Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozova İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte usulsüz tebliğ şikayeti ile imzaya ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince açılan davanın kabulü ile alacaklı borçluya, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğden haberdar olunduğunu beyan edilen 27.11.2017 tarihi itibariyle tebligat yapılmış sayılmasına, ve davalı tarafından davacı aleyhine Bozova İcra Dairesinin 2017/471 Esas sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin durdurulmasına, yasal koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı ve katılma yolu ile davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir....
İstinaf Sebepleri Muteriz/şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; yetki itirazı nedeniyle yetkisizlik kararı verilmeden mahkemece istemin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, borca itirazı ile borçlunun takip konusu çekte lehtar olmamasına rağmen çekin arka yüzünün en üst kısmında kendi adının yazması nedeniyle ciro silsilesinin kopuk olduğuna ve imzasının da bulunmadığına ilişkin şikayet nedenlerinin mahkemece incelenmediğini, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçeler tekrar edilmekle birlikte kamu düzeni yönünden yapılan incelemede de bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu şirketin, usulsüz tebliğ şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu, Bodrum İcra Hukuk Mahkemesi’nin 02.3.2017 tarih ve 2016/1084 E.-2017/154 K. sayılı kararı ile şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12....
Tebligat Kanunu’nun 17. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 26. maddesi gereğince, ilgilinin o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu dağıtıcı tarafından tesbit edilerek, tebligat mazbatasına şerh verilmesi gerekir. Somut olayda ödeme emri tebliğ mazbatasında "muhatap gösterilen adreste bulunmadığından kendisiyle birlikte çalışanı ...e" şerhiyle tebliğ edildiği, tebligatın şeklen usule uygun olduğu anlaşılmıştır. Ancak şikayetçi, tebligatı alan "...", çalışanı olmadığını ileri sürmüş mahkemece şikayetçi borçlunun beyanına göre düzenlenen 06/03/2015 tarihli polis tutanağı esas alınmak suretiyle Yüksel Bilgin'in muhatabın çalışanı olmadığından bahisle tebligat usulsüzlüğü şikayeti kabul edilmiştir. Hükme esas alınan söz konusu tutanak gerekli araştırmayı içermediği, itiraz eden borçlunun beyanına göre düzenlendiği dikkate alındığında şikayetin kabulünü gerektirecek mahiyette bir belge değildir....
Bunun yapılabilmesi için de aynı yasanın 23/8. maddesi uyarınca buna ilişkin kaydın tebliğ evrakı üzerine yazılması zorunludur.Somut olayda, borçlunun bilinen adresine gönderilen tebligatın iadesi üzerine adres kayıt sistemindeki adresine 03.05.2012 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebliğ edildiği görülmekte ise de söz konusu tebligat mazbatası üzerinde adresin mernis adresi olduğuna dair bir kayıt bulunması gerekmekte olup, anılan kaydın tebliğ evrakında bulunmadığı, dolayısıyla bu madde hükmüne göre de tebligatın yapılamayacağı gözetildiğinde, borçlu adresine çıkarılan ödeme emri tebligatının usule uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece şikayetçinin usulsüz tebligat şikayeti kabul edilerek diğer itirazları incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden...
Başkonsolosluğunda düzenlenerek verilen 20.01.2011 tarih ve 593 belge numaralı vekaletnamede kabul yetkisinin bulunmadığı, bundan ayrı Avukat ......’nın yetki belgesini verdiği Avukat ... ......’e ait yetki belgesinde ise ... 2.Noterliği tarafından düzenlenen 30.09.2009 tarih ve ...... yevmiye nolu vekaletnameyle farklı olduğu belirlendiğinden, yetki belgesinde yer alan 30.09.2009 tarih ve 19110 yevmiye numaralı vekaletname ile davalı tarafından vekili Av.......’ya verilen “KABUL YETKİSİNİDE İÇEREN” vekaletname var ise adı geçen avukattan temin edilerek dosya arasına konulması, Hükmün Av....... tarafından yetkilendirilen Av. ... ......’e yapıldığı yetki belgesindeki vekaletnamenin farklı olması ve bu nedenle yapılmış olan tebligatın usulsüz olabileceği gözetilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun bir biçimde hükmün davalı vekili Av. ......’ya tebliği, temyiz süresinin beklenilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere geri çevrilmesi için dosyanın...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte borçlunun, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine yönelik şikayeti ile birlikte icra müdürlüğüne, takibi öğrenme tarihine göre yapmış oldukları itirazın süresinde kabul edilerek takibin durdurulması gerektiğini ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin kabulüne karar verildiği görülmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklının; borçlu Kooperatif hakkında başlattığı ilamsız icra takibinde, borçlunun ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi, tebliğ tarihi olarak kabul edilir....
O halde mahkemece, borçlunun usulsüz tebligat şikayeti de bulunmadığına göre istemin süre aşımı nedeni ile reddi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde itirazın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece borçlunun usulsüz tebligat konusunda şikayeti hakkında herhangi bir inceleme yapılmadan öne sürdüğü teminat iddiası yönünden tahkikat yaparak ve bu iddianın da genel mahkemenin görevine girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verildiği görülmektedir. Anılan konuda mahkemece itirazın sabit görülmemesi halinde İİK.nun 169/a maddesi uyarınca borçlunun isteminin reddine karar verilmesi gerekirken işin yargılamayı zorunlu kıldığından bahisle yazılı şekilde görevsizlik kararı yönünde hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 10.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...


