Mahkemece, takip talebinde şikayetçi donatana izafeten hakkında takip yapılan şirketin, takip konusu borçla ilgili olarak şikayetçinin acentası olup olmadığının, dolayısıyla borçlu şirket adına tebligatı alma yetkisinin bulunup bulunmadığının saptanarak, acentası olmadığının anlaşılması halinde takibin iptaline, tebligatı almaya yetkili olduğunun belirlenmesi durumunda ise, ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı tesbit edildikten sonra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, icra müdürlüğünce usulsüz tebligat şikayetinin reddine yönelik kararın usul ve yasaya uygun olduğundan ve usulsüz tebligat şikayetinin dava dilekçesinde ileri sürülmediğinden bahisle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte borçlunun, örnek 10 ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti ile birlikte zamanaşımı itirazında bulunduğu ve borca, faize itiraz ettiği, mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin reddine, diğer itirazların da süre aşımından reddine karar verildiği görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen...
Bu hali ile ilk tebliğ işlemi Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmamış olmakla usulsüzdür. Öte yandan TK'nun 10/2. maddesinde öngörülen bilinen en son adresin tebligata elverişli olmaması ya da bu adreste borçluya tebligat yapılamaması koşulu gerçekleşmediği gibi tebliğ mazbatası üzerinde tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilmediği gibi bu adrese TK'nun 21/2.maddesine göre tebligat yapılacağına dair bir meşruhatın da bulunmaması nedeniyle ikinci yapılan 16.01.2015 tarihli tebligatta usulsüzdür. İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örnegi borçluya tebliğ edilmelidir. Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre,borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu ...'...
talep ettikleri, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak tespitine, borçluların kambiyo senedine ilişkin şikayetinin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nun 808/1-b maddesi gereğince; çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği, ibraz günü de gösterilmek suretiyle, çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla tespit edilmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, borçlunun kendisine tebliğ edilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.Borçlunun icra mahkemesine başvurusu bu hali ile İİK.nun 16.maddesine dayalı tebliğ işleminin usulsüzlüğü şikayeti olup, şikayetin aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca göre haczin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük sürede yapılmalıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı...
Dairemizin 09.03.2015 tarih v 2014/31178-2015/5170 sayılı kararı ile TK. 21/2. maddesinde düzenlenen mernis şerhinin tebliğ çıkaran mercii tarafından tebligat üzerine şerh edilmediğinden tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde, muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Borçlunun şikayeti, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik şikayet niteliğinde olup, İİK'nun 16/1. maddesi gereğince bu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. Hukuk Genel Kurulu'nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas-1991/344 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, seçilen takip şekline göre, borçlunun, icra dairesine itiraz etmesinden ayrı olarak yedi günlük şikayet süresi içinde tebliğ tarihinin düzeltilmesi için icra mahkemesine başvurması zorunludur....
Tebligat mazbatasında, muhatabın "görevde" olduğu bilgisinin kimden alındığı belirtilmediği gibi, borçlunun tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği de tesbit edilmemiştir. Bu durumda yukarıdaki yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda, borçlu 01.12.2015 tarihinde ...1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/1100 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin iptali istemi ile dava açmış ise de, ilk çıkan ve iade gelen tebligatın örnek 4-5 icra emrini ihtiva ettiği, alacaklı vekilinin talebi ile borçluya, genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin 02.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, borçlunun, takibin iptali istemi ile 01.12.2015 tarihinde dava açtığı ve takipten bu tarihte haberdar olduğu gerekçesi ile usulsüz tebligat şikayeti reddedilmiş ise de, örnek 7 ödeme emri 02.12.2015 tarihinde tebliğ edildiğinden borçlunun 01.12.2015 tarihi itibariyle icra takibinden haberdar olduğu kabul edilemez....
ne gönderilen ödeme emri tebligatının, usulsüz olduğunu ve tebligata 09/04/2018 tarihinde diğer borçlu ... .AŞ’ne yapılan tebligatla muttali olunduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesini ve yetki itirazının kabulüne karar verilmesini talep ettiği, mahkemece tebligatın usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle tebliğ tarihi düzeltilerek yetki itirazının kabulüne karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir....
Tebligat mazbatasını çıkaran merci tarafından, Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği için, tebligatın, TK'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesine göre yapılması gerekirken, tebliğ memurunun kendiliğinden TK'nun 21/2. maddesine göre tebligatı yapması kanuna aykırıdır. İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık hakkında, mahkemenin 09/03/2010 tarih 2005/636 Esas - 2010/186 K. sayılı kararı ile yokluğunda hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre sanığa tebliğinden sonra, temyiz edilmeksizin 05/10/2010 tarihinde kesinleştirilmesi üzerine sanığın 26/02/2016 havale tarihli dilekçesiyle; yapılan tebligatın usulsüz olduğunu belirterek eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu olayda, sanığın yokluğunda verilen kararın, savunması sırasında mahkemeye bildirdiği adresine gönderildiği, ancak “adresten ayrıldığı...mahalle muhtarlığında kaydına rastlanmadığı” belirtilerek tebligat evrakının mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine bu adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, ancak sanığın yokluğunda verilen kararın Tebligat Kanununun...


