-K A R A R- Şikayetçi vekili, borçlu ... adına kayıtlı taşınmazın ....05.2012 tarihinde ihale edildiğini, taşınmaz üzerinde birden fazla haciz olması sebebiyle ....07.2012 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini, davalı ... ... tarafından, ihtiyati haciz kararı sonucu açılan takipte borçluya ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini ve haczin kesin hacze dönüşmediğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Şikayet olunan ... vekili, şikayete karşı beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şikayet olunan ... alacağının tahsili için başlatılan takip kapsamında borçluya ödeme emrinin T.K'nın 35. maddesine göre yapıldığı, ....09.2009 tarihinde bu adreste menkul malların haczedidiği, borçlu ...'...
Mahkemece; satış vaadi şerhinden sonra konulan haczin sonuç doğurmayacağı gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın 11/208 nolu hissesi üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK’nun 96 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin koşullar menkul mallar için uygulanmaktadır. Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir (HGK’nun 24.09.1997 tarih 1997/15-461 E. 1997/729 K.; HGK’nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 E. 2001/516 K.; HGK’nun 31.03.2004 tarih ve 2004/12-198 E. 2004/183 K.). HMK'nun 33. maddesi gereğince, bir davada ileri sürülen olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek ve yasa maddelerini doğru olarak uygulamak hakimin görevidir. Yani hukuki tavsif hakime aittir....
Gerekçe ve Sonuç Haczin 09.01.2020 tarihinde konulduğu ve 103 davetiyesinin hem davacı asıla hem de vekiline 05.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, meskeniyet şikayetinde sürenin haczin öğrenilmesi itibariyle başlayacağı, yedi günlük süre içerisinde meskeniyet şikayetinde bulunulmadığı gerekçesi ile şikayetin süre aşımı sebebi ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Borçlu, vekaletname verilen tek vekilin Av. ... olduğunu, icra dosyası için yetki verilmiş herhangi bir vekil olmadığını, 103 davetiyesi gönderilen vekil ile herhangi bir ilişkisinin kalmadığını, icra dosyasından borçlu asıla da bir tebligat yapılmadığını, yapılmışsa da usulsüz olduğunu, vekil varken asıla tebliğ yapılmasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C....
İcra Mahkemesi'nce verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararı kesinleşmesi koşuluyla sonraki şikayet yönünden kesin hüküm teşkil eder. Somut olayda, şikayetçi borçlu ...'in aynı takip dosyasına ilişkin olarak 19.02.2010 tarihinde, emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılması istemiyle İcra Mahkemesi'ne başvurduğu, ... İcra Mahkemesi'nin 19.03.2010 tarih ve 2010/5 Esas, 2010/6 Karar sayılı kararı ile haczin kaldırılması talebinin reddedildiği, bu ilamın taraflarının ve konusunun, temyiz konusu karar ile aynı olduğu anlaşılmıştır. ......
Müdürlüğü'nün 2008/6013 Esas sayılı dosyası üzerinden düzenlenen ....05.2011 tarihli İİK'nun 100. maddesine yarar bilgileri içeren müzekkerede haczin düştüğünün bildirildiği, ... müdürlüğünce bu bilgiler doğrultusunda sıra cetveli düzenlediği, haczin düşürülmesinin usulsüz olduğu yönündeki iddiaların mahkemece incelenmesinin mümkün olmadığı, bu iddianın ayrı bir dava konusu edilebileceği ve bu yönde açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine dair verilen karar şikayetçi vekilinin temyiz istemin üzerine Dairemizin ........2012 tarih 2012/4433 Esas 2012/6150 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bu kez, şikayet olunan vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. ... ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir....
Hukuk Dairesi No : Dava, usulsüz tebligat nedeniyle ödeme emrinin kesinleşmediğinin ve konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi....
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/188 D.İş ve 2020/188 Karar sayılı 06.11.2020 tarihli ihtiyati haciz kararı ile gidilen adreste 13.11.2020 tarihinde yapılan haciz işlemine karşı 3.kişi şirket tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, 2- İcra müdürlüğünce anılan haczin İİK'nun 96 - 97. maddelerine göre yapılması kararına karşı ise şikayetçi/3. kişi tarafından şikayet yoluna başvurulduğu, 3- Haciz yapılan adresin hiç bir zaman borçlu şirketin adresi olmadığı, 4- Şirketlerin yetkilileri ile ortaklarının farklı kişiler olduğu, 5- Şirketler arasında organik bağ bulunmadığı, 6- Borçlu şirket yetkilisinin... olduğu ve haciz mahallinde bulunmadığı, 7- Haciz sırasında izinleri olmadığı halde usulsüz evrak araştırması yapıldığı fakat borçlu şirkete ait evrak bulunamadığı halde icra müdürlüğünce haczin İİK'nın 96-97 maddesine göre yapıldığı şikayetleri ile gelerek haczin tümüyle geçersiz sayılmasına, aksi takdirde haczin İİK.'...
İİK.nun 89. maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz olarak tebliğ edildiğine yönelik şikayet, usulsüz tebligata muttali olunan tarihten itibaren 7 gün içinde yapılabilir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde, muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Somut olayda, her iki icra dosyasından da birinci haciz ihbarnameleri 23.10.2012 tarihinde, ikinci haciz ihbarnameleri 24.12.2012 tarihinde, üçüncü haciz ihbarnameleri 05.04.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir....
Mahkemece, şikayetin kabulüne dair verilen kararın şikayet olunan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.10.2013 tarih ve 2013/4997 E., 2013/6418 K. sayılı ilamıyla; şikayet olunan alacaklının süresinde satış talebinde bulunduğu ve şikayet olunanın haczinin, ilk haciz olup, mahkemece, şikayet olunanın haczinin ve satışının ayakta olduğunun kabulü ile şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yasada öngörülmeyen haczin yenilenmesi gerektiği yolundaki yanılgılı gerekçeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre; şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir....
DAVA 1.Asıl ve birleşen 2020/287-288-289-290 Esas sayılı dosyalarda, şikayetçiler vekili; şikayet dışı borçluya ait taşınırların satılarak paraya çevrildiğini ve sıra cetveli düzenlendiğini, düzenlenen sıra cetvelinde şikayet olunan ... ve ...'ye ait alacağa öncelik tanındığını ancak bu alacaklıların icra dosyasından gönderilen ödeme emirlerinin usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle takiplerinin ve hacizlerinin kesinleşmediğini öne sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. 2. Birleşen 2020/301 Esas sayılı dosyada şikayetçiler vekili; sıra cetvelinde kendi alacaklarıyla garameten pay alan ... Şirketinin ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğundan bahisle takibinin ve haczinin kesinleşmediğini öne sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunanlar ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir. III....


