satışının yapıldığının öğrendiğini, mahcuz malların müvekkilinin işini yapabilmesi için çok büyük önem arz ettiğini, söz konusu malların müvekkilinin işini yapamayacak duruma geldiğini ve ürettiği ürünlerin de yarım kaldığını, bu nedenle büyük bir mağduriyet yaşadığını, başka firmalara yaptırmak durumunda kaldığını ekstra ödemeler yaptığını, yapılan işlerde gecikme yaşanmasından kaynaklanması sebebiyle müşterisine karşı mağduriyet yaşadığını bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız haciz nedeniyle satılan malların dava tarihi itibari ile piyasa değerinin tespiti ile şimdilik 10,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlkte, mahcuz malların kullanılamamasından kaynaklı kar kaybı zararının şimdilik 10,00-TL'sinin davalıdan tahsiline, müvekkilini bu makineler ilk gerçekleştirdiği işleri bedelini şimdilik 10,00-TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile ayrıca 200.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafin talep etmiş olduğu manevi tazminatm somut olayda koşullarının oluşmadığını, ... E. sayılı istihkak davasının kabulüne karar verilmiş olmasının müvekkilinin kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacının bu dönemdeki zararlarının müvekkilinden takp edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, rıza, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği bir yetkinin kullanılması gibi manevi tazminat sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedeninin de bulunmaması gerektiğini, .... 'nın 36. Maddesine göre herkesin yasal vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olma, savunma ve adil yargılanma hakkma sahip olduğunu, İİK'nın 257. maddesi hükmünde düzenlenen ihtiyati haciz isteme hakkının hak arama özgürlüğü kapsamında alacaklıya tanman bir hak olduğunu, hak arama ö ün kullanılması nedeniyle kişilik hakları zarara uğrasa bile, üstün bir hak olan hak arama özgürlüğünün kullanılmasının hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edikliğini, bu nedenle bu hakkın kullanılması nedeniyle zarar gören kişilerin kural olarak manevi tazminat talep edemeyeceğini, davacı şirketin söz konusu haciz sebebiyle zarar kaybına uğramasının söz konusu olmadığını, fili zararı kabul ettikleri anlamına gelmemekle davacı tarafça haksız haciz sebebiyle maddi tazminat isteminde bulunulmuşsa da, maddi tazminat hesaplanırken zarar kalemleri tespitinde davacının müspet zararından alacaklının mesul tutulmasının mümkün olmayacağını, davacının malvarlığında oluştuğunu iddia ettiği maddi zarar iddiasım gerçek dışı olduğunu, haciz işlemi İi davacınn maharlığında meydana gelen maddi zararn davacı tarafça belgelerle ispat edilmesi gerektiğini, davacının davasını kısmi ya da belirsiz alacak davası şeklinde açmasının mümkün olmadığını, davacının maddi tazminat takebini kalem kalem açıklaması gerektiğini, her ne kadar müvekkilinin istemi ile haciz işlemi yapılmış ise de, davacı şirketin eski ortağı ...'nin sonrasında borçlu şirketin yetkilisi ve ortağı olduğunu, istihkak davasının kazanılmış olmasına karşın haczin yapılması sırasıda davacınn da kusurlu olduğunu, istihkak davasında da kendileri aleyhine inkâr tazminatma hükmedilmediğini, haczin kasten zarar verme amacıyla yapılmadığını, davacıın tetkik mercünde açtığı davada fazlaya ilişkin haklarımı saklı tutmadığı, istihkak davalarının özellği gereği davacı tarafça maddi zararm ispatlanması koşuluyla tetkik mercinin davacı yararına tazminata da hükmedebileceğini, davacı şirketin ise tazminat isteminin reddine ilişkin bu kararı temyiz etmemesi üzerine taraflar arasında kesin hüküm oluştuğunu, olumsuz dava şartı sebebiyle maddi tazminat isteminin reddi gerektiğini, ayrıca davacının haczedilen mallar yerine geçecek malları kiraladığı ve başkalarından hizmet almış olduğu düşünülerek yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini beyan ederek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; Dava dışı ... ....... Ltd. Şti ile organik bağ olduğu gerekçesiyle alacaklı davalının davacının mallarına haciz koydurup satılması nedeniyle davacının yapılan takip ve haciz ve satışın haksız olarak yapıldığı iddiasına dayanarak satılan malların dava tarihi itibariyle bedellerinin mahcuzların kullanmamasından kaynaklı kar kaybı zararının ve haczedilen makineler ile gerçekleştirdiği işleri başka firmalara yaptırmış olması nedeni ile bu firmalara ödemiş olduğu bedelleri isteme hakkı bulunup bulunmadığı bulunuyor ise miktarı ile manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı hususunda toplanmıştır.
Mahkememizce, .... sayılı icra dosyası aslı, ... Esas sayılı dosyası aslı ile ... Talimat numaralı dosyası uyap sureti dosya arasına alınmış, ihtilaf konusu hususlarda tespit yapmak amacı ile davalının ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu ...Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş, talimat mahkemesince alınan 06/12/2021 tarihli raporda, davalı şirketin belirtilen adreste yasal defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, söz konusu ihtilafa yönelik ... şirketi yasal defterlerinde herhangi bir kayıt, bir hesap ilişkisi olmadığının görüldüğünü, satılan malların dava tarihi itibariyle kar kaybı ya da zararının olup olmadığı makinelerin kayıtlı olduğu yanın yasal defterlerinde makinelerin çalıştığı dönem ve çalışmadığı dönem alınacak fizibilite raporları ile tespit edilebileceğinden kayıt bulunmayan davalı tarafın defterlerinde bu durumun tespit edilebilmesinin mümkün olmadığı rapor edilmiştir.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesi ve davalı ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin dosyada mübrez bilirkişi raporu da dikkate alınmak sureti ile Mali Müşavir, Makine Mühendisi ve Nitelikli Hesap Uzmanı'ndan oluşan bilirkişi heyeti marifeti ile rapor düzenlenilmesine karar verilmiş, bilirkişi heyetince sunulan 13/03/2022 tarihli raporda, davanın haksız hacizden kaynaklı tazminat, yoksun kalınan kar ve manevi tazminata ilişkin dava olduğu, dava değerinin toplam 200.030,00-TL olduğu, yapılan incelemelerde haciz ve muhafaza işlemi yapılarak satışı gerçekleştirilen malların dava tarihi itibariyle bedellerinin 130.191,00-TL olduğu, dosyada yeterli delil bulunmadığı ve yoksun kalınan kar veya işin başkasına yaptırılması nedeni ile uğranılan zarar açısından hesaplama yapılamadığı rapor edilmiş, tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetine 1 adet tıbbi cihaz ve tıbbi malzemeleri konusunda uzman eklenmek sureti ile ek rapor alınmasına karar verilmiş, 26/09/2022 tarihli raporda, dava dosyasına sunulan 4 adet ameliyat masası ve 6 adet jinekoloji muayene masalarının %48 kdv hariç 223.000,00-TL'lik faturalara göre, makine işlem ve işçilik değeri olan 10.103,50-TL'lik işi dışarıya yaptırılmasından kaynaklı maliyetinin %35'e kadar kar mahrumiyeti olması kabulü halinde 3.536,23-TL'lik zarar olduğu rapor edilmiş, tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve tespitlerin yapılması için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş , mahkememize sunulan 27/02/2023 tarihli raporda, Davanın, haksız hacizden kaynaklı tazminat, yoksun kalınan kâr ve manevi tazminata ilişkin dava olduğu, dava değerinin toplam 200.030,00-TL olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemelerde haciz ve muhafaza işlemi yapılarak satışı gerçekleştirilen malların dava tarihi itibariyle bedellerinin 130.191,00-TL olduğu, dava dosyasında %18 kdv'siz 175.373,00-TL'lik mekanik parça ve imalatı altında 22 adet imalat faturasının dosyaya sunulduğu, söz konusu imalat faturalarından 40.414,00-TL'nin malzemeli olarak işçilik yapıldığı, bu bedelinde işçilik değerinin %25 olarak kabul edilerek, dışarıda yapılan ürünlerin işçilik ve imalat bedellerinin 10.103,50-TL olduğu kanaatine varıldığı, söz konusu 10.103,50-TL 'lik işi dışarıya yaptırılmasından kaynaklı maliyetinin %35 kadar kar mahrumiyeti olması kabulü ile 3.536,23-TL'lik kadar zararı olduğu, davacının imalat faturası sunmadığından, söz konusu 250 adet cihazları al-sat usulü, fason ürettirme vb. çerçevede sağladığı kanaatine varıldığı ve herhangi bir zarar tespitinin yapılamadığı rapor edilmiştir.
Mahkememizce, dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi ile davacının satılan malların bedellerinin istemine yönelik .... sayılı ilamının kesinleştiği 28/12/2020 tarihi itibari ile tevsik edici objektif veriler ile tespiti ile; davacının kar kaybı zararı istemine yönelik olarakda, haczin yapıldığı tarih öncesi olan 2012-2013-2014 yılları ticari defter kayıtları incelenmek suretiyle (davacı vekiline bu yollara ait ticari defter kayıtlarının bulunduğu yer ve iletişim bilgilerinin sunulması için HMK 222 maddesi gereğince ihtarlı 2 haftalık kesin süre verilmesine (ihtar edildi)) haczedilen mallar nedeniyle üretim ve kar artış/azalışın olup olmadığının tespiti ile haciz tarihi olan 31/03/2015 - 25/04/2015 tarihlerinden 28/12/2020 tarihindeki varsa kar kaybı zararının belirlenmesi amacı ile bilirkişi heyetinden den ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetince sunulan 06/09/2023 tarihli ek raporda, Davanın, haksız hacizden kaynaklı tazminat, yoksun kalınan kâr ve manevi tazminata ilişkin dava olduğu, dava değerinin toplam 200.030,00-TL olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemelerde, haciz ve muhafaza işlemi yapılarak satışı gerçekleştirilen malların dava tarihi itibariyle bedellerinin 130.191,00 TL olduğu, dava dosyasına %18 KDV’siz 175.373,00 TL’lik mekanik parça ve imalatı altında 22 adet imalat faturası dosyaya sunmuş olup, söz konusu imalat faturalarından 40.414,00 TL’nin malzemeli olarak işçilik yapıldığı, bu bedelde işçilik değerinin %25 olarak kabul edilerek, dışarıda yapılan ürünlerin işçilik ve imalat bedellerinin 10.103,50 TL olduğu kanaatine varıldığı, söz konusu 10.103,50 TL’lik işi dışarıya yaptırılmasından kaynaklı maliyetinin %35 kadar kar mahrumiyeti olması kabulü ile 3.536,23 TL’lik kadar zararı olduğu, davacının dava dilekçesinde satılan 10 adet cihaz dışında, dava dosyasına diğer satılan 201 adet cihazlar için herhangi imalat faturası sunmadığından, söz konusu 201 adet cihazları al-sat usulü, fason ürettirme vb. çerçevede sağladığı kanaatine varılmış olup, tarafımızdan herhangi bir zarar tespiti yapılamadığı, mali yönden daha önce kök raporda davacı talebi ile bağlı kalınarak inceleme yapıldığı rapor edilmiştir.
Davacı vekilince sunulan 20/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, haciz ve muhafaza işlemi yapılarak satışı gerçekleştirilen malların dava tarihi itibariyle bedellerinin karşılılığı olarak tespit edilen bedel olan 130.191,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmek üzere davalıdan tahsiline, müvekkil şirketin kar mahrumiyetinin karşılığı olan 3.536,23 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkil şirketin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, ticari şeref ve haysiyeti haksız haciz, muhafaza ve satış nedeniyle zarara uğratıldığından 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, ıslah harcının yatırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; haksız hacizden kaynaklı tazminat, yoksun kalınan kâr ve manevi tazminat istemine ilişkin eldeki davada, mahkememizce hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen kök ve ek bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere haciz ve muhafaza işlemi yapılarak satışı gerçekleştirilen malların dava tarihi itibariyle bedellerinin 130.191,00 TL olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan 22 adet imalat faturasına göre 40.414,00 TL’nin malzemeli olarak işçilik yapıldığı, bu bedelde işçilik değerinin %25 olarak kabul edilerek, dışarıda yapılan ürünlerin işçilik ve imalat bedellerinin 10.103,50 TL olduğu kabulü ile bu işin dışarıya yaptırılmasından kaynaklı maliyetinin %35 kadar kar mahrumiyeti olacağı, buna göre 3.536,23 TL’lik zarar oluştuğu, davacının dava dilekçesinde satılan 10 adet cihaz dışında, dava dosyasına diğer satılan 201 adet cihazlar için herhangi imalat faturası sunmadığından, söz konusu 201 adet cihazları al-sat usulü, fason ürettirme vb. çerçevede sağladığı kanaatine varılmakla bu hususta herhangi bir zarar oluşmadığı, yine dava konusu yapılan haksız haczin sabit olduğu, bu durumda davacının BK. 49 kapsamında ticari itibarının sarsıldığı gerekçesiyle manevi tazminat talep edebileceğinin kabulünün gerektiği ve haksız haciz ve sonrası işlemlerin mahiyeti niteliği ve yoğunluğu dikkate alınarak takdiren 200.000,00 TL manevi tazminat talep edebileceği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :
1-Davanın Kısmen kabulü ile
-Haksız haciz edilerek satışı gerçekleştiren malların bedeli olarak 130.191,00-TL dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte,
-Kar mahrumiyeti olarak 3.536,23-TL dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte
-Manevi tazinatı olarak 200.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte olmak üzere toplam 333.727,23-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Haczedilen makineler ile gerçekleştirilen işlerin başka firmalara yaptırılması nedeniyle ödenen bedele ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 22.796,91-TL olduğundan, peşin alınan 5.699,42-TL'nin mahsubu ile bakiye 17.097,49-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Zorunlu arabuluculuk miktarı olan 1.320,00-TL 'nin 1.319,86-TL'sinin davalıdan geri kalan 0,14-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı maddi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 21.396,36-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı manevi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı maddi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 5.758,72-TL harç toplamı ile 10.083,93-TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.842,65-TL'nin 15.841,06-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2024
¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!