İcra Müdürlüğünün 2008/1555 talimat sayılı takip dosyasına asıl takibin tarafı olmayan.....’nin usulsüz bir şekilde taraf olarak eklendiği ve bu şirketin maliki olduğu şikayet konusu araç üzerine haciz konulduğu,devamında da aracın talimat takip dosyası üzerinden İcra Müdürlüğünce ...a ihale suretiyle satılmış gibi tescil evrakı oluşturulduğu,bu belgeye istinaden aracın takyidatlarından ari şekilde ... adına tescil edildiği,şikayetçinin ise aracı 07.06.2013 tarihinde bu kişiden noter satış sözleşmesi ile satın aldığı,aracın bu şekilde 3. kişi adına tescil edilmesinden sonra ... 6....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dosyada sıra cetvelindeki sıraya şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen dosyanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl dosyada şikayet olunan-birleşen dosyada şikayetçiler ile asıl dosyada şikayetçi- birleşen dosyada şikayet olunan vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl dosyada şikayetçi vekili; sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen ... 8. İcra Müdürlüğünün 2014/10252 Esas sayılı dosyasından 24.10.2014 tarihinde ihtiyati haciz uygulandığını, ihtiyati haczin 02.11.2014 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin 17. İcra Müdürlüğünün 2014/10261 Esas sayılı dosyasından 30.10.2014 tarihinde ihtiyati haciz uygulandığını, henüz kesin hacze dönüşmeyen ... 8....
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, haczedilen banka hesabındaki paranın 3. kişiye ait olduğu nedeniyle haczin kaldırılması istemi olup, bu haliyle istihkak davası niteliğindedir. Borçlunun, haczedilen paranın 3. kişiye ait olduğu nedeniyle şikayet yolu ile haczin kaldırılmasını isteyemeyeceği gibi, istihkak davası açması da mümkün değildir. İstihkak davası ancak haczedilen taşınırın kendisine ait olduğunu iddia eden 3. kişi tarafından açılabilir. O halde mahkemece borçlunun isteminin reddi yerine yazılı gerekçe ile haczin kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
nin alacağının 172.500,00 TL'sini temlik aldığını, 27.06.2013 tarihli sıra cetvelinde dördüncü sırada yer verilen şikayet olunan...'un icra takip dosyasında süresinde satış istenmediğinden hacizlerin hukuki kıymetini kaybettiğini, haczin 20.01.2013 tarihli olduğunu, satışın 25.04.2013 tarihinde yapıldığını, beşinci sırada yer alan şikayet olunan ...şirketinin ihtiyati haciz tarihinin 10.02.2011 olduğunu, işbu haczin müvekkilinin haczinden önce olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kesin haczin dönüştüğü tarihin belirsiz olduğunu, müvekkilinin hacizinin diğer alacaklıların haczinden önce ve geçerli olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile yeniden sıra cetveli tanzimini ve şikayet olunanlara düşen paranın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir....
talep etmiş, mahkemece; borçlu tarafından, 103 davetiyesinin tebliğinin usulsüz tebliğ edildiğine dair ayrı bir şikayet davası açıldığı ve tebliğ tarihinin düzeltildiği iddia ve ispat olunmadığından bahisle 103 davet kağıdı tebliğ tarihine göre şikayetin süreden reddine karar verilmiştir....
Şikayet olunan vekili, sıra cetveline konu araç üzerine kayden haciz konulmasının yeterli olduğunu ayrıca fiilen hacze gerek bulunmadığını, müvekkilinin haciz tarihinden sonra bir yıl içinde satış talebinde bulunarak satış avansını da yatırdığını, satış tarihi itibari ile haczin devam ettiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şikayet olunan tarafından araç üzerine ....03.2009 tarihinde konan ihtiyati haczin süresi içinde kesinleştiği ve 03...2009 tarihinde satış avansı yatırılarak satış istenmiş ise de, daha sonra hiç bir satış talebinin olmadığı, buna göre bir yıllık satış isteme süresini sonu olan 03...2010 tarihinde haczin düştüğü ve yenilenmediği, yıllar önce yatırılan satış avansının satış talebi yenilenmeden sonsuza kadar haczi durdurmayacağı gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile şikayet olunanın haczi düştüğünden sıra cetvelinden çıkarılmasına karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlunun haczedilen 102 ada 6 parsel sayılı taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu belirterek haczin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, borçlunun hacizden 04.06.2014 tarihinde haberdar olmasına rağmen 7 günlük şikayet süresi geçtikten sonra 19.06.2014 tarihinde dava açması sebebiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır....
Somut olayda, asıl dosya ve birleşen dosyada aynı menkullere haciz konulduğu ve borçlu vekili tarafından her iki dosyada da haczin kaldırılması talebinde bulunulduğu, mahkemece, asıl dosyada haczin kaldırılması talebinin kabul edildiği ancak birleşen dosya yönünden bu hususta olumlu ya da olumsuz karar verilmediği görülmüştür. O halde, mahkemece, birleşen 2012/25 E. sayılı dosyada haczin kaldırılması talebi hakkında inceleme yapılarak gerekçesi ayrıntısı ile değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ödeme emri tebligatı haciz mahallinde yapılmakla birlikte,iki borçluya yapılan tebligatın da usulsüz olduğu, borçluların adresinin tebligat adresi olmadığı yönünde verilip,temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş Mahkeme kararı bulunmaktadır. Dava konusu haczin yapıldığı yer ise, davacının 01.07.2006’dan itibaren kullandığı muhasebe bürosudur ve borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı olan adresi de aynı yerde bir başka iş yeridir.Haciz sırasında borçlunun gidilen adreste ticari faaliyetini sürdürdüğü yönünde bir tespit yapılmamıştır. Bu durumda, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi üçüncü kişi yararına olup,ispat yükü altında bulunan alacaklının sunduğu belgeler karinenin aksini yani mahcuzların borçluya ait olduğunu kanıtlamaya elverişli değildir....
ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince yapılan ödeme emri tebliğ işleminin, posta memurunca gerekli araştırma yapılmaması nedeniyle usulsüz olduğunu, zira muhatabın adresi terk ettiği tespit edilmediği gibi haber kağıdının kapıya asıldığının da şüpheli olduğunu ve icra takibinden 24.6.2022 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek, ödeme emri tebligatının iptalini, tebligatı öğrenme tarihinin 24.6.2022 olarak kabulünü ve uygulanan tüm hacizlerin kaldırılması ile takibin durdurulmasını talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesi sunmamıştır. III....


