tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi üçüncü kişi, borçlu adına kayıtlı şikayete konu taşınmaza ilişkin alacaklı tarafından açılan tasarrufun iptali davasında alacaklıya tanınan cebri icra yetkisine istinaden taşınmazın haczedildiğini, bu taşınmazı tararrufun iptali davasında konulan 46.000,00 TL bedelli haciz şerhi ile yüklü olarak satın aldığını ancak taşınmaz üzerine tasarrufun iptali davası sonrasında 553.000,00 TL alacak için haciz konulduğunu, bu miktarla sorumlu olmadığı iddiası ile taşınmaz üzerine konulan haczin fekki ile satışın durdurulması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; şikayetin reddine karar verildiği; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerinde Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği görülmüştür. 1)Satışın durdurulmasına yönelik...
İİK’nun 97. maddesinin 3. ve 4. fıkralarındaki düzenlemeler dikkate alındığında, alacaklı yararına gecikme tazminatına hükmedilebilmesi için istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığında takibin ertelenmesi ya da satışın durdurulması kararının da bulunması gerekir. Somut olayda teminat karşılığında yediemin değişikliği kararı verilmiş olup; takibin ya da satışın durdurulması yönünde alınmış bir karar bulunmadığından gecikme tazminatına ilişkin yasal koşulların gerçekleştiği kabul edilemez. Diğer yandan, dava alacaklı tarafından açıldığı için İİK’nun 99. maddesi gereğince yargılama süresince satış istenemeyecektir. Ne var ki buradaki düzenlemede alacağın tahsilinde yasal bir gecikme söz konusu olacağı için, üçüncü kişiye satışın durması konusunda yükletilebilecek herhangi bir kusur bulunmamaktadır....
Satışın reddine ilişkin icra müdürü kararının bu şekilde kesinleşmesi nedeniyle, geçerli bir satış talebinin varlığından söz edilemez. Mahkemece bu husus gözetilerek davalının haczinin düşüp düşmediği konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.06.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi -KARŞI OY YAZISI- Sayın çoğunluğun saygın görüşüne göre icra müdürlüğünün kararına karşı şikayet yoluna gidilmediğinden satışın reddi kararı kesinleştiğinden satış talebi geçersiz olduğundan bahisle ve gerekçesiyle yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmiştir....
HÜKÜM/KARAR : Şikayetin Kabulü Taraflar arasında görülen sıra cetveline şikayet davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı şikayet olunan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; Denizli 4. İcra Müdürlüğünün 2009/3333 E. sayılı dosyasında yapılan cetvelde şikayet olunana satış bedelinin garameten paylaştırılmasının yasaya aykırı olduğunu, satışın yapıldığı saatte şikayet olunan kurumun haczinin olmadığını ve kurum haciz dayanağının borçlu ...'in müdürü olduğu ... San. Ve Tic....
Hukuk Dairesi İLK DERECE Taraflar arasındaki sıra cetveline, şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, borçluya ait taşınmazın satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde tüm paranın 1. sıradaki şikayet olunan dosyasına ödendiğini, müvekkili dosyasının 4. sıraya alındığını, müvekkilinin ihtiyati haczinin daha önce olduğunu, şikayet olunanın haczine iştirak etmesi gerektiğini, satışın müvekkili dosyasından yapılmasına rağmen satış masrafları ayrılmadan sıra cetveli düzenlendiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile yeniden düzenlenmesini talep ve şikayet etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi(şikayet) Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesine karar verilen taşınmazın satış memurluğu aracılığıyla satılması safhasında tebliğ edilen tahliye kararının tedbiren durdurulması istemine yönelik şikayete ilişkindir. Bu durumda temyiz incelemesi dairemizin görevi dışında bulunduğundan dosyanın görevli Yargıtay 12.Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, 26/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Dosya içerisindeki icra dosyasının incelenmesinde 19/01/2007 tarihinde borçlu sanığn evinde yapılan haciz işlemi sırasında haczedilen menkullerin eşine yediemin olarak bırakıldığı, 11/04/2008 tarihinde satış için adresine gidildiğinde borçlu sanığın taşınması nedeniyle satışın düşürüldüğü anlaşılmıştır. Şikayet dilekçesi içeriğinden sanığın eşine yediemin olarak teslim edilen menkullerin satışta hazır bulundurulmaması eyleminin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'da müeyyideye bağlanan yedieminlik görevini suistimal suçunu oluşturduğu halde İİK'nun 337/a maddesinde yaptırıma bağlanan ticareti terk suçundan şikayette bulunmuş ise de, bu suç yönünden yapılan şikayet üzerine gerçekleştirilen yargılama sonucunda, sanığın farklı gerekçelerle beraatine karar verilmesi isabetsiz ise de, gerekçesi yanlış sonucu doğru hükmün istem gibi ONANMASINA, 09.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
. - K A R A R - Şikayet eden vekili, bedeli paylaşıma konu malların satış bedelinin şikayet edilen ...’in alacaklısı olduğu, 2008/11279 Esas sayılı dosyasından sıra cetveli düzenlenmeden ve müvekkilinin alacaklı olduğu, 2008/19450 Esas sayılı ... İcra Müdürlüğünün yaptığı hacizler de dikkate alınmadan ...’e ödendiğini, satışın da usulsüz olduğunu belirterek yapılan ödemelerin iptaliyle iadesine ve sıra cetvelinin düzeltilerek müvekkilinin haczinin 1. Sıraya alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet edilenler duruşmalara gelmemiş, cevap da vermemiştir. Mahkemece, şikayetin kabulüyle nitelikleri bilirkişi raporunda belirtilen 5 kalem mal bedelinin sıra cetveli yapılmaksızın ...’e ödenmesine ilişkin ... İcra Müdürlüğünün 2008/11279 Esas sayılı dosyasından yapılan işlemin iptali ile bu 5 adet mal bedelinin ayrılarak ... İcra Müdürlüğünün 2008/19450 Esas sayılı dosyasında sıra cetveli yapılmasına karar verilmiş, hüküm şikayet edilenler ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen sıra cetveline şikayet davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 06.05.2015 gün ve 2014/4520 Esas, 2015/3354 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi şikayetçi vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Şikayetçi vekili, müvekkilinin borçlular hakkında yaptığı takip sonucu bedeli paylaşıma konu taşınmaza 01.03.2007 tarihinde haciz konulduğunu, şikayet olunan tarafından aynı taşınmazın 02.10.2007 tarihinde haczedildiğini, ancak düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetçinin haczinin önce konulmasına rağmen süresinde satış istenerek avansın yatırılmaması nedeniyle haczinin düştüğünü savunarak, şikayetin reddini istemiştir....
Takip ve şikayet dosyasının incelenmesinde, takibe konu taşınmazın satışının 29.01.2015 tarihinde gerçekleştiği, iş bu şikayetin ise 19.04.2016 tarihinde yapıldığı görülmüştür. Her ne kadar, taşınmazını ipotek veren borçluya hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe girişilmesine dair şikayet süreye tâbi değil ise de, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, takibe konu alacağın teminatını teşkil eden ipoteğin satış işlemlerinin tamamlanıp kesinleşmesi halinde takibin amacı hasıl olduğundan artık bu aşamadan sonra takibin ve satışın iptali istenemez. İİK.nun 134/6. maddesi göre; “satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahara vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.”...


