WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Mahkemece, haciz konulan hesaplardaki paranın vasfı ile 6487 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile değişik 2942 sayılı Yasa'nın Geçici 6. maddesi gereğince haczin kaldırılmasına, ilamda borçlunun vekili olduğu halde, icra emrinin vekili yerine asile tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu gerekçesiyle de, icra emrinin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. HMK'nun 73, 81, 82, 83 Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur. Anılan bu düzenlemeler gereğince tebligatın vekile yapılması ile yasal süreler işlemeye başlar, takibin kesinleşmesi ve devamı işlemlerde vekile yapılan tebliğ tarihi esas alınır. Ne var ki vekile tebliğ zorunluluğunun bulunması asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmaz....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 24/11/2016 tarihli, 2016/30780 E. - 24173 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde borçlunun; haczedilen meskeni ile ilgili olarak icra mahkemesine yaptığı başvuruda, süresinde satış istenmediğinden haczin düştüğünü, 103 davetiyesinin usulsüz tebliğ edildiğini, haczi yeni öğrendiği için meskeniyet şikayetinde bulunduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir....

Yargıtay'ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan şikayet edenin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2- Şikayet edenin diğer temyiz itirazlarına gelince; Şikayet edenin talebi ve dayandığı belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, özellikle İcra Müdürlerinin alacaklının gösterdiği yerlerde haciz işlemi yapma mecburiyetinin bulunmasına, icra dosyasında taraf olmayan 3. kişinin dosyadaki haczin kaldırılmasını şikayet yoluyla isteyemeyeceğine, bu konuda aktif dava ehliyeti olmadığına, ancak 3. kişinin istihkak iddiası ve prosedürüne göre haczin kaldırılmasını isteyebileceğine göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın onama harcına...

Öte yandan, üçüncü kişilerin, adlarına kayıtlı taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir (HGK’nun 24.09.1997 tarih 1997/15-461 E. 1997/729 K.; HGK’nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 E. 2001/516 K.; HGK’nun 31.03.2004 tarih ve 2004/12-198 E. 2004/183 K.). Bir diğer ifade ile taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması şikayet yoluyla icra mahkemesinden istenmesi gerekip, icra müdürlüğünce taşınmazın üçüncü kişiye ait olduğu nedeniyle haczin kaldırılmasına karar verilemez. Bu durumda, taşınmaz haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olup, tapu iptali ve tescil ilamlarında da taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması yolunda bir hüküm kurulmadığına göre, icra müdürlüğü işlemi doğru olmayıp, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen sıra cevteline şikayetin sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 07.....2012 gün ve 2012/4414 Esas, 2012/7244 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi birleşen dosya şikayetçisi-asıl dosyada şikayet olunan ... vekili ve asıl dosyada şikayet olunan ... vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Asıl dosyada şikâyetçi vekili, borçluya ait taşınmazların satışıdan sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkilinin ... .... ... Müdürlüğü'nün 2007/1355 sayılı dosyasına, haczin düştüğü gerekçesiyle pay ayrılmamasının usulsüz olduğunu, haczin süresinde satış talep edilmekle ayakta olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. Birleşen dosyada şikâyetçi vekili, anılan sıra cetvelinde müvekkiline birinci sırada pay ayrılması gerektiğini; ......

Toroman İşhanı No: 43/2/16 Kadıköy/İstanbul' adresine tebligat çıkartıldığını, adres kapalı olmasına ve tebliğ evrakı üzerine Tebligat Kanunu madde 21/2'ye göre tebligat yapılabileceğine ilişkin herhangi bir şerh düşülmemesine karşın direkt Tebligat Kanunu madde 21/2'ye göre usulsüz tebliğ edildiğini, yerel mahkeme tarafından yapılan eksik inceleme sonucu tebligat şikayetlerinin şirket açısından reddine karar verildiğini, bu değerlendirmenin hatalı olup, yapılacak olan istinaf incelemesi sonucu işbu kararın kaldırılması ve şirket açısından tebligat şikayetlerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, takibe konu senet teminat senedi olup kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu edilemeyeceğini, karşı tarafın icra takibine konu ettiği senedin bankaca teminat olarak alındığı ve vade tarihinin özellikle doldurulmadığını, işbu bononun sonradan muvafakatleri alınmadan ve taraflarına bilgi verilmeden takipten önce doldurulduğunu, bono üzerinde yazılı vade tarihinin neye göre yazıldığının...

Şikayetçinin, icra mahkemesine 22/07/2013 tarihinde yaptığı başvuruda; icra tehditi altında alınan kefaletinin ve emekli maaşı üzerinden 1.500,00 TL maaş haczi yapılmasının geçersiz olduğunu ve kendisine gönderilen icra emri tebligatının usulsüz olduğunu belirterek icra emrinin, icra kefaletinin ve emekli maaşı üzerinden her ay 1.500,00 TL maaş haczi kesintisi işleminin iptali ile alacaklı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, mahkemece; usulsüz tebligat şikayetinin reddi, diğer şikayetlerin kabulü ile icra kefaletinin ve şikayet edenin maaşı üzerindeki haczin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. İİK.'nun 38. maddesine göre, icra kefaletleri ilam niteliğinde olup, icra kefiline icra emri gönderilir. Ancak, usulüne uygun olarak verilen icra kefaleti ilam hükmünde sayılır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi 3. şahıs, şikayete konu taşınmazları 02/12/2015 tarihinde devir aldığını, taşınmazlar üzerindeki hacizlerin yasal sürede satış istenmemesi nedeniyle düşmüş olduğunu, düşmüş olan hacizler ile ilgili olarak doğrudan yenileme yapıldığını, icra müdürlüğüne yaptıkları haczin kaldırılması istemlerinin, İİK'nun 106. ve 110. maddeleri gereği haczin düşmüş olduğu da gözardı edilerek reddedildiğini, bu ret kararının usulsüz olduğunu ileri sürerek icra müdürlüğü işleminin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesinin yeterli...

DAVA Davacı üçüncü kişiler vekili, şikayet dilekçesinde; borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçluya ait olduğundan bahisle haczedilen taşınmazın kendilerine ait olduğunu, hacizden önce taşınmazlar hakkında borçluya ait tapu kaydını iptali ile kendileri adına tescil kararı verildiğini, kararın hacizden önce kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi ile mülkiyetin kendilerine geçtiğini, bu nedenle icra müdürlüğüne yaptıkları haczin kaldırılması taleplerinin reddinin usulsüz olduğunu ileri sürerek müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklıya şikayet dilekçesi tebliğ edilmediği, bu nedenle cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kartal 3....

İcra Mahkemesi'nin 2014/753-835 Sayılı 11.12.2014 tarihli kararı ile süre yönünden reddine karar verildiği; alacaklının talebi ile taşınmaza 05.11.2013 tarihinde haciz konduğu ve bu ikinci haczin tapuya 18.11.2013 tarih ve 26606 yevmiye ile şerh verildiği; eldeki meskeniyet şikayetinin belirtilen 05.11.2013 tarihli ikinci haczin kaldırılmasına yönelik olduğu görülmektedir. Bu durumda, borçlunun ilk haczin kaldırılması istemi ile mahkemeye başvurduğu 27.10.2014 tarihinde, 05.11.2013 tarihinde konan şikayet konusu sonraki haczi de öğrendiği kabul edileceğinden, bu öğrenme tarihine göre, ikinci haczin kaldırılması için icra mahkemesine 28.05.2015 tarihinde yaptığı eldeki şikayet başvurusu, yasal 7 günlük sürenin geçmesinden sonradır....

UYAP Entegrasyonu