WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Somut olayda, davalı tarafından süresinde verilen cevap dilekçesinde usulüne uygun yetki itirazında bulunulduğu ve yetkili mahkeme bildirildiği, buna göre gerek takibin bulunduğu yer gerekse davalının ikametgahı itibariyle davalının yetki ilk itirazı haklı ve yerinde görülmüş, davaya bakma yetkisinin ... Ticaret Mahkemeleri olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçe ile davalının yetki ilk itirazının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının yetki nedeniyle REDDİNE, 2-Yetkili Mahkemenin ... Nöb. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın Nöb. ......

Kural olarak usulsüz tebliğ hâlinde tebligat hiç yapılmamış sayılır. Ancak anılan madde hükmünden de anlaşıldığı üzere muhatap bu tebligatı öğrenirse ve tebligat çerçevesinde bazı işlemlere girişirse kural işlemez ve tebligat usulsüz dahi olsa yapılmış sayılır, bu hâlde öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Anılan maddenin ikinci cümlesi uyarınca; usulsüz tebliğin geçerli hâle geleceği an muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarihtir. Muhatap usulsüz tebliği öğrendiğini sözlü olarak açıkça ifade edebileceği gibi, yaptığı işlemler ile de ortaya koyabilir (Muşul, s.584-585). Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, usulsüz tebligat, tebligatın yokluğu hâlinden farklıdır. Başka bir ifadeyle, tebligat hiç yapılmamışsa ya da tebligat olarak nitelendirilebilecek herhangi bir hukuki işlem yoksa Tebligat Kanununun 32. maddesinin uygulanması söz konusu olmaz (Muşul, s.572; Yılmaz/ÇAĞLAR, s.576)....

İİK’nun 168/5. maddesi gereğince; borçlunun, borcu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. İİK’nun 71. maddesine göre süresiz olarak ileri sürülebilecek olan zamanaşımı şikayeti ise, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi hali içindir. Somut olayda, takip dosyasında, borçlular adına gönderilen ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligat parçasının bulunamadığı icra müdürlüğünün 27.11.2015 tarihli kararında belirtildiğinden ve borçlulara daha sonra takiple ilgili bir ödeme emri gönderilmediği anlaşıldığından, muteriz borçlular yönünden kesinleşmiş bir takip bulunmadığı, borçlulara daha sonra yenileme emri ile birlikte ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı görülmüştür....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, usulsüz tebligat şikayeti ile borca itiraz ve diğer şikayetlerini ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir....

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte ödeme emri tebligat usulsüzlüğü şikayeti üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takibi 18.05.2022 tarihinde öğrendiğini, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II....

Tebligat usulsüzlüğü iddiası ise, İİK'nun 16. maddesi kapsamında şikayet olmakla, anılan şikayetin, aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca ıttıla tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekmektedir. Öte yandan HMK'nun 297/2. maddesi uyarınca; mahkemece, taleplerin herbiri hakkında hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda; örnek 13 nolu ödeme emrinin borçluya 09.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun tebligattan 21.08.2015 günü haberdar olduğunu beyan ederek tebligat usulsüzlüğü şikayetini ileri sürdüğüne ve usulsüz tebligat şikayetini inceleme görevi icra mahkemesine ait olduğuna göre, mahkemece söz konusu şikayetin esasının incelenmesi zorunlu iken, bu konuda bir değerlendirme yapılmaması doğru değildir....

Ve yine Davacı vekili 09/01/2023 havale tarihli dilekçesi ile, davalı tarafın itirazının yersiz ve kötüniyetli olduğunu, ayrıca HMK 375 maddede sayılan sebeplere dayanmadığını, mahkeme dosyası üzerinden yapılan tüm tebligatların davalı şirketin mernis adresine, yani ticaret sicil gazetesinde ilan etmiş olduğu adrese yapıldığını, Tebligat Kanunu ilgili hükümleri uyarınca iş yerinde bulunan daimi çalışanlara tebligat yapıldığını, davalı tarafın tebligatı alan kişilerin sigortalı kişiler olmadığı yönündeki savunmasının kötüniyetli bir savunma olduğunu, zira davalı tarafın işyerinde bulunan ve sigortasız çalıştırmış olduğu kişiler üzerinden yapmış olduğu işbu başvuru hakkının kötüye kullanılmasından ibaret olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalı tarafın usulsüz tebligat itirazı yersiz olduğundan, usulsüz tebligat itirazı ile yargılamanın iadesi taleplerinin reddi ile yargılama giderlerinin davalı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir....

Mahallesi 536 sokak No:3500" adresine tebligat çıkarıldığı, suça sürüklenen çocuğa yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, usulsüz tebligat işlemine dayanılarak ve uzlaşmanın gerçekleşmediği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.05.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi....

(HGK 05/06/1991 1991/12-258 E, 1991/344 K) Tebligat usulsüz ise borçlu veya vekilinin mahkemeye verdiği dilekçede yanlışlıkla gecikmiş itiraz ibaresini kullanmış olması önemsizdir. Zira hukuksal nitelendirmeyi yargıç resen yapar. Bu durumda yargıç dilekçeyi Tebligat Yasasının 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayet başvurusu olarak incelemelidir. Mahkeme tebligatın usulsüzlüğüne yönelik şikayeti kabul ederse borçlunun usulsüz tebligatı öğrendiğini bildirdiği tarihin tebliğ tarihi olarak tespitine karar verir. (12. HD 2005/24651-2006/938) Somut olayda ödeme emri tebliği usulüne uygun olmadığından, gecikmiş itirazın koşulları oluşmamıştır. Usulsüz tebliğin öğrenme tarihinin belirlenerek tebliğ tarihinin bu tarih olarak belirlenmesi gerekirken gecikmiş itirazın reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18....

Somut olayda takibin türü ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olup, borçluya 6 örnek icra emri gönderilmek sureti ile takibe devam edildiği, borçlunun 17/08/2020 tarihli dilekçesinde icra emri, kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunun tespiti ile takibi öğrenme tarihinin düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiği, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 19/08/2020 tarih ve 2020/221 E. - 2020/346 K. sayılı karar ile usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verildiği, kararın 19/08/2020 tarihinde borçlu tarafından istinaf edildiği, bu arada ihalenin istinaf talebinden sonra 20/08/2020 tarihinde gerçekleştiği görülmektedir. Buna göre; İstanbul 10....

UYAP Entegrasyonu