Ödeme emri tebliği usulsüz ise, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih, borçlunun usulsüz tebliği öğrendiğini bildirdiği tarihtir ve yedi günlük normal itiraz süresi bu tarihten itibaren başlar. Somut olayda; ödeme emri 07.04.2006 tarihinde davalı......'nın eniştesine tebliğ edilmiş, davalı 21.04.2006 itirazını yedi günlük itiraz süresi geçtikten sonra yapmıştır. Ancak davalıya yapılan ödeme emri tebliği usulsüzdür. Zira; 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 16. maddesinde; "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmü yer almakta olup,maddede açıklandığı üzere birlikte oturanlara tebliğ için "adreste bulumama" koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Tebliğ mazbatasında ise davalının adreste bulunup bulunmadığına ilişkin şerh verilmediğinden tebligat usulsüz olup davalının 7 günlük süre geçtikten sonra yaptığı itiraz bu sebeple süresinde kabul edilmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda tarafına gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek takibin iptali isteminde bulunduğu, mahkemece şikayetin reddedildiği anılan kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükmü...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, alınan kredi borcunun zamanında ödenmemesi sebebiyle davalı kooperatif tarafından yapılan icra takibi sonucu, kayden maliki olduğu 6438 ada 5 parseldeki zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün cebri icra yoluyla alacağına mahsuben davalıya ihale edildiğini, icra takip dosyasında usulsüz işlemler yapıldığını, ihalenin geçersiz olduğunu, bu nedenle davalı adına yapılan tescilin yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu ileri sürüp, tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı kooperatif, iddiaların asılsız olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur....
Müdürlüğü'nce yürütülen takipte, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilerek takibin kesinleştiğini belirterek, ... Müdürlüğü'nce yapılan ödeme emrinin usulsüz tebliği nedeniyle iptali talep edilmekle, iptali istenen işlem, ... müdürlüğünce yapıldığından, uyuşmazlığın ... Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp, çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ... 3.... Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 17.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davada taraf teşkilinin sağlanmadığı, dava dilekçesinin tebliğine ilişkin tebligat evrakının ikmal edilmeden iade edildiği ve davalı adına dava dilekçesiyle ıslah dilekçesinin tebliğine yönelik tebligatın ise usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde; davalının Yoncalık Mahallesi, Saraybosna Caddesi, Site Evler, No: 1 Dadaşkent / İstanbul adresinde oturduğu açıklanmıştır. Tebligat evrakına verilen bilgide adreste kimsenin bulunmadığı, iki nolu formun kapıya yapıştırıldığı, komşusuna bilgi verildiği ve komşusunun imzadan çekindiği yazılmış ancak, komşusunun ismi ve kim olduğu ayrıca adreste bulunmama nedeninin yazılmadığı belirlenmiştir....
şerhiyle 29.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, anılan tebligatın şirketin yetkili temsilcileri olmaması durumunda çalışanına teslimi gerekirken, mahalle muhtarına verilerek Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılmaya çalışıldığı, şirket çalışanına ise haber bırakıldığı, tebligatın bu haliyle TK'nın 21/1. maddesine aykırı olarak yapıldığı ve dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar tebligat parçasında Tebligat Kanununun 20. maddesine göre tebliğ yapıldığı yazılmış ise de, Tebligat Kanununun 20. maddesine göre yapılmış bir tebligat bulunmadığından ihbarnamenin kapıya yapıştırılmasından itibaren 15 gün sonra tebligatın yapılmış sayılmasından söz edilemez....
Yön. m. 30) tebliğ imkansızlığı sebebiyle tebliğ zarfı Barbaros mahalle muhtarı teslim edilmiş 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmış, ayrıca en yakın Sibel Sağlam haber edilmiştir.” şerhiyle 27.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, anılan tebligatın şirketin yetkili temsilcileri olmaması durumunda çalışanına teslimi gerekirken, mahalle muhtarına verilerek Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılmaya çalışıldığı, şirket çalışanına ise haber bırakıldığı, tebligatın bu haliyle TK'nın 21/1. maddesine aykırı olarak yapıldığı ve dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar tebligat parçasında Tebligat Kanununun 20. maddesine göre tebliğ yapıldığı yazılmış ise de, Tebligat Kanununun 20. maddesine göre yapılmış bir tebligat bulunmadığından ihbarnamenin kapıya yapıştırılmasından itibaren 15 gün sonra tebligatın yapılmış sayılmasından söz edilemez....
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında atıfta bulunulan Dairemizin bazı içtihatlarında da belirtildiği üzere kural olarak, icra mahkemesi, açıkça ileri sürülmedikçe tebligat usulsüzlüğünü re'sen nazara alamayacağı gibi; icra dairesi dahi tebligatın usulsüz olduğunu belgeleyen icra mahkemesi tarafından verilmiş bir karar getirilmediği sürece kendiliğinden tebligatın usulsüz yapılmış olduğunu dikkate alamaz ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin birinci fıkrası tebligatın elektronik yolla yapılmasını zorunlu kıldığından posta yolu ile yapılan tebligat yok hükmündedir. Borçluya usulsüz de olsa tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığından Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinin uygulanma imkanı da bulunmamaktadır. Bu durumda icra müdürlüğünce borçluya yöntemince tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığı değerlendirilerek itirazın süresinde yapıldığı gerekçesi ile takibin durdurulmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davalı ... mirasçısı ... adına tebliğe çıkartılan gerekçeli kararın "köy ihtiyar heyetinden aza ...’ya tebliğ edildiği" şerhi ile tebliğ edildiği, ancak çıkartılan tebligat evrakında, adresin dahili davalının adres kayıt sistemlerindeki adresi olduğuna dair şerh bulunmadığı halde; tebliğ imkansızlığı nedeninin açıklanmadan, tebligat sırasında dahili davalının en yakın komşusuna da haber verilmeksizin evrakın azaya teslim edildiği dolayısıyla yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, gerekçeli kararın dahili davalı ...’a 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi, bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 1) Davalılar .... ve ...’a gerekçeli kararın Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine uygun olmayan biçimde usulsüz tebliğ edildiği görülmekle; adı geçen davalıların yerleşim yeri adreslerini içerir nüfus kayıtlarının temin edilerek gerekçeli kararın Tebligat Yasası hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve temyiz süresinin beklenilmesi; 2) Davalı ... .....’a gerekçeli kararın, yargılama sırasında yapılan tebligat adresinden farklı adreste Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiğinden, adı geçenin yerleşim adresini içerir nüfus kaydının temin edilmesi ve ayrıca tebligat adresi olarak karar başlığında gösterilen (yargılama sırasında tebliğ yapılan) adresine tebligat çıkarılarak gerekçeli kararın usulüne uygun...


