WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takip dosyasındaki ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, icra dosyasından 24.09.2021 tarihinde haberdar olunduğunu, şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini, icra dosyasına sundukları itirazlarının kabulü ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olduğunu, aksi yönde karar verilse bile davacı borçlunun 07.09.2021 tarihinde şirket çalışanına Whatsap üzerinden tebligatın gönderildiğini, usulsüz tebligat şikayetinin süresinde olmadığını belirterek şikayet ve davanın reddini savunarak davacı borçlu aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III....

Bu husus, kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir. Yasada, koşulların oluşması halinde İİK'nun 79. ve 360. maddeleri, yetki ile ilgili istisnaları düzenler. İİK'nun 360. maddesi gereğince; ihalenin talimat yolu ile yapılması halinde, artırma ve ihaleye ilişkin ihtilaflar, kendisine talimat yazılan icra dairesinin tâbi bulunduğu icra mahkemesince halledilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 13.01.1982 tarih ve 263-16 sayılı ve yine 13.2.2002 tarih ve 2002/12-44 E.-2002/74 K. sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, İİK.nun 360. maddesinde öngörülen yetki kuralı, kamu düzeni düşüncesi ile sevk edilmiş kesin bir yetki kuralı olup, mahkemece re' sen gözetilmesi gerekir. Somut olayda, alacaklının, .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/14208 E.sayılı dosyası ile takibe başladığı, ihalenin, anılan takip dosyasından yazılan talimat üzerine ..... İcra Müdürlüğünün 2014/18 Talimat sayılı dosyası ile gerçekleştirildiği görülmektedir....

ün dava dilekçesinde bildirilen bilinen en son adresine tebliğ edilmeden ayrıca adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği eski adresinden farklı bir adrese 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edildiği ve tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, adı geçen davalının adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak ve yasal temyiz süresi beklenildikten, Öte yandan, dosyanın incelenmesinde birleşen dava davacısı ... tarafından İİK'nun 121. maddesine göre icra mahkemesinden alınmış yetki belgesine rastlanmamış olup, davacı alacaklı tarafından, anılan yasa hükmü doğrultusunda icra mahkemesinden alınmış yetki belgesi var ise davacı alacaklı tarafından dosyaya sunulduktan, sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 16.10.2017 tarihinde oybirliği...

Bu durumda hukuki tavsif hakime ait olmakla başvurunun tebligatın usulsüzlüğü şikayeti olarak değerlendirilip diğer itiraz nedenlerinin itirazın kaldırılması veya itirazın iptali istemleri ile ilgili yargılama sırasında tartışılacağı gözönünde bulundurularak usulsüz tebliğ nedeniyle Tebligat Kanununun 32. maddesi gereği tebliğ tarihinin düzeltilmesi ile yetinilmesi gerekirken takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şikayet sonucu mahkemece verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, yukarıda tarih ve numarası yazılı direnme kararına ilişkin mahkeme dosyası, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa'nın 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'na eklenen geçici 4/1. madde uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte senedin vade tarihinde tahrifat yapıldığı, senette çift vade bulunduğu iddiasıyla takibin iptalini talep ettiği, mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne ve senette çift vade olduğundan takibin iptaline dair karar verildiği, kararın alacaklı tarafından...

Somut olayda, alacaklı tarafça, genel kredi sözleşmesine dayanılarak asıl borçlu ve ipotek maliki şikayetçi aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılmış, borçlu vekili, usulsüz icra emri tebliği şikayeti ile birlikte öğrenme tarihine göre yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda; diğer şikayetleri ile birlikte hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle icra emri gönderilemeyeceğini de ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. İpotek borçlusu ... adına çıkartılan ihtarnamenin muhatabın 2.adresine gönderilen tebliğ evrakının adresin kapalı olması nedeniyle 11 numaralı komşusuna haber verilerek muhtar imzasına tebliğ edildiği açıklaması ile 23.01.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Yapılan tebligat, 7201 sayılı TK'nun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30. ve 35. maddeleri hükümlerine uygun olmadığından usulsüz olup, hukuki sonuç doğurmaz....

Alacaklı istinaf başvurusunda; İlk Derece Mahkemesinin borçlu ... yönünden usulsüz tebligat şikayetinin kabulü yönünde verdiği kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; borçlu ... yönünden verilen usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtildikten sonra, şikayetçi borçluların 670 ve 675 sayılı KHK'lar kapsamındaki borçlulardan olmamaları nedeniyle alacağın Hazineden tahsili gerektiğine yönelik taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular ile alacaklı temyiz isteminde bulunmuşlardır. B....

Adı geçen davalıya tebligat yapılmışsa tebliğ belgelerinin dosyaya konulması, tebliğ edilmemişse hükmün davalıya usulüne uygun tebliğ tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi, 3-Davalı ...’a yapılan hükmün Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmiş ise de tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat yasasının değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan komşu imzası ya da imzadan imtinaya ilişkin bir kayıt da bulunmadığından Tebligat Kanununun 21/1.maddesinde belirtilen usule de uyulmamıştır. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece hükmün adı geçen davalıya yöntemine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi ve bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Tebligat usulsüz olsa dahi bu husus borçlunun şikayeti üzerine icra mahkemesince tespit edilmeden icra müdürlüğü kendiliğinden ya da borçlunun talebi üzerine tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle iptâline karar veremeyeceğinden 22.03.2012 tarihli tebligatın iptâli ve takibin durdurulması kararı yanlış olmuştur. Bu halde davacı alacaklının usul ve yasaya aykırı olarak verilen icra müdürlüğünün durdurma kararını süresiz şikayet yoluyla (kaldı ki davacı tarafça bu yola başvurulmuş ve durdurma kararı kaldırılmıştır.) kaldırtıp kesinleşmiş takibe devam etme imkanı varken itirazın iptâli davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece açılan itirazın iptâli davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılıp işin esasına girilip kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur....

Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu beyan ederek davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddini, aksi takdirde davanın esastan reddini savunmuştur.Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Davada, davalı vekili tarafından verilen 14.12.2009 havale tarihli cevap dilekçesiyle süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yetki ilk itirazında bulunulmuş, yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğu belirtilmiş olmasına karşın; mahkemece öncelikle yetki itirazı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yetki ilk itirazı hakkında herhangi bir karar verilmeksizin hüküm tesisi doğru görülmemiş, sair hususlar incelenmeksizin bu yönüyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan...

UYAP Entegrasyonu