WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmaz üzerindeki haczin şikayet tarihi olan 23/11/2020 tarihinden önce düştüğü, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmadığından bahisle İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verildiği, alacaklının COVİD-19 hastalığı nedeniyle sürelerinin durduğu, haczin düşmediğini belirterek, temyiz yoluna başvurduğu görülmektedir....

Ş. tarafından İş Bankası Tepecik Şubesinden kredi kullanıldığını, ayrıca bankadan teminat mektubu alınarak başka şirketlere verildiğini ve bu işlemlerin hepsinde kendisinin kefil gösterildiğini, sözleşme fotokopilerini incelediğinde kefil olarak adına atılan imzaların kendisine ait olmadığını tespit ettiğini, imzaların kendisi adına bilgisi dışında başkaları tarafından atıldığını ve bu şekilde borçlandırıldığını, hakkında icra takibi başlatılarak evinin satışa çıkarıldığını, satışın durdurulması için İcra Hukuk Mahkemesine müracaat ettiğini ve davanın devam ettiğini, bu şirketin bir çok usulsüz işlem yaptığını ve bu duruma İş Bankası Yenişehir Şube Müdürlüğünün müdahale etmeyerek kayıtsız kaldığını, bu şekilde kendisini mağdur eden K.V. P. N. İ. S. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olan E. D. ve şirket müdürü A....

(Elli milyon Türk Lirası) tutarında icra takipleri yapıldığını, söz konusu bu durum nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/117474 Hz.nosu ile davalı hakkında şikayet dilekçesi verildiğini, müvekkili ve diğer mağdurların satış sözleşmesinde alıcı olarak gösterilen ...'...

dosyada bulunmadığı gerekçesiyle şikayet kabul edilmiştir....

İİK’nun 363. maddesinin, 02.03.2005 tarihinde değiştirilmesinden sonraki değişik madde metninde de hangi kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı açıklanmış olup, bunlar; icra mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı, satışın durdurulması, satış ilânının iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, icra mahkemesinin iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı, iflâs idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak...

Ne varki, burada çözümlenmesi gereken sorun, hakkında tedbir kararı verilen asıl borçlunun değil, hakkında tedbir kararı bulunmayan ipotekli taşınmaz malikleri olması halinde, İİK'nun 179/b-2. maddesi uyarınca satışın yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. İİK’nun 149. maddesinde; "İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise ayrıca bunlara birer icra emri gönderir" hükmüne yer verilmiştir....

in neden iki yere imza attıklarını sorduklarında satışı tamamlamak için bu imzaları almaya mecbur olduğunun davalı tarafından beyan edildiğini, Ancak mağdurlardan birinin durumdan şüphelenerek fotoğraf çektiğini, fotoğrafların dilekçe ekinde sunulduğunu, davacı dışında 15 kişi ellerinden de senetler alındığını ve aynı köyden bu kişilere yaklaşık 65.000.000TL tutarında icra takipleri yapıldığını, bu durum nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/117474 Hz.nosu ile davalı hakkında şikayet dilekçesi verildiğini, köyde emlakçılık yapan bir kişinin 65.000.000TL....

HD kararı da aile konutu şerhi lehtarının, satışın durdurulması, iptali talebinde bulunamayacağı kabulünü içermektedir. Aile konutu şerhi, malik olmayan eşin, evlilik birliğinin devam ettiğini kanıtlayan nüfus kayıt örneği ve eşlerin bu konutta birlikte yaşadığını ispatlayan muhtarlıktan alınan belgenin tapu müdürlüğüne ibrazı ile işlenebilmektedir. Bir başka deyişle aile konutu şerhi, “malik olmayan eşin bildirdiği sadece açıklayıcı bir beyandır” TMK 194. maddesi hükmü ile eşlerin fiil ehliyetine iradi tasarruflar için getirilen sınırlamada, tapuda aile konutu şerhinin konulması veya konulmaması koşuluna bağlanmamıştır. (HGK 15.04.2015 tarih, 2013/2-2056 E, 2015/1201 K.) Cebri İcraya tesiri olmayan, bahsi geçen HGK kararında da vurgulandığı üzere iradi satışlar yönünden de varlığı veya yokluğu arasında fark bulunmayan bu şerh, malik olmayan eş lehine ayni hak doğurmadığından kendisine tapu sicilindeki ilgili sıfatı kazandırmaz....

HD kararı da aile konutu şerhi lehtarının, satışın durdurulması, iptali talebinde bulunamayacağı kabulünü içermektedir. Aile konutu şerhi, malik olmayan eşin, evlilik birliğinin devam ettiğini kanıtlayan nüfus kayıt örneği ve eşlerin bu konutta birlikte yaşadığını ispatlayan muhtarlıktan alınan belgenin tapu müdürlüğüne ibrazı ile işlenebilmektedir. Bir başka deyişle aile konutu şerhi, “malik olmayan eşin bildirdiği sadece açıklayıcı bir beyandır” TMK'nun 194. maddesi hükmü ile eşlerin fiil ehliyetine iradi tasarruflar için getirilen sınırlamada, tapuda aile konutu şerhinin konulması veya konulmaması koşuluna bağlanmamıştır. (HGK 15.04.2015 tarih, 2013/2-2056 E, 2015/1201 K.) Cebri İcraya tesiri olmayan, bahsi geçen HGK kararında da vurgulandığı üzere iradi satışlar yönünden de varlığı veya yokluğu arasında fark bulunmayan bu şerh, malik olmayan eş lehine ayni hak doğurmadığından kendisine tapu sicilindeki ilgili sıfatı kazandırmaz....

Buna göre borçlunun sahtecilik nedenine dayalı olarak Cumhuriyet Savcılığına yaptığı şikayet kendiliğinden icra takibini durdurmaz ve bekletici mesele yapılamaz. Bir başka deyişle Cumhuriyet Savcılığınca takibe ilişkin tedbir kararı verilmesinin icra takibine etkisi olmayıp takibin ilerleyişini durdurmaz. Yukarıda açıklanan ilke ve kurallar ışığında, takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi, HMK'nun 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm, genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmekte olup, icra takibine etkisi yoktur....

UYAP Entegrasyonu