"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlunun, diğer fesih nedenleri yanında, satış ilanının ilgililere usulüne uygun tebliğ edilmediğini de ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, borçlu ... satış ilanı tebligatının usulsüz yapıldığından bahisle ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmıştır. Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkı, sadece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisine aittir....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararın alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayet olup tebliğ işleminin usulune uygun olması halinde şikayetin reddine,usulsüz olduğunun belirlenmesi halinde ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Somut olayda, borçlunun tebligat usulsüzlüğü şikayeti üzerine mahkemece "davanın kabulüne”şeklinde karar verilmiş olup, hüküm kısmının şüphe ve tereddüde yer vermeyecek biçimde açık olmadığı ve dolayısıyla kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca hüküm altına alınan hususlar şüphe ve tereddüte yer vermeyecek şekilde açık olarak belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken "davanın kabulüne" şeklinde karar vermekle yetinilmesi isabetsiz olup kararın belirtilen nedenle bozulması gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından, bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borca itirazda da bulunduğu, mahkemece; usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile ıttılanın 07.03.2016 tarihi olarark tespitine, borca itiraza ilişkin istemin süreden reddine karar verildiği görülmektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 168/5. maddesi gereğince, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan icra takibinde, borca itirazın, yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 15/12/2015 tarih, 2015/29202 Esas - 2015/31892 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkemece usulsüz tebligat şikayeti reddedilmiş olup, bu durumda takibin iptali isteminin de süresinde olmadığı anlaşılmıştır....
Sokak No:8 Karataş/Adana" adresine çıkartılan tebligatın TK'nın 35. maddesine göre kapıya asılmak suretiyle 11/02/2020 ve 23/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, Ticaret Sicil adresine normal tebligat çıkartılıp iade edilmeden doğrudan TK'nun 35.maddesine göre tebligat yapılmış olmasının doğru olmadığı, ayrıca borçlu şirket adına yapılan kıymet takdiri ve icra emri tebliğinin de aynı nedenle usulsüz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırıldığı ve ihalenin feshine karar verildiği, anılan karara karşı davalı alacaklı banka vekilince temyiz isteminde bulunulduğu görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun; "Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır."...
Sokak No:8 Karataş/Adana" adresine çıkartılan tebligatın TK'nın 35. maddesine göre kapıya asılmak suretiyle 11/02/2020 ve 23/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, Ticaret Sicil adresine normal tebligat çıkartılıp iade edilmeden doğrudan TK'nun 35.maddesine göre tebligat yapılmış olmasının doğru olmadığı, ayrıca borçlu şirket adına yapılan kıymet takdiri ve icra emri tebliğinin de aynı nedenle usulsüz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırıldığı ve ihalenin feshine karar verildiği, anılan karara karşı davalı alacaklı banka vekilince temyiz isteminde bulunulduğu görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun; "Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır."...
Somut olayda, borçlu şirkete yapılan ödeme emri tebliğine ilişkin tebligat parçasının incelenmesinde, tebligat sırasında şirket yetkilisinin bulunup bulunmadığı sorulmakla birlikte, tebliğin yapıldığı şirket çalışanının şirket yetkilisinden sonra gelen kişi olup olmadığı araştırılmadan Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddeleri ile Yönetmeliğin 21. maddesine aykırı şekilde tebligat yapıldığı görülmektedir. Öte yandan; usulsüz tebligat şikayeti, İİK'nun 16. maddesi kapsamında "şikayet" niteliğindedir. Yargılama yaparken aynı Kanun’un 18. maddesi hükümlerinin göz önüne alınması gerekir. Hasım yanlış gösterilse veya hiç gösterilmese bile dava reddedilmeyip doğru hasım davaya dahil edilip tebligat yapılmak suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekir. Borçlu tarafından yapılan usulsüz tebligat şikayetinin yasal hasmı alacaklı olup ilk derece mahkemesince, alacaklıya duruşma günü tebliğ edilmeden dolayısıyla eksik hasımla yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır....
Somut olayda, davalı vekilinin yetki itirazı üzerine mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süresinde başvuru halinde dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; bilahare 5.9.2012 tarihli ek karar ile süresi içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi hususunda müracaat olmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Yetkisizlik kararı, 11.6.2012 tarihinde,5.9.2012 tarihli ek karar 1.10.2012 tarihinde davacı vekilinin aynı adreste daimi çalışan kardeşi ... Kılınç imzasına tebliğ edilmiş; davacı vekili 25.9.2012 tarihli dilekçe ile mahkemeye müracaat ederek kararın tebliğinin usulsüz olduğunu, tarafına ya da ofisinde sigortalı olarak çalışan elemanına tebligat yapılmadığını, gerekçeli karardan 24.9.2012 tarihinde haberdar olduklarını belirterek, tebliğ tarihinin 24.9.2012 olarak düzeltilmesini talep etmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde ödeme emri tebliğ işlemine yönelik usulsüz tebligat şikayeti ve takip kesinleşmeden konulan hacizlerin kaldırılması talepli şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 7201 sayılı Tebligat Kanunu 32, 35.madde ,2004 sayılı İİK 78 vs maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....


