Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takip borçlusu olmaması nedeni ile tebligat usulsüzlüğü yönünde bir iddia ile sıra cetveline itiraz hakkının bulunmadığı, TK 32 maddesine göre tarafların tebligatlardan haberdar olduğu, usulsüz tebligat olmasına rağmen borçlunun tebligattan haberdar olduğu, şikayet ve itirazda bulunmadığı buna bağlı olarak tebligatın usulsüzlüğü takibin tarafı olmayan diğer şahıs davacı tarafından ileri sürülemeyeceği, şikayetçi haczinin 18.09.2013 tarihinde kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava sıra cetvelinin iptali istemine iliişkin olup, şikayetçi, şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasında ödeme emrinin borçluya tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürmüştür....
"İçtihat Metni" Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Yerel mahkeme dosyası daha önce Dairemizin 17/03/2016 gün ve 2015/7210 Esas 2015/2127 karar sayılı kararı ile gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin davacı şirkete usulsüz tebliğ edildiği anlaşılmakla geri çevrilerek gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin davacı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmesi istenmiş olmasına rağmen davacı şirkete ilgili evrakların tebliği için çıkarılan tebligatın bu kez de, tüzel kişinin yetkilisinin tebligatı kabul etmeme sebebi belirtilmeden, çalışan imzasına tebliğ edildiğinden, bu haliyle usulsüz olduğu anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dairemizin 19.02.2018 günlü 2015/9064 Esas ve 2018/1142 Karar sayılı ilamıyla davacı ...'a gerekçeli karar tebliğinin doğrudan doğruya Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapıldığı, bu tebligatın usulsüz olması nedeniyle adı geçen davacının adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliğinin sağlanması istenmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil K A R A R Hükmün davalı ...'a tebliğine ilişkin tebligat usulsüzdür. Tebligat mazbatasına verilen meşruatta; "muhatap hazır olmadığından köy muhtarı Ferit Akçan imzasına tebliğ edildi denilmiş" 2 nolu formun kapıya yapıştırıldığına ve komşusuna haber verildiğine ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olduğundan 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca hükmün yöntemine uygun bir biçimde davalı ...'a tebliğine, temyiz süresinin beklenilmesine, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere geri çevrilmesi için dosyanın yerel mahkemeye İADESİNE, 09.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Her iki davalıya usulüne uygun olarak yapıldığı mahkemece kabul edilen 21.02.2008 ve 22.02.2008 tarihli tebligatların Tebligat Kanunu'nun hangi maddesine göre yapıldığı tebligat belgesine yazılmadığı gibi gerek Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gerekse Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde yazılı şekilde uyulmadığı görülmektedir. Bu itibarla yapılan tebligatlar usulsüzdür. Mahkeme kararı da aynı şekilde davalı ...'a usulsüz olarak tebliğ edilmiş, diğer davalı ...'a ise karar tebliği yapılamamıştır. Dosya karardan sonra başkaca bir işlem yapılmaksızın bırakılmış, davacı 10.06.2014 tarihli dilekçesi ile davalı ...'ın MERNİS adresine ya da Almanya adresine kararın tebliğini istemiştir. Bundan sonra davalı ...'ın Almanya adresi belirlenerek 7201 sayılı Kanunun 25/A maddesi gereğince karar tebliğe çıkarılmıştır. Anılan maddede yabancı ülkede yapılacak tebligatlar ile ilgili düzenleme yer almaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, yönetim planının 3. maddesi ve iç yönergenin ilgili maddelerinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve bir kısım davalılar vekillerii tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Dairenin bir önceki geri çevirme kararının tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmıştır Bu nedenle; 1-Davalı ...'ya temyiz dilekçesinin Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmiş ise de, tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat Yasasının değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan muhatabın adreste bulunmama sebebine ilişkin bir kayıt da bulunmadığından Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesinde belirtilen usule de uyulmamıştır....
Mahkemece, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, özetle; usulsüz tebligat şikayeti ile ilgili karar verildikten sonra işin esasına girilmesi gerektiği yönünde verilen bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gereklerine uygun şekilde usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle ödeme emrinin hangi tarihte tebliğ edilmiş sayıldığına ilişkin hüküm kurulmaması isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile şimdilik diğer yönler incelenmeksizin mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ödeme emri borçluya 05.03.2012 tarihinde tebliğ edildiği ancak İcra Müdürlüğünce borçluya yapılan tebligatın usulsüz yapılması sebebi ile takibin kesinleşmediğinin tutanak altına alındığı, bu sırada borçlu vekili tarafından 31.05.2012 tarihinde takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK 62. maddesi gereği borçlu 7 gün içerisinde itirazlarını icra dairesine bildirmek zorundadır. Aksi durumda takip kesinleşecektir. Tebligat işlemi gerçekleştikten sonra İcra Müdürünün borçluya çıkarılan ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini tespit yönünde bir takdir yetkisi yoktur. Bu husus şikayet mahiyetinde olup karar mercii İcra Hukuk Mahkemesidir. Yanlış tebligat işlemi işlem süreyi kaçırmış olan borçluya hakkındaki takibi durdurma yetkisi vermeyecektir. Borçlunun usulsüz tebligat dolayısıyla İcra Mahkemesinde açtığı bir davaya ilişkin herhangi bir beyanı ve dosyaya yansıyan bir belge de yoktur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil K A R A R Hükmün davalılardan ... adına eşi ...l'a, davalı ... adına ise, gelini ...'a tebliğ edildiği tebligat mazbatasından anlaşılmış, ancak adı geçenlerin açıklanan davalılarla aynı çatı altında ikamet edip etmedikleri açıklanmamıştır. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olduğu anlaşıldığından, hükmün yöntemine uygun bir biçimde 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca davalı ... ile ...'a tebliğine, temyiz süresinin beklenilmesine, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere geri çevrilmesi için dosyanın mahal mahkemesine İADESİNE, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki ihraç kararının iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin adres değişikliği bildiriminde bulunmasına rağmen eski adresinde usulsüz olarak birinci ihtarnamenin tebliğ edildiğini, müvekkilinin birinci ihtarı öğrenmesinden itibaren 10 günlük sürenin dolması beklenmeden ikinci ihtar gönderildiğini, ikinci ihtarın tebliğinin de usulsüz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ortaklıktan ihracına ilişkin 11.12.2006 tarih ve 16 sayılı yönetim kurulu kararının iptali ile kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


