"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı kadın için takdir edilen yoksulluk nafakasına boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken, karar tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru değildir. Ancak bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın yoksulluk nafakasının başlangıç tarihine ilişkin bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK.md.438/7)....
Davada, yoksulluk nafakasının aylık 400 TL olarak arttırılması istenilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile DİE’nin yayınladığı TEFE(ÜFE) artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktar çok olup, TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamış ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 2 nolu paragrafında yer alan "takdir edilen yoksulluk nafakasının aylık 350 TL.’ye çıkartılmasına "sözlerinin çıkartılarak yerine "takdir edilen yoksulluk nafakasının aylık 140TL’ye çıkartılmasına" sözlerinin yazılarak hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 22.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Dosyadaki delillere ve kurulan hükme göre iştirak nafakasının artırımına ilişkin hükümde bir isabetsizlik yoktur. Yoksulluk nafakası yönünden ise, Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile DİE’nin yayınladığı TEFE(ÜFE) artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktar çok olup, TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamış ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2. fıkrasındaki “...yoksulluk nafakasının 200 TL'ye...” rakamının çıkartılarak yerine “...yoksulluk nafakasının 150 TL'ye...” rakamının yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 17.80 TL onama harcının temyiz eden davalıdan mahallinde alınmasına, 01.02.2010 günü oybirliğiyle karar verildi....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 11/02/2015 NUMARASI : 2014/610-2015/88 Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, 2011'de hükmolunan 400 TL yoksulluk nafakasının davalının işe girmesi nedeniyle kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir....
ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2014 NUMARASI : 2013/508-2014/322 Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; müvekkili için ödenen, aylık 300.00.- TL olan yoksulluk nafakasının, yetersiz kaldığını ileri sürerek; aylık 1.000.00 TL ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; paranın alım gücünde herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının 400TL' ye artırımına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Dava, yoksulluk nafakasının artırımına ilişkindir. TMK'nun 175.maddesine göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.'' TMK.nun 176/4.maddesine göre de; tarafların, mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre; iradın arttırılması veya azaltılması için, ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir....
Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında asgari ücret seviyelerinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir. (HGK 07.10.1998 gün 1998/2-656-688; 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 sayılı ve 01.05.2002 gün 2002/2-392-339 sayılı kararları) Somut olayda davalıya boşanma kararıyla aylık 250 TL yoksulluk nafakası bağlandığı anlaşılmaktadır. Boşanma kararından sonra davalıya 585,78 TL yetim nafakası bağlanmış ise de; bu miktarın davalıyı yoksulluktan kurtarmasının mümkün görünmemesi karşısında mahkemece davalı kadının zorunlu ihtiyaçları ile TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de nazara uygun miktarda yoksulluk nafakasının indirilmesine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılması şeklinde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2015 NUMARASI : 2014/857-2015/163 Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 2012'de hükmolunan 200 TL yoksulluk nafakasının davalının işe girmesi nedeniyle kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı, işe girmesinin yoksulluğu ortadan kaldırmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir....
Türk Medeni Kanunun 176/3. maddesi uyarınca; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalının Şükrü Kelleci isimli şahıs ile evlenme olmaksızın birlikte yaşadığı, 17.05.2008 tarihinde bu şahıs ile birlikteliğinden çocuk dünyaya getirdiği, mahkemece bu çocuğun ana rahmine düştüğü tarih esas alınarak yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalının başka erkekle yaşadığı, bu erkekle olan birlikteliğinden çocuk dünyaya getirdiği sabit olduğundan mahkemece yoksulluk nafakasının kaldırılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, boşanma davasında müvekkili lehine 500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini; müvekkilinin aldığı bu nafakanın ihtiyaçlarını karşılamadığını ve davalının emekli olduğunu, kiraladığı tarlaları ve dükkânı olduğunu ileri sürerek; yoksulluk nafakasının 800,00 TL’ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


