Bankasından almış olduğu 3.000,00 TL bedelli kredinin, müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, kredi sözleşmesinin imzalandığı 23.8.2000 tarihinde, davacıya ait taşınmaz üzerine davalı Kooperatif lehine 6.000,00 TL üzerinden teminat ipoteği tesis edildiği, davalı Kooperatifin, alacaklı Bankaya ... olduğu borç miktarının, borcun diğer müşterek borçlu ve müteselsil kefili olan 2010/18658 2011/7992 davacıdan rücuen tahsili için, daha önce tesis edilen söz konusu ipotek nedeniyle davacı hakkında takip başlattığı anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 488. maddesinin ikinci cümlesinde, asıl borçlu ile birlikte teselsül halinde, kefiller arasında da teselsül kabul edilmiştir. Maddede bu husus, "kefiller, gerek asıl borçlu ile beraber gerek kendi beyinlerinde (aralarında) müteselsil olmaklığı iltizam etmişlerse her biri borcun tamamından mesul olup ancak, diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkını haizdirler.” şeklinde ifade olunmuştur....
İlgili Hukuk 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 883/1 inci maddesi; ''Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.'' şeklindedir. 3.Değerlendirme Davaya konu ipoteğin verildiği alacağın sona ermiş olduğunun ve davacı taşınmaz malikinin davalı bankadan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceğinin, davalı bankanın bu talebi yerine getirmek zorunda olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğü'nün 2011/4226 Esas sayılı dosyası ile 52.836,00 TL'lik alacak üzerinden icra takibi yapıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, yangının oluşumunda sigortalının asli ve tam kusurlu olduğunu, kiracının elektrik tesisatındaki sıkıntıyı derhal gidermesi ve BK'nun 256/3. maddesi gereği kiralayana derhal ihbar etmesi gerektiğini, bu nedenle yangının oluşmasına sebebiyet veren sigortalının kendi kusuru ile iliyet bağını kestiğini, sigortalıya ödenen miktarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 15.300,00 TL asıl alacak ve 550,80 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE; 2-Borçlunun temyiz itirazlarına gelince; Alacaklı tarafından ipotekli taşınmaz maliki aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine karşı, ipotek malikinin borca, faize ve ferilerine itirazla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda takibin şikayetçi yönünden 10.464,54 TL'lik asıl alacağın iptaline, faiz ve...
Bank A.Ş. tarafından ipotekten dolayı 14.01.2009 tarihinde 210.000-TL alacaklarının olduğunun bildirildiğini,gayrımenkulü bu değerden az olmamak üzere satışa çıkarttıklarını ancak bu bedeli aşan teklif olmadığından satışın gerçekleşmediğini,ayrıca banka tarafından çeşitli tarihlerde çok farklı borç tutarları bildirildiğini,bu çelişkili yazılar dolayısıyla gayrımenkulün satışının dolayısıyla da müvekkilinin alacağının engellendiğini belirterek 10.10.2005 tarih ve 12777 yevmiye numaralı ipotek nedeniyle olan alacak miktarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını ,reddini istemiştir. Mahkemece, dava konusu ipoteğin gerek gayrımenkul malikinin gerekse ...'nın doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere konduğu ,davalı bankanın dava dışı,... ve ...'...
Mahallesi, 31543 ada 1 parselin malikinin davalı olduğunu, belediye tarafından yapılan imar ıslah çalışmaları sonucu müvekkiline ait tapulu arsaların zayi olması nedeniyle müvekkilinin bu gayrimenkulün tapu kaydına şerh edilen kanuni ipoteğin alacaklısı olduğunu, ipotek bedelinin artırılarak taraflarına ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan imar ıslah çalışmaları neticesinde davalının satın aldığı parselin 165 m² olmasına rağmen davalıya 160 m² miktarlı tapu verildiğini, davalıya verilen tapu miktarının önceki miktardan fazla olmadığını, davacının ipotek bedeli isteyebilmesi için ipotek bedeline denk gelen arsa payını davalının taşınmazına ilave ettirmesi gerektiğini, davalının taşınmazı şerhten ari olarak satın aldığını, iyi niyetli olduğunu, satın alma tarihinden sonra konulan ipotek kaydından sorumlu olmayacağını, davanın haksız olduğunu belirtip davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılar ile aralarında hizmet sözleşmeleri bulunduğunu, dava dışı işçinin açtığı dava sonucu işçilik alacakları kapsamında işçiye 9.516,51TL ödediklerini, bu miktardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 9.516,51TL'nin faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsilini istemiştir. Davalılar, tensiben karar verildiğinden davaya cevap vermemişlerdir....
Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/01/2016 tarih ve 2015/447-2016/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin açtığı rücuen alacak davasında davalı olan .... Turizm İnş. ve Tic. Ltd. Şti'nin dava devam ederken tasfiye edilerek sicil kaydının terkin edildiği, terkin edilen şirketin yeniden ihyası için dava açılması gerektiğinden bahisle dosyanın bozulduğunu ileri sürerek, .. ... İnş.ve Tic. Ltd. Şti'nin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasını talep ve dava etmiştir....
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; genel kredi sözleşmesinin ipotek borçlusu olan davacı tarafından ödenen kredi borcunun davalı asıl borçlu ile davalı müteselsil kefillereden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Tüm dosyanın incelenmesinden; davalı şirketin banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesinde davalılar gerçek kişilerin müştereken müteselsilen kefaletlerinin olduğu, ipotek davacının ise ipotek resmi senedinde ise taşınmazını bankadan kredi kullanan davalı şirket lehine ipotek ettirdiği görülmüştür....
Davacı ... şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişki kira sözleşmesidir....


