WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan 08.06.2022 tarihli İş Ve Sosyal Güvenlik Hukuku İle Sosyal Güvenlik Kurumu İstihdam Teşviklerine Dair Danışmanlık Sözleşmesi'nin 13. Maddesindeki yetki anlaşması gereğince işbu davaya bakmakta yetkili mahkemeler İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ olduğunu, taraflar tacir olduğundan işbu yetki anlaşması geçerli olduğunu, neticede davacı tarafın takip tarihinden önceki döneme ilişkin işlemiş faize yönelik itirazın iptali istemi hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacı tarafça tamamen haksız olarak açılan işbu davanın reddi ile tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece " 6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler....

Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı – borçlu hakkında, müvekkil banka lehine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dışı .... Ltd. Şti. ile yapmış olduğu temlik sözleşmesi sonucu alacak toplam meblağ konusunda mutabık kılınmış olan 700.000 TL nin ödenmesi sırasında ödemelerin bir kısmının Amme Tahsilat Genel Tebliğine göre öncelikle Vergi Daireleri ve Sosyal Güvenlik Kurumuna yapıldığını, davanın, davacı yerine vergi daireleri ve Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bu ödemelerin davacının kendisine yapılması istemine ilişkin olduğu ancak bu istemin hukuka uygun olmadığını, Tahsilat Genel Tebliğinin V....

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Üniversite Rektörlüğü tarafından, 2012/01-12 ve 2013/01-04 aylarına ait ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle 30.120,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü İzmit Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve ... sayılı işlemine yapılan itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı komisyon kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu idari para cezasının dayanağı olan prim alacağına karşı .......

Buna göre, Hollanda Çalışma ve Sosyal Güvenlik (Yardım) Kanunu (WWB) olarak değiştirilen Genel Sosyal Yardım Kanunu' nun, geçim yardımı ile ilgili tüm bölümlerinin tercümesi ile birlikte Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla celbedilmesi veya bu hususta tarafların yeniden yardımının sağlanması gereklidir. Dosya kapsamı itibariyle de, davalıların geçim yardımı almak için verdikleri beyannamelerde, Türkiye'deki mal varlıklarını ve gelirlerini bildirmedikleri taraflar arasında ihtilafsızdır....

maddelerindeki yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 102. maddesine istinaden 88.056,30 TL idari para cezası uygulanmasına dair Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi'nin … tarih ve … sayılı işlemine yapılan itirazın reddine dair Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi'nin … tarih ve … sayılı Ünite İtiraz Komisyonu kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince, Danıştay (kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 16/05/2016 tarih ve E:2011/14491, K:2016/3589 sayılı bozma kararına uyularak, dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin iptali, … tarih ve … sayılı işlemin (komisyon kararının) 8.316,00 TL idari para cezasına ilişkin kısmının iptali, 88.056,30 TL idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın davalı idare tarafında iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir....

K A R A R Dava, şirket hakkında Sosyal Güvenlik denetmenleri tarafından tanzim edilen 21.06.2012 tarih, ZAP/2012-126 sayılı rapora dayanarak talep edilen 12.000 TL tutarındaki ek/asıl aylık prim ve gecikme zamlarından borçlu bulunmadığının tespiti ile prim/cezalara ilişkin tahakkukların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davalı kurumun ZA/2012-126 sosyal güvenlk denetmen raporuna dayanılarak .... tarafından 14/08/2012 tarih .... sayılı yazı ile davacı .......... den talep edilen ek ve asıl aylık prim ve gecikme zamlarından dolayı davacı şirketin borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmiştir....

Mahkemece, Kabahatlar Yasasının 17.maddesinin 3 ve 4.fıkralarında 442 sayılı tahsilat genel tebliğ hükümlerinde sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen idari para cezalarının kendi bütçelerine gelir kaydedildiği ve genel bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmeyen ve süresinde ödenmeyen idari para cezalarının takip ve tahsilinde kesinleşme şartının aranmadığı hususu düzenlenmiş olup, idari para cezasının kesinleşmeden icra takibine konu edilmesinde yasal engel olmadığı, dolayısıyla davacı tarafın itiraz sonucu kesinleşen 67.628,00 TL'lik asıl alacak bölümüne yapmış olduğu itirazın haksız olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından takibe yönelik yapılan itirazın bu miktar yönünden iptaline, takibin devamına, alacağın varlık ve miktarının yargılama ile belirlendiği ve koşulları oluşmadığı ve takibin de kötü niyetli yapıldığı kanıtlanamadığından tarafların kötü niyet ve icra inkar tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile istek kısmen hüküm altına...

İş ve sosyal güvenlik mevzuatına göre, alt işveren olarak hizmet veren firmaların hem çalışanlara olan borçlarından (ücret, tazminat vb.) hem de Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) olan borçlarından (sosyal sigorta primi, idari para cezaları, vb.), asıl borçlu (alt işveren) ile birlikte asıl işveren de sorumlu tutulmuştur. Bir başka ifade ile asıl işverenler alt işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan ve asıl işveren hizmet verdiği çalışanlara olan borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumludur. Sosyal güvenlik inşaat işyerlerinde ihale konusu işlerden dolayı eski dönemde var olan “ölçümleme” işleminin uygulamadan kaldırılmasına bağlı olarak Kuruma yeterli prim ödenmemesi sebebiyle 1994 yılından başlayarak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu çerçevesinde söz konusu işler için asgari işçilik ve ilişiksizlik belgesi verme uygulaması başlatılmıştır....

in trafik kazası sonucu yaralanması ve sonrasında ölmesi nedeniyle, tedavi sürecinde davacı kurumca ödenen tedavi masraflarının, davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ... takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın dayanağı, davacının tedavi gideri ödemesine sebep olan kaza ve davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 129. maddesi olup, yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, ... Genel Müdürlüğü ve T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'nü ortadan kaldırıp bu kurumların yerine ... Başkanlığı kurularak Sosyal Güvenlik Kurumları tek çatı altında toplanmıştır. ...'...

Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu açıklamalar karşısında 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 88/18. maddesinin somut ihtilafa uygulanacağının kabulü gerekir. Mahkemece icra-inkar tazminatı ile ilgili istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3 nolu bendinin çıkarılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 11.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu