Tebligat Kanunu’nun 21/1 ve 21/2.maddeleri uyarınca usulsüz olduğu gerekçesi ile bozulduğu görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince; tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır....
Öte yandan, borçlunun kendisine gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması “şikayet” olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması gereklidir (HGK'nun 05/06/1991 tarih ve 91/12-258 E. - 91/344 K. sayılı kararı). Somut olayda, şikayetçinin şikayet dilekçesinde usulsüz olduğunu belirttiği 25.08.2015 tarihli ödeme emri tebliğ işleminden sonra kendisine 13.10.2015 tarihinde taşınmaz haczine ilişkin 103 davet kağıdı tebliğ edilmiştir. Her ne kadar söz konusu tebliğ işlemleri Tebligat Kanunu uyarınca usulsüz yapılmış ise de, 103 davetiyesine yönelik tebliğ işleminin usulsüz olduğuna dair bir iddia ve şikayet olmadığı anlaşıldığından, şikayetçinin en geç 13.10.2015 tarihinde takipten ve tebliğlerden haberdar olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki borçlu, 16.10.2015 günü icra dosyasından fotokopi almış olduğuna göre tüm tebligatlardan haberdar olmuştur....
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin amme borçlarının tahsili amacıyla sözü edilen şirkete borcu olması nedeniyle davacının banka hesaplarına uygulanan haczin kaldırılması için yaptığı düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenen düzeltme ve şikayet yolunun, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tesis edilen işlemlere uygulanması mümkün olmadığından haciz işlemine karşı yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Haciz bildirisine dair tebligatın usulsüz olduğu, ......
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki haczin kaldırılması şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile şikayet edenin hissesine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Üçüncü kişi vekili şikayet dilekçesinde; satın aldığı 46439 ada 1 parselde kayıtlı 24 numaralı bağımsız bölüm üzerine ... 29....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi DAVATÜRÜ:Kıymet Takdirine İtiraz, Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine ve mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı borçlu vekili, ... 12. İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı dava ile; ilam gereği teslim yükümlülüğü altında bulunulan malın haczedilemeyeceği, 25/06/2014 tarihli haciz tutanağının usulsüz olması nedeniyle iptali, vekalet ücret alacağına haciz konulamayacağından haczin iptalini talep etmiş ve haczedilen makinenin kıymet takdirine itiraz etmiştir.Davalı alacaklı vekili, şikayet başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.... 12....
Haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının kabul edilip kesinleşmesi dahi, haczin kaldırılması sonucunu doğurmaz. Tescil kararı hacizden sonra kesinleştiğinden ve bu kararda tapudaki hacizlerin kaldırılması yönünde bir hüküm de bulunmadığından haczin kaldırılması istemi ancak 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabilir. İcra dosyasının incelenmesinde; taşınmaz üzerine konulan haczin 05.02.2014 tarihinde tapuya işlendiği, ... 2. Tüketici Mahkemesi’nin tapu kaydının iptali ve tescile ilişkin kararının ise 22.10.2012 tarihli olduğu ve kararın 21.3.2014 tarihinde kesinleştiği görülmekte olup bölge adliye mahkemesince haczin kaldırılması yerinde değildir. Öte yandan; icra mahkemesi kararlarının, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeseler de, kendi aralarında kesin hüküm oluşturdukları uygulamada kabul edilmektedir....
Somut olayda; şikayet konu haczin ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/9519 takip sayılı dosyası ile yapıldığı, ... İcra Müdürlüğü tarafından ise talimat doğrultusunda kıymet takdir raporu düzenletildiği, davacının taşınmaza ilişkin kıymet takdirine itiraz ve haczedilmezlik şikayetinde bulunduğu, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından ise, davanın kıymet takdirine itiraz talebi yönünden tefrik edilerek haczedilmezlik şikayetine ilişkin olarak görevsizlik kararı verdiği anlaşılmakla anılan takip dosyası ile ilgili haczin kaldırılması talebini inceleme yetkisi, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesine aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 16/10/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Davacılara ait taşınmaza ilişkin haczedilmezlik itirazının kabulü ile haczin kaldırılması istemine ilişkin olarak açılan davada...14. İcra Hukuk ve ......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; icra dosyasında müvekkiline gönderilen tüm tebligatların usulsüz tebliğ edildiğini, ödeme emrinde belirtilen adreste ikamet etmesine rağmen usulsüz tebligattan ötürü satış işlemlerinden haberdar olunmadığını, ihaleden 01.03.2022 tarihinde haberdar olduğunu, taşınmazın trajı yüksek gazete de ilan edilmediğini ileri sürerek 09.09.2021 tarihli ihalenin feshi talep edildiği, mahkemece şikayetin reddi ile şikayet eden aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, şikayet eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, satış...
Kurumların özel Kanunlarında düzenlenen tahsil dairelerinin her biri idari makamdır ve kamu alacağının tahsili için yaptıkları tek taraflı her işlem idari işlemdir. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılan iptal davalarının” idari yargının görev alanına girdiği belirtilmiştir. Belediye alacakları 6183 Sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Belediyenin tahsil dairesi, 6183 Sayılı Kanun'a göre takip başlatır. Takip kesinleştikten sonra 6183 Sayılı Kanun'un 62. maddesine göre haciz uygular. Kamu alacakları için yapılan takip ve haciz işlemlerinin her biri “idari işlem” dir. İdari işlem olduğu için idari işlemin türüne göre vergi veya idare mahkemesinde bu işlemlerin iptali davası açılmalıdır. İdarenin koyduğu haczin kaldırılabilmesi için, yapılan takip veya haczin Kanuna aykırı ve/veya usulsüz olduğunun tespiti gerekir....


