WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ilamına bağlı olduğu, davacının yapmış olduğu ödemeye ilişkin olarak diğer davalılara rücu davası açtığı, bu nedenle yapılan ödeme belirli olduğundan ve HMK 115/2. maddesi gereğince davacı tarafça verilen kesin süreye rağmen dava şartı olan hukuki yarar şartı yönünden eksiklik giderilmediği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı yanın, dava dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca dava dışı işçiye ödediği miktarı belirtmesine rağmen kısmi dava açması nedeniyle mahkemece, 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm tarihinden sonra 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile HMK'nın 109/2. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalıların sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İnş. Taah. Tem. Gıda Mak. Bakım Onarım San. ve Tic. Ltd....

Söz konusu binanın yapıldığı zamanın şartlarına uygun şekilde yapılmış olması, gerekli izin ve ruhsatların alınması yukarıda da açıklandığı üzere, bina malikinin sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Mahkemece, olay mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile ek raporlarda davalı ... İdaresine iş merkezinde bulunan işyerlerinde benzinli jeneratör bulundurması nedeniyle %40 oranında kusur verilmiş; ayrıca aynı iş merkezi ile diğer işyeri sahiplerinin açtığı alacak davalarında ve yangına sebebiyet verenler hakkında açılan ceza dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında da davalı ... kusurlu bulunmuştur. O hâlde, davalı kiracı çalışanının eylemi bu sorumluluğu ortadan kaldıracak derecede illiyet bağını kesmez. Yerel mahkemece, aynı yönlere işaret eden Özel Daire bozma kararına uyularak; davalı bina malikinin meydana gelen zarardan mülga 818 sayılı BK’nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunduğu kabul edilmelidir....

İcra Müdürlüğü'nün 2012/6120 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 2.157,00 TL asıl alacak 14,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.171,36 TL alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarlar yönünden devamına, ayrıca takip tarihinden itibaren asıl alacak 2.157,00 TL üzerinden yıllık % 9 yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, kasko sigorta poliçesinden doğan rücuen tazminat alacağına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, davacı şirkete kasko sigortalı araç, davalının inşa etmekte olduğu binanın demir bariyerlerinin devrilmesi nedeniyle park halinde iken hasarlanmıştır....

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davalının Trabzon 4.İcra Müdürlüğünün 2014/10411 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 3.398,72 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava; işyeri sigorta sözleşmesi nedeniyle rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu konuttan sızan suların davacı şirkete sigortalı iş yerinin hasarlanmasına sebebiyet verdiğini ve hasar bedelini sigortalısına ödediğini ileri sürerek zarar sorumlusundan rücuan alacak isteminde bulunmuştur. Davacı ..., bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/703 Esas KARAR NO : 2022/397 DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ: 05/11/2021 KARAR TARİHİ: 31/05/2022 Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından davacı aleyhinde---- sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile --- alacak talebiyle icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu taşınmazın ---- niteliğindeki taşınmazın kaydına ---- yevmiye numarası ile tesis edilen ipoteğe ilişkin olduğunu, bu taşınmazın malikinin davacı olduğunu, ipoteğin ---derecede faizsiz olarak tesis edildiği, ipoteğin-------- bedele kadar sınırı belirlenmiş olan üst sınır ipoteği olduğu, davacı ile davalı şirket arasında ipotek süresi içerisinde herhangi bir ticari faaliyetin bulunmadığını, ipotek süresi içinde taraflar arasında...

Esas sayılı takip dosyasında, "ipotek senedi ve akit tablosu" sebebine dayalı olarak 135.186,81 TL asıl alacak, 159,26 TL işlemiş faiz ve 7,96 TL BSMV alacağının tahsili istemiyle 08/12/2016 tarihli takip talebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Asıl davada, davacı(birleşen dosya davalısı) tarafça, borçluların temerrüde düşürülmediği, ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğu ve borcun ödendiğinden bahisle ipoteğin fekkine karar verilmesi; birleşen davada ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki davalar açılmıştır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 883/1. Maddesine göre, alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.Davaya konu ipotek üst sınır ipoteği olup, üst sınır ipoteği doğmuş veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacaklar için kurulur....

KARAR Davacı, davalının damadı olduğunu, işletmesinin ihtiyacında kullanmak üzere bankadan kredi çektiğini, çekilen krediye kendisininde kefil olarak imza attığını, maliki olduğu evide ipotek ettiğini, kredi borcunu ödeyerek ipoteği kaldırttığını, alacağının rücuen tahsili için yaptığı icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 icra inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne yasal şartları olmadığından inkar tazminatı isteğinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, alacak likit bulunmayıp yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir....

İş Mahkemesinde 2010/833 esas sayılı dosyası ile müvekkili banka ile davalı aleyhine açtığı alacak davasının kısmen kabul edilerek, dava konusu tutarın müvekkili banka ve davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından ... 2. İcra Müdürlüğünün 2012/5444 esas sayılı dosyası ile müvekkili banka ve davalı aleyhine icraya konulması üzerine, müvekkili banka tarafından cebri icra tehditi altında borcun tamamının ödendiğini, SGK'ya ödenen meblağın rücuen tahsili için, davalı hakkında ... 6. İcra Müdürlüğünün 2013/9256 esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile takibe geçildiğini, davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu beyanla, haksız ve yersiz itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....

UYAP Entegrasyonu