Ödeme emri tebliği, icra müdürlüğü işlemi olup, bu işlemin usulsüz olduğu ancak tebliğ işleminin muhatabı tarafından İİK. nun 16.maddesine göre öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurulması halinde icra mahkemesince incelenir ve tebliğ işleminin usulsüz olduğu belirlenir ise İİK. nun 17. ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihi öğrenme tarihi esas alınarak düzeltilir. Bir diğer anlatımla, ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olup olmadığı hususu icra müdürlüğünce değerlendirilemez. Bu nedenle şikayet tarihinden sonra icra müdürlüğünce tebliğ işleminin usulsüz olduğu yönünde verilen karar hukuki sonuç doğurmayacağından, aynı konuda icra mahkemesine yapılan şikayeti konusuz bırakmaz. Kaldı ki her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meskeniyet şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 82/12; HMK'nın 331/1 maddeleri. 3. Değerlendirme İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetin konusu, taşınmaz maliki üçüncü kişinin haczin kaldırılması istemine ilişkin olup, anılan karar İİK'nun 363. maddesi uyarınca temyizi kabil bulunduğundan ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin temyiz isteminin reddine dair 2014/480 Esas-387 Karar ve 09.01.2015 tarihli ek kararının kaldırılmasına oybirliğiyle karar verildi. ......
Müdürlüğü'nün 1999/25622 E. sayılı dosyasından düzenlenen ....03.2009 tarihli sıra cetvelinde, şikayet olunana ilk sırada pay ayrılıp müvekkiline pay ayrılmamasının usulsüz olduğunu, müvekkilinin haczinin ilk haciz olmakla sıra cetvelinin müvekkilinin alacaklı olduğu dosyadan düzenlenmesi ve müvekkiline ilk sırada pay ayrılması gerektiğini ileri sürerek, anılan sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şikayetçinin taşınmazlar üzerinde bulunan ....06.1999 tarihli haczinin iki yıllık süresi içerisinde satış talep edilmediğinden düştüğünü, 02.09.1999 tarihli haczinin ise şikayet olunanın ....08.1999 tarihli haczinden sonra olmakla sıra cetvelinin ilk kesin haciz olan şikayet olunanın dosyasından düzenlenmesinde ve şikayet olunana ilk sırada pay ayrılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, haczin kaldırılması şikayeti yanında, sair itiraz ve şikayetlerini de ileri sürerek icra takibinin iptalini istediği, mahkemece; yalnız haczin kaldırılması talebi yönünden değerlendirme yapılarak 14.03.2016 tarihli hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tebliğe çıkarılan 89/1. ve 89/2. haciz ihbarnamelerinin Tebligat Kanunu'nun 21/1, 23/7 maddeleri ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30, 31. ve 35. maddelerine aykırı olarak yapıldığı, 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamesi tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu ancak şikayetçiye 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin tebliğ olunduğu aynı adrese tebliğe çıkarılan 89/3. haciz ihbarnamesinin iade dönmesi üzerine AKS sisteminde kayıtlı aynı adresine mernis beyanı şerh olunarak tebliğe çıkarılan 89/3 haciz ihbarnamesinin, Tebligat Kanunu 21/2 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi gereğince usulüne uygun olarak 20.01.2020 tarihinde tebliğ olunduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile asıl davada şikayetin reddine, usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne...
Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayet edilen alacaklı istinaf dilekçesi içeriği tekrar ederek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ödeme emri tebligat işleminin usulsüz olduğuna dair şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md 16., TK md. 16 3....
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davası ile İİK 16.maddeye göre açılmış memur muamelesini şikayete ilişkindir. İstihkak ve şikayet davaları süre,harç,yargılama prosedürü ve temyiz inceleme yeri yönünden farklı usule tabi olduğundan mahkemece davacı 3.kişi tarafından açılan istihkak davası ile şikayet davasına ayrı ayrı bakılması gerekirken davaların birleştirilmesi doğru görülmemiştir.Mahkemece davalar tefrik edilerek yargılamaya istihkak ve memur muamalesini şikayet olarak ayrı ayrı bakılmalı ve sonucuna göre ayrı ayrı karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı kişiye geri verilmesine 03.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şikayetçi-borçlu tarafından 2011/2440 Es. sayılı dosyada tebligat usulsüzlüğünden gelindiği, ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünün ileri sürülmesi halinde icra mahkemesince öncelikle bu usulsüz tebligat şikayetinin İİK'nun 16. maddesine göre 7 günlük sürede yapılıp yapılmadığının tespiti ile şikayet süresinde ise ve şartları oluşmuş ise 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesi daha sonra da şikayet ve itirazların karara bağlanması gerektiği, mahkemece ödeme emri tebligatının usulsüz olduğu, şikayetçinin takipten kıymet takdir raporunun tebliği ile haberdar olduğu kabul edilmesine ve şikayetçinin İİK.'nun 16/1.maddesi gereğince süresinde gelmesine rağmen Tebligat Kanunu'nun 32.maddesine göre tesbit edilen tarihin tebliğ tarihi olarak kabulüne ve daha sonra da bu dosya ile birleşen 2011/2444 Es. sayılı dosya ile ilgili olarak İİK.'...
Her dava ve şikayet açıldığı tarihteki hukuki durum gözetilerek hükme bağlanır. (28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı İ.B.K. ve HGK'nun 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı). Şikayet tarihinden sonra haczin kaldırılması ya da yeniden haciz konulması işin esasına girilmesine engel değildir. Öte yandan, vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, artık bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Hakim değişikliği olsa dahi, bozmaya uymaya ilişkin ara kararından yine dönülemez ve direnme kararı verilemez. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. (HGK 2010/9-71 E., 2010/87 K.)...


