borçlu şirketin 2014 yılı kasım ayından itibaren aynı adreste faal olduğu halde taşındığından bahisle tebligatın iade edilip TK’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasının da usulsüz olduğunu ileri sürerek, usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu ve tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 22.02.2016 olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece ödeme emrinin iptaline karar verildiği görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunlu ise de; somut olayda; şikayete konu Büyükçekmece 3....
Şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan, asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmaması da sonuca etkili değildir. Kaldı ki somut olayda, vekili bulunmasaydı dahi, borçlu asile 27.11.2014 günü yapılan satış ilanını içeren tebligat, muhatabın adreste olup olmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı konutta yaşayan sıfatı ile iş arkadaşına yapılmış olup, anılan tebligat 7201 sayılı Kanun'un 16. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği'nin 25. maddesine (adres, iş adresi sayıldığı takdirde aynı Kanunun 17. maddesine ve Yönetmeliğin 26. maddesine) göre de usulsüz sayılacaktır. İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir....
Bu halde usulsüz de olsa yapılmış bir tebligattan bahsedilemeyeceğinden tebligat öğrenilmesinden ve öğrenme tarihine göre sürenin geçmesinden de söz edilemez. Bu halde mahkemece yapılacak iş tebliğ tarihinin düzeltilmesi değil, tebliğ işleminin iptali olmalıdır. Ancak mahkemenin tebliğ tarihini düzeltme kararını borçlu temyiz etmediğinden aleyhe bozma yasağı ilkesi uyarınca alacaklının temyiz isteminden dolayı temyiz edenin sıfatına yazılarak kararın onanması gerekmiştir. Dairemizce Onama kararı usul ve yasaya uygun olup alacaklının karar düzeltme itirazlarının reddi yerine, onama kararının kaldırılarak yazılı gerekçe ile mahkeme kararının bozulması yönündeki Dairemizin sayın çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum....
.- E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ... İli, ......
Muhataba yapılan tebligatın usulsüz olması halinde, tebligat muhatabın bunu öğrendiği tarihte yapılmış sayılır. (Tebligat K. m.32, Tebligat Niz. m.51, YHGK 21.4.1999, 1999/2-236,220) Davacı 18.11.2005 tarihinde eski hale getirme isteğinde bulunduğuna göre, mahkemece verilen kararı da bu tarihte öğrenmiş sayılır.Tebligatın usulsüz olması halinde süre geçirilmiş sayılamayacağından eski hale getirme isteğinde bulunulamaz, ancak verilen karar yasal süresi içinde temyiz edilebilir. (YHGK 2.10.1981, 1981/6-715, 670) Davacı mahkemece verilen kararı 18.11.2005 tarihinde tebliğ etmiş sayılacağı ve bu kararın süresinde temyiz etmediği için, yerel mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur. Hal böyle olunca sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek, düzeltilen bu şekliyle onanması gerekmiştir....
, mahkemece, usulsüz tebliğ şikayetinin adrese yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 10.maddesine uygun olduğu belirtilerek reddine karar verildiği kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 2017/1119 Esas 2017/2681 Karar 27.02.2017 tarihli ilamı ile "Somut olayda; asıl şikayet dosyasında borçlu vekili, ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü ile takip talebi ve ödeme emri ekinde takibe dayanak belgelerin bulunmaması sebebiyle takibin ve ödeme emrinin iptali talebinde bulunmuş, mahkemece; tefhim edilen kısa kararda, “asıl dosyada tebliğ tarihinin düzeltilmesi talebinin reddine” karar verilmiş, gerekçeli kararda ise; asıl şikayet dosyasındaki her bir talebin neden reddedildiğine dair gerekçe oluşturarak, “şikayetin reddine” hükmedilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirildiği, mahkemece çelişkinin giderilmesi amacıyla yeni bir karar verilmesi gerekçesi ile kararın bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak asıl dosya olan usulsüz tebliğ şikayeti...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğündeki adresine çıkartılan tebligat iade döndüğü için aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat çıkartılmasında her hangi bir usulsüzlük olmadığı, ancak mazbatadan da görüleceği üzere Tebligat Kanununun 35. maddesine göre gerçekleştirilen tebligat zarfına sadece ödeme emri eklendiği, dayanak belge eklenmediği bu durumun İcra İflas Kanununun 167. maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile şikayetin kabulüne ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 17.maddesi ile Tebligat Tüzüğün 23.maddesine göre; belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bu şekilde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın o yerde bulunmadığının tebliğ evrakına yazılması gerekir....
mahkemesine bildirmesi zorunludur.Bu durumda, mahkemece öncelikle borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olup olmadığı belirlenip, tebligatın usulsüz yapıldığının belirlenmesi halinde; tebligat tarihinin ittıla tarihi olarak düzeltilmesine karar verilerek, düzeltilen tebligat tarihine göre borca ve imzaya itirazın yasal 5 günlük sürede yapıldığının belirlenmesi halinde, işin esasının incelenmesi gerekir....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından (2) adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ve takibe konu bonolar protesto edilmeden kambiyo takibi yapılamayacağını ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetiyle birlikte takibin iptali isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince bila tebliğ iade edilen tebligatın usulsüz olduğu,dolayısıyla şikayete konu Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın, usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulüne, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi...


