WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait icra dosyasındaki ödeme emrinin usulsüz olduğu, bu nedenle borçlu hakkındaki takibin henüz kesinleşmediği, takip kesinleşmeden ve haciz isteme hakkı doğmadan 07.10.2010 tarihinde konulan haczin de hükümsüz olduğu, kesinleşmemiş icra takibi ve geçersiz haczin sıra cetvelinde birinci sırada pay almasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, sıra cetvelinde davalının sırasına ve alacağına itirazının kabulü ile bu dosyada davalıya birinci sırada ayrılan payın davacının alacaklı olduğu ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/831 Esas sayılı dosyası nedeniyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalının sıra cetvelindeki alacağının sırasına ve esasına ilişkindir. Alacağın hem sırasına hem de esasına itiraz edildiğinde öncelikle sıraya itiraz incelenir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin olarak Dairemizin 10.10.2011 gün ve 2011/384 Esas 2011/934 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Şikayetçi vekili, borçluya ait teminat üzerine konulan hacizden sonra düzenlenen sıra cetvelinde paranın 2. sıradaki şikayet olunana verilmesine karar verildiğini, sıra cetvelinde müvekkilinin 1. sırada yer alması gerektiğini borçluya yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüz olması nedeniyle davalının ihtiyati haczinin kesin hacze dönüşmediğini, bu nedenle pay almaması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, tebligatın hukuka uygun olduğunu, ödeme emrinin tebliğinin usulsüzlüğünü takip borçlusu dışında bir kimsenin ileri süremeyeceğini, ......

ya gittiğini, tebliğ tarihinde ikametgahında bulunmadığını, takipten 09.07.2021 tarihinde haberdar olduğunu, TK 21/1. maddeye ve yönetmeliğin 30. maddesine uygun tebligat yapılmadığını belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı aleyhine ilamsız icra takibine gidildiği, davacı tarafın ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği icra takibinden 09.07.2021 tarihinde haberdar olduklarından bahisle tebliğ tarihinin düzeltilmesi için şikayette bulunulduğu, davacıya çıkartılan ödeme emri tebligat parçasının incelenmesinde adresin o an kapalı olması nedeniyle komşusu...'...

İcra Müdürlüğünün 2015/26 Esas sayılı takip dosyasından tanzim edilen 13.03.2018 tarihli sıra cetvelinde, şikayetçi haczinin 1. sırada yer alması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. II. CEVAP Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde özetle, ilk kesin haczin şikayet olunanın takip dosyasından konulduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesi için İİK’nın 168/2 maddesine göre 10 günlük sürenin geçmesi gerektiği, şikayetçi dosyasında 05.06.2017, 06.03.2017 ve 09.03.2017 tarihlerinde ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, şikayetçinin ise İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2015/7911 Esas sayılı dosyasında ilamsız takip yaptığı ve bu dosyadan 25.01.2016 tarihinde kesin haciz konulduğu, ilk kesin haczin anılan dosyadan olduğu belirtilerek, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. IV....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 24/08/2010 gününde verilen dilekçe ile mülkiyet hakkına dayalı taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; görevsizlik nedeniyle davanın reddine dair verilen 08/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, ortaklığın ...... suretiyle giderilmesi sonucu ihale ile alınan taşınmaz üzerine ihale tarihinden sonra, tescil işleminden önce konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacılar, 551 parselde kayıtlı taşınmazı ...... Sulh Hukuk Mahkemesi .........

İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mirasın reddi nedeniyle borçluya murisinden intikal eden taşınmazlara konulan haczin kaldırılması istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi üçüncü kişi şikayet dilekçesinde;icra dosyalarından borçlu ...'in murisi ...'den intikal edecek taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin, borçlu ... tarafından murisi ...'...

İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir....

Alacaklı tarafından tahsil edilen paranın iadesi ancak İİK'nun 40. ve 361. maddelerine göre mümkündür. İİK'nun 361. maddesi gereğince; icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa, verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır. Ancak, İİK'nun 361. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için icra dairesince borçludan fazla para tahsil edilmiş olması ya da yanlışlıkla ödeme yapılmış olması gerekmektedir. Haczin sonradan kaldırılmış olması önceden yapılan kesintileri hükümsüz kılmaz. Borçlunun usulsüz tebligat şikayeti üzerine takibin durdurulması ve hacizlerin bu karar üzerine kaldırılması, İİK'nun 361. maddesi koşullarının oluştuğunun kabulü için yeterli değildir. Bu nedenle borçlu ancak genel mahkemede açacağı istirdat davası sonucuna göre ödediği parayı geri alabilir....

Şikayet dilekçesinde meskeniyet şikayetinden söz edilmesi, HMK'nun 33. maddesi gereğince, hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, İİK'nun 82/1-12. bendinde yer bulan yasal düzenleme uyarınca, meskeniyet şikayetinin yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olduğu, takipte borçlu sıfatı taşımayan 3. kişinin bu konuda şikayet hakkının bulunmadığı da nazara alınarak, talebin haczin kaldırılması şikayeti olarak nitelendirilmesi gerekir. Zira, şikayetçi üçüncü kişi şikayet dilekçesinde haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 07/04/2004 tarih ve 2004/12-210 E. 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın, borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunludur. Takipte borçlu sıfatı bulunmayan üçüncü kişinin, mülkiyeti kendisine ait taşınmaza konulan haczin kaldırılmasını icra mahkemesinden şikayet yolu ile isteme hakkı vardır....

-TL nin dosyaya ödenmesinin istendiği, 3. kişi tarafından, haczin kaldırılması yazısı üzerine alacak üzerindeki haczin kaldırılarak borçlu şirkete ödeme yapıldığı bildirilerek yazıya itiraz edildiği, icra müdürlüğünce haciz kaldırma yazısının 10/04/2013 tarihinden önce konan hacizleri kapsamadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, bu karara karşı 3. kişi tarafından şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Borçlunun 3. kişi nezdinde bulunan alacağı üzerinde, bu takip dosyasından konulan şikayet konusu haciz dışında başkaca bir haciz bulunmadığı hususu da nazara alındığında, 3. kişiye tebliğ edilen 30/04/2013 tarihli haczin kaldırılmasına ilişkin müdürlük kararı doğrultusunda haciz kalkmış sayılır....

UYAP Entegrasyonu