B.İstinaf Sebepleri Borçlu, alacaklının tebligat yapılan adresteki iş yerini başka bir şirkete kiraya verdiğini, kendi şirketinin adresinin de tebligat tarihinden önce değiştirildiğini ve ticaret sicilinde yayımlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı C.1.Gerekçe ve Sonuç İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu, istinaf dilekçesi içeriğini aynen tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte ödeme emri tebligat usulsüzlüğü şikayeti ile hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 16, Tebligat Kanununun 10 ve 21 maddeleri. 3....
Bu durumda tebliğ işlemi, TK'nun .../...-.... ve Tebligat Yönetmeliği'nin .../.... maddelerine aykırı olduğu gibi, muhatabın çarşıda olduğunun nasıl ve kimin beyanına başvurularak tesbit edildiğinin de tebligat mazbatasında belirtilmemesi nedeniyle Tebligat Kanunu'nun .../.... ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesi hükümlerine de uygun yapılmadığından usulsüzdür. O halde mahkemece, başvurunun usulsüz tebligat şikayeti olarak tavsif edilip şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren ... gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ........2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. ....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayeti ve yetkiye ve borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İcra İflas Kanunu 16. madde, 169. madde. Tebligat Kanunu 21. madde. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Bu durumda anılan tebligat yukarıda yazılan ilkeler uyarınca usulsüz olup, borçlunun muttali olduğunu beyan ettiği tarihten önce tebligatı öğrendiği de yazılı delille ispatlanamamıştır. O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayeti kabul edilerek Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun tebliğe muttali olduğunu beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak düzeltilmek suretiyle sair itiraz ve şikayetleri yönünden karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şikayetçi borçlunun, takip dosyası kapsamında yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu, ... 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 01.12.2016 tarih ve 2016/471 E.- 2016/635 K. sayılı kararı ile şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin, kıymet takdir raporunun tebliğ edildiği tarih olan 04/03/2016 olarak düzeltilmesine karar verildiği, borçlu tarafından, dava dilekçesinde anılan kıymet takdir raporu tebliğinin de usulsüzlüğünün ileri sürüldüğü fakat bu durumun ilk derece mahkemesi tarafından incelenmediği şikayeti ile ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20....
Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
gelmesi durumunda bu defa tebligat parçası üzerine adresin MERNİS adresi olduğu ve 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca işlem yapılması belirterek tebliğ yapması gerektiği cihetle, taraflara usulüne uygun olarak uzlaşma tebligatları yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden vefat eden mağdurun yasal mirasçılarına yapılan tebligatlar ile uzlaştırma işlemleri sırasında Denizli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olan suça sürüklenen çocuğa yapılan tebligat işlemlerinin de usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, usulsüz tebligat işlemlerine dayanılarak ve uzlaşmanın gerçekleşmediği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen ... ...’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Hüküm davalılardan ...adına Av.... tarafından düzenlenen yetki belgesine istinaden Av. ... .'e tebliğ edilmiş ise de davalı ...tarafından Av....'a verilen vekaletnameye dosya içerisinde rastlanmadığından, vekaletnamenin ilgilisinden temin edilerek evraka eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca ... A.Ş'nin ticaret sicilinde kayıtlı ... ...adresine daha önce tebligat çıkarılmadığı halde hüküm davalının bu adresinde Tebligat Kanun'unun 35. madesine göre tebliğ edilmiştir. Yapılan tebligat usulsüz olup, Mahkemece davalı şirketin en son sicil kaydını içeren evrakın ilgili ticaret sicil memurluğundan getirtilerek hükmün davalının kayıtlı olduğu ticaret sicili adresine yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmesi, ondan sonra dosyanın incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Somut dava dilekçesi davalı borçlu şirkete 1.10.2015, davalı ...’e 29.9.2015 tarihinde Tebligat Kanununun 10.ve 21 maddeleri gereğince usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş adı geçen davalılar tarafından yukarıda belirtilen iki haftalık süre geçirdikten sonra 24.11.2015 tarihinde yetki itirazını içeren dilekçe verilmiştir. Hal böyle olunca davalının yetki itirazının süresinde olmadığı cevap dilekçesinin uzatılması için ek bir süre de verilmediği nazara alınarak yetki itirazının reddi ile yargılamaya devam edilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Ayrıca ihtiyari dava arkadaşı olan dahili davalı 4.kişi ...’nın yetki itirazı bulunmadığından onun yönünden verilen yetkisizlik kararı da doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık hakkında, mahkemenin 02/11/2007 tarih 2007/229 Esas - 2007/441 K. sayılı kararı ile yokluğunda hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre sanığa tebliğinden sonra, temyiz edilmeksizin 04/09/2008 tarihinde kesinleştirilmesi üzerine sanığın 13/04/2020 tarihli dilekçesiyle; yapılan tebligatın usulsüz olduğunu belirterek eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu olayda, sanığın yokluğunda verilen kararın, savunması sırasında mahkemeye bildirdiği adresine gönderildiği, ancak “adresten ayrıldığı, yeni adresinin bilinmediği” belirtilerek tebligat evrakının mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine bu adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, ancak sanığın yokluğunda verilen kararın Tebligat Kanununun 35. maddesine...


