Bakanlık, piramit satış sistemleri ile ilgili gerekli incelemeleri yapmaya ve varsa elektronik sistemin ülkemizde durdurulması dâhil ilgili kamu kurum veya kuruluşlarıyla iş birliği içinde gerekli önlemleri almaya yetkili kılınmıştır. Mahkemece, her ne kadar taraflar arasında yapılan satış, piramit satış olarak değerlendirilip davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan satış işleminin piramit satış olarak değerlendirilmesi için öncelikle piramit satışın unsurlarının, şartlarının ve piramit satış sisteminin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve piramit satışa ilişkin yapılan tespitin gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, sadece "piramit satış" nitelendirilmesi yapılmakla yetinilmiş, yapılan satışın hangi nedenlerle piramit satış sistemi olarak değerlendirildiği, sistemin özellikleri açıklığa kavuşturulmamıştır....
Bakanlık, piramit satış sistemleri ile ilgili gerekli incelemeleri yapmaya ve varsa elektronik sistemin ülkemizde durdurulması dâhil ilgili kamu kurum veya kuruluşlarıyla iş birliği içinde gerekli önlemleri almaya yetkili kılınmıştır. Mahkemece, her ne kadar taraflar arasında yapılan satış, piramit satış olarak değerlendirilip davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan satış işleminin piramit satış olarak değerlendirilmesi için öncelikle piramit satışın unsurlarının, şartlarının ve piramit satış sisteminin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve piramit satışa ilişkin yapılan tespitin gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece sadece "piramit satış" nitelendirilmesi yapılmakla yetinilmiş, yapılan satışın hangi nedenlerle piramit satış sistemi olarak değerlendirildiği, sistemin özellikleri açıklığa kavuşturulmamıştır....
Bakanlık, piramit satış sistemleri ile ilgili gerekli incelemeleri yapmaya ve varsa elektronik sistemin ülkemizde durdurulması dâhil ilgili kamu kurum veya kuruluşlarıyla iş birliği içinde gerekli önlemleri almaya yetkili kılınmıştır. Mahkemece, her ne kadar taraflar arasında yapılan satış, piramit satış olarak değerlendirilip davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan satış işleminin piramit satış olarak değerlendirilmesi için öncelikle piramit satışın unsurlarının, şartlarının ve piramit satış sisteminin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve piramit satışa ilişkin yapılan tespitin gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, sadece "piramit satış" nitelendirilmesi yapılmakla yetinilmiş, yapılan satışın hangi nedenlerle piramit satış sistemi olarak değerlendirildiği, sistemin özellikleri açıklığa kavuşturulmamıştır....
Borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve bu tarihe göre icra dosyasına yapılan itirazın süresinde olması nedeniyle takibin durdurulması için icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğindedir. İİK’nun 16/1. maddesi gereğince şikayetin öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur (HGK. 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E., 1991/344 K.). Borçlu vekili, öğrenme tarihi olarak 26.09.2012 tarihini bildirdiğine göre 29.09.2014 tarihinde yedi günlük şikayet süresi geçirildikten sonra mahkemeye başvurulduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin süre yönünden reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir....
a 07.04.2004 tarihinde tebliğ edilmiş şikayet süresi geçtikten sonra kıymet takdirinin 14.4.2004 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. 12.5.2006 tarihinde satış gerçekleştiğine göre yukarıda öngörülen (2) yıllık süre geçtikten sonra satışın yapıldığı anlaşılmaktadır.Hukuk Genel Kurulu'nun 26.2.1992 günlü ve 1992/4-70 E. 1992/130 K. sayılı kararında, (satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten (2) sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağını) öngören 4.H.D'nin 1.7.1991 günlü ve 6836/6553 sayılı kararı benimsenmiştir. O halde mahkemece yukarıda yer verilen eksiklik nedeniyle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi isabetsizdir.SONUÇ : Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, ...1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/127 Esas sayılı takip dosyası kapsamında dava dışı borçluya ait taşınmazın satıldığını, satıştan elde edilen bedelin bir kısmının öncelikle ipotek alacaklısına ödendiğini, arta kalan miktarın ise kendi takip dosyalarına ödenmesi gerekirken sıra cetveli yapılmaksızın satışın yapıldığı takip dosyası alacaklısına ödendiğini ancak kendi hacizlerinin bu dosya haczinden önce olduğunu ileri sürerek, icra müdürlüğünün satış bedelinin dosya alacaklısına ödenmesine ilişkin işleminin iptalini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2007/3663 sayılı dosyası ile başlattıkları takip üzerine borçluya ait 1498 parsel sayılı taşınmazın haczedildiğini, aynı taşınmaz üzerinde şikayet olunanın da haczinin bulunduğunu, taşınmazın başka bir takip dosyasından satıldığını, ipotek alacağı ayrıldıktan sonra kalan paranın ilk haciz sahibi olduğu kabul edilerek şikayet olunanın dosyasına gönderildiğini, sıra cetvelinde haczi düşmüş olmasına rağmen şikayet olunanın ilk sırada gösterildiğini ve kendilerine pay ayrılmadığını, iki yıl içinde geçerli bir satış talebi olmadığından pay ayrılan dosyadaki haczin düştüğünü, geçerli tek haciz sahibi olarak ilk sırada kendilerinin bulunması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, iki yıllık süre içinde satışın istendiği ve satış avansının yatırıldığını, eksik giderin her zaman tamamlattırılabileceğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir....
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayet olunan Banka yararına BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ...tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
-K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayetçi tarafından şikayet dışı borçlu aleyhine başlatılan ... takibi neticesinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, hacizli taşınmazın ... ... 21. ... Müdürlüğünün 2008/8399 Esas sayılı takip dosyasından yapılan ihale neticesinde aynı takip dosyasının alacaklısına 152.500,00 TL'ye satıldığını, satışın ardından ... ... 21. ......
Şikayet olunan vekili, 31.05.2007 tarihinde aracın satışının istendiğini ve aynı tarihte satış avansının dosyaya depo edildiğini, bu evrakların dosyadan alınarak yok edilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şikayetçinin alacaklı olduğu takipte fiili haciz yapılamadığı, fiili haczin ... 1.İcra Müdürlüğünün takip dosyasından yazılan talimat uyarınca .... 4. İcra Müdürlüğünün 2009/7096 talimat sayılı dosyasından 18.11.2009 tarihinde gerçekleştirildiği, kıymet takdiri ve satışın da talimat dosyasından yapıldığı, buna göre sıraya ilişkin şikayetinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Şikayet, İcra ve İflas Kanununun 142. maddesine dayalı olarak sıra cetvelinin iptali istemine yönelik olup, trafik siciline kayıtlı araçlar üzerine konulan kaydî haciz, fiilî haciz hükmündedir....


