zorunlu olduğunu, ihtiyati tedbir kararının menfaat dengesini davalı kurum aleyhine hakkaniyete aykırılık teşkil edecek şekilde olumsuz etkilediğini, tedbir kararının kaldırılması taleplerinin dikkate alınmadığı takdirde teminatın borç miktarı kadar olmasına karar verilmesi gerekeceği ortada olduğunu, işbu ara karara teminat miktarı yönünden de itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle mahkemenin ihtiyati tedbir ara kararına itirazlarının reddine dair ara kararının kaldırılarak verilen tedbir kararının kaldırılmasını, kabul edilmediği takdirde ise davacının borçlu olduğu tutar kadar teminat belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Mahkememizin itiraza konu 04.02.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile yasal koşulların oluştuğu gerekçesi ile ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.İhtiyati tedbire itiraz ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; itiraz edenler tarafından ileri sürülen itirazların yerinde olmadığı, tedbir talep eden tarafından ileri sürülen hususlar ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında tedbir kararı verilmemesi halinde talep eden yönünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına mahkememizce kanaat getirilmiş, davalıların tedbire itiraz taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmış, ihtiyati tedbire itirazın (tedbirin kaldırılması talebinin) reddine.....Davalılar vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin REDDİNE, ..." karar verilmiştir....
Maddesi gereğince tedbir şartlarının oluştuğu anlaşılmakla tedbir talebinin kısmen kabulüne dair mahkememiz ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya teminat miktarının artırılmasına yönelik davalı vekilinin itirazlarının reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Davalı vekilinin mahkememizin ihtiyati tedbir ara kararına ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davada henüz haklılık veya haksızlık durumuna ilişkin bir tespit yapılamayacağından ihtiyati tedbir karar verilmesine de gerek bulunmadığını, İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi'nin 2023/377 E. davasında taraflar aleyhine hükmedilen tutarlardan davacı tarafında sorumlu olduğunu, işbu davanın kötüniyetle açıldığını, dava dışı işçinin ...’ya ait işyerinde çalıştığını, ilgili işçilik alacaklarına hükmedilmesinde tüm kusurun istifa ve ibra süreçlerini doğru yürütemeyen davacı ...'...
kararının yasada öngörülen şartları karşılamadığı aşikar olmakla tedbir kararının derhal kaldırılması gerektiğini, öngörülen teminatın verilen tedbir kararı ile orantılı olmadığı, tedbirin uygulanması halinde muhtemel zararları karşılamayacağı açık olmakla, tedbirin kaldırılması taleplerinin kabul görmemesi halinde teminatın 2.000.000 TL'den az olmamak üzere arttırılmasını talep etmiştir.Mahkemece 01/10/2025 tarihli ara karar ile; "Davalı vekilinin Bakırköy 1....
Mahkemece söz konusu dilekçedeki talepler hakkında; -İhtiyati tedbire ilişkin olarak 27.12.2023 tarihli ara karar ile ; Her ne kadar davalı vekili tarafından mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep edilmiş ise de, dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporunun takdiri delillerden olduğu, bu aşamada hükme esas alınıp alınmayacağının belli olmadığı, davalı tarafından davacı adına tahakkuk ettirilen faturalar ile bilirkişi raporu ile tespit edilen tutarlar arasında fark olduğu, sonuç olarak davacının kaçak kullanımının olup olmadığı ve varsa miktarının yargılama sonunda verilecek kararla kesinleşeceği, dava konusu yerin işyeri olması nedeni ile davacının ticari hayatına devam edebilmesi için elektrik enerjisinin varlığının elzem olduğu ve yukarıda alıntılanan İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi'nin kararında da belirtilen menfaatler dengesi gerekçesiyle "ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine" karar verilmiştir....
Seçenekte rayiç değerlere göre tespit edilen 7.857.809.69.TL şirket öz varlığının davacı tarafın 270 hissesine 1.571.561.94.TL öz varlık tekabül etmektedir" şeklinde belirlendiğini, bu haliyle, mevcut tedbir kararında öngörülen 50.000,00-TL tutarındaki teminat miktarının, tedbire konu edilen malvarlığına oranla %1’in dahi altında olduğunu, bu hususun, hem hakkaniyete hem de teminatın fonksiyonuna aykırı düştüğünü, bu bağlamda, ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilecekse tedbir kararına esas teminat bedelinin, bilirkişi marifetiyle tespit olunan şirket öz varlığının asgari %15’i oranında yeniden ve hakkaniyete uygun şekilde takdir edilmesi gerektiğini bu sebeple; mahkemece tesis olunan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkemece ihtiyati tedbir kararının devamına hükmolunacak ise; tedbire konu edilen malvarlığı unsurlarının bilirkişi marifetiyle tespit edilmiş ekonomik değeri karşısında, mevcut teminat bedelinin açıkça yetersiz ve orantısız olması nedeniyle, teminat bedelinin...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kurum zararına dayalı maddi tazminat istemli davada ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebi üzerine verilen 07/03/2020 günlü ara kararın ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına itirazın reddine ilişkin 10/04/2020 günlü ara kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içeresindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyanın incelemesinde, davacının kurum zararı nedeniyle maddi tazminat istemli davasının 09/08/2010 tarihli dilekçe ile ... 1....
D.İş esas ve... karar sayılı ilamına dayalı olarak ihtiyati tedbir şerhi konulduğu anlaşılmış, mahkememizin 18/03/2022 tarihli tensip zaptı ile dava konusu araca ilişkin olarak, .... Asliye Ticaret Mahkemesine ait ... D.İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiştir. Davacı vekili, 23/03/2022 havale tarihli dilekçesi ile; Mahkememiz dosyası kapsamında davalı taraf ile haricen anlaşıldığını ve davanın konusuz kaldığını, davanın konusuz kalması nedeniyle ihtiyati tedbir kararının mahiyetinin kalmadığını, bu sebeple araç üzerine konulan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilerek, .......
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30/03/2011 tarihli kararı ile sanık ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ve dava konusu araç elde edilemediğinden müsadere yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın Yargıtay temyiz incelenmesinde onanmasından sonra sanık müdafii araç üzerinde bulunan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebi ile Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesine müracaatta bulunduğu ve mahkemece 03.05.2013 tarihli ve 2009/1598 esas sayılı ek kararı ile ''...aracın aranan araçlardan olması ve bulunduğu takdirde yeniden müsadere davasının açılması mümkün'' olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verdiği, bu defa sanık müdafiinin bu karara karşı Ankara 5....
Hükmü, davacı ve davalı temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile özellikle hakimin takdirine göre davalının ihtiyati tedbir kararının kaldırılması isteminin reddine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; Davada dayanılan 22.03.1969 tarihli satış vaadi sözleşmesinden, davalının mirasbırakanı olduğu anlaşılan ...’in ...’de ... muhtarlığına bağlı ... hudutları dahilindeki taşınmazlarını davacıya satmayı vaat ettiği görülmektedir....


