"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla örnek 6 nolu icra emriyle ilamlı takip başlatılmış olup, borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda icra emri tebligatının usulsüz olduğu şikayeti ile sair şikayet ve itirazlarını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi gereğince, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır....
temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Somut olayda borçluya ödeme emri tebliğe çıkarılıp bila tebliğ dönmeden doğrudan doğruya Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ işlemi yapılması usulsüz olup, ödeme emrine ilişkin usulsüz tebligat şikayeti aynı kanunun 32. maddesine göre kabul edilerek sair itiraz nedenlerinin incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN : Şikayetçi/borçlu vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: İstek, şikayete ilişkindir. Mahkemenin şikayetin reddine ilişkin kararı; Özel Dairece yukarıda belirtilen nedenlerle bozulmuştur....
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de; Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Borçlu şirketin tebligat adresinin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre tüzel kişiler adına ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur....
Mahkemece kendilerine tebligat yapılamayan davalı şirketler hakkında usulüne uygun olarak adres araştırması sonucu Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra varsa taraf beyanları değerlendirilerek 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 23. maddesi gereği tüketicinin kendi ikametgahında dava açabileceği gözetilerek sonucuna göre yetkisizlik itirazı hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan bir kısım davalıların yetki itirazı doğrultusunda yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
a dava dilekçesi davalı şirket adresine tebliğ edilmiş, tebligat şirket müdürü tarafından tebellüğ edilmiştir. Davalı borçlu şirket ile 3. kişi davalılar Bektaş ve Hatun arasında menfaat çatışması bulunmaktadır. 7201 sayılı tebligat yasasının 39. maddesine göre de davada aralarında menfaat çatışması bulunan kişilere muhatap namına tebligat yapılamaz. Bu bakımdan davalılar ... ve...'a yapılan tebligatlar usulüne uygun olmayıp yetki itirazı süresindedir. Ne varki davalılar vekili, ... ve...n'un yerleşim yerinin Bağcılar olmasına karşın yetki itirazında yetkili mahkeme olarak taşınmazın bulundu yer olan Büyükçekmece mahkemelerini yetkili olarak göstermiş olup, yetkili mahkeme doğru olarak gösterilmemiştir. Ayrıca yetki itirazında bulunmayan borçlu şirket ile 3. kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmakta olduğundan, yalnız bir davalının ileri sürdüğü yetki itirazı hukuki sonuç doğurmaz....
Ne var ki; davacılar vekilinin temyiz dilekçesi davalılar vekiline usulsüz tebliğ edildiğinden, söz konusu usulsüz tebliğ tarihini izleyen 17. günde davalılar vekilinin yapmış olduğu temyiz itirazı süresinde kabul edilmiştir. Hükmü katılma yolu ile temyiz eden davalı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş ise de alınması gereken temyiz harçlarının yatırıldığına dair bilgi ve belgeye rastlanılamamıştır. Bu itibarla; hükmü temyiz eden davalılar vekilinden temyiz harçları alınmış ise, buna ait makbuzun dosyasına konulması, harç alınmamışsa HUMK.nun 434/3. maddesine göre işlem yapıldıktan sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 01.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Yukarıda açıklanan yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazı ile takip alacaklısının yetkili hamil olmadığına yönelik şikayeti yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemez. O halde, mahkemece, borçlunun yetki itirazı ile takip alacaklısının yetkili hamil olmadığına yönelik şikayetinin incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, gerekçeli kararın usulsüz olarak tebliğ edilen adı geçen dahili davalılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun olarak tebliği ile temyiz süresinin beklenilmesi, 2- Dosyada bulunan yetki belgesinde satış için yetki verilen taşınmazlar arasında davaya konu 437 ada 14 parsel sayılı taşınmazın belirtilmediği anlaşılmış olup adı geçen taşınmaza yönelik satış yetkisini içeren icra hukuk mahkemesinden yetki belgesinin temin edilmesi, Belirtilen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 30.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki usulsüz tebliğ şikayeti ve borca itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusu yerinde görülmemekle birlikte, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine davacı borçlunun ödeme emrinin usulsüz tebliğine yönelik şikayetinin sübut bulmadığından reddine ve davacının borca itirazını takibin şekline göre icra dairesine yapması gerektiğinden, istemin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....


