Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki “yoksulluk nafakasının arttırılması” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ......Aile Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.09.2012 gün ve 2012/366 E. - 2012/1205 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 06.03.2013 gün ve 2013/2307 E. - 2013/3792 K. sayılı ilamı ile ; (…Davacı vekili dilekçesinde, boşanma davasında hüküm altına alınan aylık 450 TL yoksulluk nafakasının yetersiz kaldığını ileri sürerek, 1000 TL'ye arttırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının aylık 700 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK. nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2015 NUMARASI : 2015/157-2015/333 Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde; değişen koşullar ve ihtiyaçlar nedeniyle, taraflar arasında görülen Konya 4. Aile Mahkemesinin 2013/142 E.-2013/389 K.sayılı artırım ilamı ile davacı kadın için hükmedilen 150,00 TL yoksulluk nafakasının 300,00 TL'ye, müşterek çocuk Nahide için hükmedilen 150,00 TL iştirak nafakasının 300,00 TL’ye ve müşterek çocuk Gizem için hükmedilen 125,00 TL iştirak nafakasının 300,00 TL’ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Yoksulluk nafakası yönünden ise; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, yoksulluk nafakasının niteliği, yoksulluk nafakasına hükmedildiği tarihten itibaren geçen süreçte paranın satın alma gücünün azaldığı hususları gözetilerek, nafakanın hakkaniyete uygun olarak en azından TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan dengenin korunması olmalıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak, davanın evlilik birliği devam ederken ayrı yaşamaya dayalı tedbir nafakası niteliğinde olduğu, taraflar arasında gerçekleşmiş kesinleşmiş boşanma davası bulunmadığı, yoksulluk ve iştirak nafakalarının boşanmanın kesinleşmesinden sonra hüküm ifade etmesi nedeniyle sadece tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken “karar kesinleştikten sonra tedbir nafakasının yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devamına” karar verilmesi doğru değilse de; bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 1-a maddesindeki "karar kesinleştikten sonra tedbir nafakasının yoksulluk nafakası olarak devamına" ve 1-b maddesindeki “ karar kesinleştikten sonra tedbir nafakasının iştirak nafakası olarak devamına” ifadelerinin hükümden çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; boşanma davası ile davalı lehine 250 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, müvekkilinin emekli olduğunu, aldığı maaşın geçinmesi için yeterli olmadığını, davalının yetim maaşı aldığını, ayrıca torunlarına bakmasından dolayı gelir elde ettiğini belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir....
Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamış olup, davalı vekili duruşmadaki beyanında; yoksulluk nafakasının kaldırılması talebini kabul ettiklerini ancak iştirak nafakasının aynen devamı yönünde karar verilmesini istediklerini belirtmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacı için .... Aile Mahkemesinin 12/07/2012 tarihli 2012/331 -616 E. K. Sayılı kararı ile hükmedilen yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına, müşterek çocuk için hükmedilen 400,00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 250,00 TL'ye indirilmesine, nafakaya her yıl enflasyon oranında artırım uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davada, 250 TL olan tedbir nafakasının, aylık 500 TL'ye çıkartılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki boşanma davasında, davacı lehine yoksulluk nafakası olarak tedbir nafakasının devamı yolunda karar tesis edilmiş olduğu, bu nedenle davacı tarafından kendisi lehine takdir edilen tedbir nafakasının arttırılması yolunda dava açılamayacağı, ancak boşanma kararı ve yoksulluk nafakası takdirine dair karar kesinleştikten sonra devam eden aşamada talebi var ise yoksulluk nafakasının arttırılması isteği yolunda dava açabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. TMK. 186/....maddesi uyarınca eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvalıkları ile katılırlar....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 26.05.2011 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine aylık 200,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen süre ve ihtiyaçlarının artması nedeniyle nafakanın yetersiz hale geldiğini ileri sürerek; yoksulluk nafakasının aylık 1.000,00 TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davacı taraf, yukarıdaki yasa hükümleri gereğince; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşadığı iddiasıyla yoksulluk nafakasının kaldırılmasını istemektedir. Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/143 Esas 2012/51 Karar sayılı ilamı ile tarafların boşanmalarına ve davalı lehine aylık 250 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir. Somut olayda;davacı dava dilekçesinde davalının başka biriyle evliymiş gibi yaşamını sürdürdüğünü ileri sürerek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiş,mahkemece davalının yargılama esnasında yeniden evlendiği nazara alınarak davanın kabulüne dair karar verilmekle birlikte davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 29/06/2015 NUMARASI : 2014/1180-2015/1051 Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması ve iştirak nafakasının indirilmesi davası üzerine mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara 3. Aile Mahkemesinin 2011/4.....


