WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Köyü 3522 parsel sayılı taşınmazına haciz konulduğunu, babasının isminin ... olarak değiştiğini ve tapu kaydında da yine ... olarak düzeltilmesine karar verildiğini belirterek, şikayet konusu taşınmaza konulan haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği, kararın dairemizce tapu malikinin açık kimlik bilgilerinin araştırılması için bozulduğu mahkemenin bozma ilamına uyarak yaptığı yeniden yargılamada, haciz tarihinin tapuda isim tashihi davasından önce olduğu ve tapuda isim tashihi kararının haczin kaldırılması yönünde bir hüküm içermediğinden şikayetin reddine karar verildiği, kararın şikayet eden tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta taşınmazın 29/04/2008 tarihinde ½ hissesi ... oğlu ... ½ hissesinin ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu isim ve baba adlarında 19/07/2010 tarihinde hükmen tashih yapılarak düzeltme yapıldığı yine ...'...

Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkiline kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığını, ödeme emrinin müvekkiline aynı elden tebliğ edildiği ve yine aynı gün takip kesinleşmeden emeli maaşına haciz için muvafakat alındığını ve emekli maaşının aylık 2.000,00 TL'si üzerine haciz konulduğunu, haczin kaldırılması için müvekkilinin .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından İcra memur muamelesini şikayet yoluna başvurduğunu ve .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/598 Karar sayılı kararı ile haczin kaldırıldığını, kararın istinaf edilmemesi üzerine 27/04/2021 tarihinde karırın kesinleştiğini, müvekkilinin maaşından toplam 25.000 TL kesinti olduğunu, avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; .......

Açıklanan şu duruma göre mahkemece, hakkında takip yapılan şirket ile şikayetçi şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının getirtilerek, öncelikle husumet konusunun incelenmesi, bilâhare Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ileri sürüldüğüne göre, somut olayda Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebliğ yapılabilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığının da incelenerek, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz yapıldığının belirlenmesi halinde aynı Kanunun 32.maddesine göre usulsüz olarak yapılan tebliğ işlemine muttali olunan tarihi tebliğ tarihi olarak belirlenmesi ve bu halde borçlunun diğer şikayet nedenlerinin de incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Borçlu vekili ise şikayet dilekçesinde, sadece 14/08/2012 tarihli ödeme emri tebliğ işlemini şikayet konusu yapmış olup, açıkça şikayet konusu yapılmayan 30/09/2014 tarihli kıymet takdir raporunun tebliğ işlemine göre 07/05/2015 tarihinde yapılan başvuru, yukarıda açıklanan yasa hükmünde öngörülen 7 günlük şikayet süresinden sonradır. Bu durumda mahkemece, ödeme emrine ilişkin usulsüz tebligat şikayetinin süre yönünden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile isteminin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. L.B....

Borçlunun kendisine gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğindedir. İİK’nun 16/1. maddesi gereğince de şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması zorunludur. Somut olayda, borçluya ödeme emri tebligatı dışında kıymet takdiri raporunun da tebliğ edildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde kıymet takdir raporu tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik bir iddiasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna göre, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince borçlunun ödeme emrinden en geç kıymet takdir raporunun tebliğ edildiği 26.5.2014 tarihinde haberdar olduğu kabul edilmelidir....

Mahkemece, talebin şikayet olarak değerlendirilerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda “şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına” dair verilen karar alacaklı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 24.12.2009 gün ve 2008/18725-2009/17066 sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; Borçlar Kanunu'nun 522. ve 523. maddeleri gereğince, adi ortaklıkta her ortak şirkette iştirak hakkına sahip olduğundan, ortağın kişisel alacaklılarının borçlu ortağın şirketteki kar payını İİK'nun 89. maddesine göre haczettirebileceği, ayrıca, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczinin mümkün bulunduğu, adi ortaklığın istihkakına haciz konulamayacağı, somut olayda da adi ortaklığın hakedişten alacağı miktar üzerine haciz konulduğundan, davacı 3. kişinin ortaklık alacağına konulan haczin kaldırılması isteğinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm...

Bu durumda, borçlu ... adına gönderilen ödeme emri tebligatı, usulsüz tebliğ edilmiş olduğundan, adı geçen borçlu yönünden usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin, şikayet dilekçesinde bildirilen öğrenme tarihi olan 17.10.2015 tarihi olarak düzeltilmesi gerekir. Öte yandan, İİK'nun 168/1. maddesinin 3, 4 ve 5. bentleri gereğince, borçlunun borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, imzaya itirazını ve takibin müstenidi olan senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığına yönelik şikayetini yasal 5 günlük süresi içerisinde icra mahkemesine yapması zorunludur. Bu süre en geç ödeme emrinin, itiraz ya da şikayet edene tebliğinden sonra başlar....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Uşak İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 31/03/2015 NUMARASI : 2014/420-2015/179 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayet eden üçüncü kişi icra mahkemesine yaptığı başvuruda, borçlunun müteveffa babası adına kayıtlı olan taşınmazına konulan haczin, borçlunun mirası reddettiği gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmesini istediği, mahkemece şikayet eden üçüncü kişiye 103 davetiyesinin tebliğ edildiği hacze itiraz edilmediği, süresinde şikayette bulunulmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde borçlunun, SGK'dan aldığı emekli maaşına haciz konulması üzerine icra mahkemesine başvurarak, emekli maaşına uygulanan haczin kaldırılmasını, maaşına haciz konulmasına muvafakatının olmadığını, şikayet tarihinden karar tarihine kadar kesinti yapılması halinde kesintilerin iadesini talep ettiği, mahkemece; şikayetin kabulü ile emekli maaşına konmuş olan haczin kaldırılmasına, şikayet tarihinden karar tarihine kadar olan süreç içerisinde kesinti yapılmış ise yapılan...

Bu süre öğrenme tarihinden başlar ve hak düşürücü niteliktedir. Somut olayda, borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunduğu taşınmazın 12.04.2012 tarihinde haczedildiği, hacze ilişkin 103 davetiyesinin 26.08.2012 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 20.01.2014 tarihinde haczedilmezlik şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaz haczine ilişkin 103 davetiyesinin usulsüz tebliğ edildiğine yönelik şikayet de İİK'nun 16/1. maddesine göre 7 günlük süreye tâbidir. Borçlu meskeniyet şikayetine ilişkin dilekçesinde açıkça 103 davetiyesinin usulsüz tebliğ edildiği yönünde bir iddiada bulunmamış, süresinden sonra 10.04.2014 havale tarihli cevaba cevap dilekçesi ile tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürmüştür. O halde mahkemece meskeniyet şikayetinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

UYAP Entegrasyonu