"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Tebligat Kanunda 6099 Sayılı Yasa ile değişikliği gidilmiş olup 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle T.K'nun 10. maddesi “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir....
İş Mahkemesinin 2014/512 E - 2015/28 K sayılı dosyasındaki kararla tespit ettirdiğini, Yargıtayca onanarak kesinleşen karar üzerine davacının emekliliğine yeter süre kadar borçlanabilmesi için kuruma müracaat ettiğini, bu talebe istinaden hazırlanan tebligatın usulsüz tebliği nedeniyle borçlanma hakkının sürüncemede bırakıldığını, söz konusu tebligat üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını ileri sürerek, yapılan usulsüz tebligatın iptali ile davacı adına tebliğ işleminin düzenlenmesine yönelik yapılan 31.12.2015 tarihli başvurularının reddine ilişkin kararın iptali ile davacının emeklilik için yurt dışı borçlanması yapabilmesi amacıyla 24.12.2012 tarihli kur üzerinden hesaplanan tahakkukun davacıya yeniden tebliğine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir....
Müdürlüğü'nce 2010/678 Esas sayılı dosyadan düzenlenen 04.05.2011 tarihli sıra cetvelinde birinci sırada davalının, ikinci sırada müvekkilinin bulunduğunu, davalıya ait ... dosyasında borçlu üçüncü kişiye ödeme emrinin Tebligat Kanunu'nun .... maddesine göre tebliğ edilmesine karşın, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, muhatabın ne şekilde adreste bulunmadığı, tevziat saati sonrasında adrese dönüp dönmeyeceğinin tevsik edilmeden yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, takip kesinleşmediğinden haciz isteme hakkının doğmadığını, bu nedenle borçlu üçüncü kişi ...'ın ... ......
GEREKÇE: Dava, markanın kullanmama nedeniyle iptali davasıdır. Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise, davalının yargılamanın iadesi isteminin reddi kararının istinafıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek, davalının "..." markasının kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verildiği ve tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün 20.06.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından mahkemeye sunulan 19.10.2023 tarihli dilekçe ile, "Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararının kendilerine usulüne uygun tebliğ edilmediği, kararın usulsüz tebligat sonucu kesinleştirildiği, müvekkilinin adresinin hiç değişmemiş olmasına karşın tebligatın Teb. K. 35. maddesine göre usulüne uygun yapılmadığı" beyan edilerek yargılamanın yenilenmesi istenmiştir....
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin usulsüz tebligat nedeniyle ödeme emrinin iptaline ilişkin şikayetlerinin kabul edildiğini ancak ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verildiğini, ödeme emrinin iptali de gerekirken eksik karar verildiğini söyleyerek ödeme emrinin iptaline, vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. 2. Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı adresine çıkartılan tebligatın bila iade dönmesi üzerine borçlunun 29.11.2019 tarihindeki sicilde kayıtlı adresine TK 35'e göre usulüne uygun tebligat yapıldığını, davacı şirketin yeni adresine taşındığına ilişkin ilanın 29.06.2020 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, davacının adresinin davaya konu tebligatın çıkartıldığı tarihten sonra değiştiğini, mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından, borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlu, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte bononun kambiyo vasfında bulunmadığını ve senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece; tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle istemin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde; ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10, 21 ve 35 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi hükmüne göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresine yapılır. Adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde ise tebligat, aynı Yasa’nın 35 inci maddesine göre yapılır. Başka bir ifade ile, 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesine göre tebligat yapılacak adrese, aynı Kanun’un 10 ve 21 inci maddelerine göre, daha önce tebligat yapılamamış olması gerekmektedir....
Öte yandan, kabule göre de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ işlemi, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğden haberdar olmuş ise, tebliğ işlemi geçersiz olmayıp muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Bu nedenle borçluya satış ilanı tebliği usulsüz olsa bile, borçlu satış gününden makul süre önce satışı öğrenmiş ise, öğrendiği tarih, kendisine satış ilanı tebliğ edilen tarih kabul edilmelidir. Böyle bir durumda, salt tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshi yoluna gidilemez....
İİK.nun 89. maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz olarak tebliğ edildiğine yönelik şikayet, usulsüz tebligata muttali olunan tarihten itibaren 7 gün içinde yapılabilir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde, muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Somut olayda, her iki icra dosyasından da birinci haciz ihbarnameleri 23.10.2012 tarihinde, ikinci haciz ihbarnameleri 24.12.2012 tarihinde, üçüncü haciz ihbarnameleri 05.04.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir....
ŞİKAYET Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; ödeme emri tebliğ edilen adresin elverişsiz bir adres olduğunu, tebliğ çıkarılan adreste hiçbir zaman ikamet etmediğini, ortak konutu kullanmadığı ve aralarında husumet bulunan ... adlı kişiye usulsüz olarak tebliğ yapıldığını, takipten 10.06.2019 tarihinde haberdar olduğunu belirterek ödeme emri tebligatının iptali ile tebligatı öğrenme tarihinin 10.06.2019 olarak kabulünü talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; tebliğin bilinen adrese yapıldığını, icra takibine istinaden yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, iddiaları kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....


