WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur.Somut olayda, şikayetçi vekili dilekçesinde, 2. haciz ihbarnamesini 22.12.2014 tarihinde öğrendiklerini bildirdiğine göre, beyan edilen bu ittıla tarihine nazaran yasal şikayet süresinin son günü 29.12.2014 Pazartesi mesai bitimi olduğundan, 30.12.2014 tarihinde yapılan usulsüz tebligata yönelik şikayet, İİK'nun 16/1 maddesinde öngörülen yasal 7 günlük sürenin geçmesinden sonra olmakla, süresinde değildir.O halde, mahkemece; 89/2 haciz ihbarmesi tebligatının usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin süre aşımı nedeni ile reddine karar verilerek, sair şikayet nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile usulsüz tebligat şikayeti kabul edilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir....

Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarih ve 2016/1207 E.-2016/1028 K. sayılı kararı ile usulsüz tebligat şikayeti ve borca itirazın reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, ... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kesinlik sınırı nedeniyle usulden ve kesin olarak reddine karar verildiği görülmektedir. 02/03/2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nun 363/1. maddesine göre; istinafı kabil olan icra mahkemesi kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarı 1.000 TL’yi geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir. Anılan hükümdeki kesinlik sınırının, aynı Kanunun ek (1). maddesi dikkate alındığında, 20.07.2016 tarihinden itibaren 2.190 TL, 24.11.2016 tarih ve 6373 sayılı Kanunun 3. maddeleri ile yapılan değişiklik sonucu 24.11.2016 tarihinden itibaren 7.000 TL, yine aynı Kanunun ek (1). maddesi uyarınca da 01.01.2017 tarihinden itibaren 7.260 TL olarak uygulanması gerekmektedir....

İş Mahkemesine dava açılmış olup davalı tarafından süresinde verilen cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunulmuş ise de, yetkili mahkeme belirtilmediği için yetki itirazı usulsüz kabul edilip Mahkemece, kesin yetki olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda; Mahkemece, kesin yetki kuralları bulunmadığı ve davalı tarafça usulüne uygun bir yetkisizlik itirazı ileri sürülmediği dikkate alınarak davanın esasına girilmesi gerekirken, re’sen dosya üzerinden yetkisizlik gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

, mahkemece, usulsüz tebliğ şikayetinin adrese yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 10.maddesine uygun olduğu belirtilerek reddine karar verildiği kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 2017/1119 Esas 2017/2681 Karar 27.02.2017 tarihli ilamı ile "Somut olayda; asıl şikayet dosyasında borçlu vekili, ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü ile takip talebi ve ödeme emri ekinde takibe dayanak belgelerin bulunmaması sebebiyle takibin ve ödeme emrinin iptali talebinde bulunmuş, mahkemece; tefhim edilen kısa kararda, “asıl dosyada tebliğ tarihinin düzeltilmesi talebinin reddine” karar verilmiş, gerekçeli kararda ise; asıl şikayet dosyasındaki her bir talebin neden reddedildiğine dair gerekçe oluşturarak, “şikayetin reddine” hükmedilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirildiği, mahkemece çelişkinin giderilmesi amacıyla yeni bir karar verilmesi gerekçesi ile kararın bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak asıl dosya olan usulsüz tebliğ şikayeti...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın bildirdiği adreste tanınmadığından mernis adresine Tebligat Kanunun 21. madde hükümlerine göre tebligat yapılması yerine bildirdiği adrese Tebligat Kanunun 35. maddesi hükümlerine göre tebligat yapıldığının anlaşılması karşısında; tebligatın usulsüz olması nedeniyle öğrenme üzerine yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmekle 14.11.2012 tarihli temyiz talebinin reddi kararı kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

mahkemece, 18.12.2015 tarihinde “Ek Karar” adı altında dosya üzerinden inceleme yapılarak borçlunun itfa itirazı kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği görülmektedir....

Sulh Hukuk Mahkemesine hitaben yazdığı “Yargılamanın yenilenmesi” dilekçesinde, müvekkilinin 11920 parselde hissedar olduğunu, kendisine yargılama boyunca usulüne uygun tebligat yapılmadığını, dava dilekçesinin “Yengesi” imzasına usulsüz tebliğ edildiğini ve sonraki tebligatların da yine aynı adrese TK m 35’e göre usulsüz tebliğ edildiğini, halbuki davalının Türkiye’de yaşamadığını, tebligatlar usulsüz olduğundan kesinleşme şerhi kaldırılarak yargılamanın yeniden yapılmasını istemiştir. Davacı vekili ise, ...’a dava dilekçesinin tebliğ edildiği adreste yengesine, satış dosyasında ise yine aynı adrese yapılan tebligatın bizzat davalı ...’a yapıldığını, davalının iddiasının süreci uzatmaya yönelik olduğunu, davacının hissesi olan 11920 parsel dışındaki diğer taşınmazların ihalesinin yapıldığını belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinin reddini savunmuştur. Mahkemece verilen 04.03.2016 tarihli Ek Kararda; İzmir 3....

Borçlunun usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle icra mahkemesine başvurduğu, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 10.03.2017 tarih ve 2016/328 E.-2016/537 K. sayılı kararı ile; borçluya yapılan tebligatın, Tebligat Kanunu 16. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 22. maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne, tebliğ tarihinin 29.12.2016 olduğunun tespitine ve takip kesinleşmeden yapılan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı vekili tarafından, şikayetin kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi 09.05.2017 tarihli, 2017/1246 E., 2017/1149 K. sayılı kararı ile, davalının istinaf başvurusunun HMK.'...

Usulsüz tebligat şikayeti, Medeni Usul Hukuku anlamında bir dava olmadığından borçlunun ihtar edilen kesin sürede gider avansını yatırmamış olması, 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-g ve 115/2 maddelerinin uygulanmasını ve sonuçta davanın dava şartı yokluğundan (usulden) reddine karar verilmesini gerektirmez. Kaldı ki gider avansının borçlu vekili tarafından duruşma günü ve duruşma öncesinde yatırılmış olup bu avansın ihtar edilen kesin sürede yatırılmamış olmasının celse talikine de sebebiyet vermediği anlaşılmaktadır. İİK'nun 16. maddesi hükmü uyarınca borçlunun ödeme emrine ilişkin tebligatın usulsüzlüğüne dair şikayetini, tebligata muttali olduğunu beyan ettiği tarihten itibaren yasal yedi günlük sürede bir dilekçe ile icra mahkemesine yapması gerekmekte olup yasada bunun dışında başkaca bir şekil ön koşulu da öngörülmemiştir....

anılan işlemlerin iptali ve hacizlerin kaldırılması için icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece; anılan tebliğlerin usule uygun olduğu, dolayısı ile icra müdürlüğü işlemlerinin de usul ve yasaya aykırı olmadıkları gerekçesiyle, dosya üzerinde yapılan inceleme ile şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır....

UYAP Entegrasyonu