Kullanma ve yararlanma hakkı veren (kira, kullanım ödüncü (ariyet), tüketim ödüncü (karz) sözleşmeler ile taraflardan birinin maliki olduğu şeyi diğer tarafa ondan sadece kullanma ve yararlanması için vermeyi taahhüt etmesi amaçlanmaktadır. Bu sözleşmelerde mülkiyetin devir ve ferağ borcu doğmak yerine yararlanma hakkının devir borcu doğmaktadır. Alacaklı açısından bakıldığında kullanma ve yararlanma hakkının elde edilmesi amaçlanmakta ve sözleşmeyle borçluya kullanma ve yararlanma hakkını devir borcu doğuran yüklenmektedir. İş görme borcu doğuran (hizmet sözleşmesi, vekalet sözleşmesi ve çeşitleri (kredi mektubu, kredi ömre, simsarlık, komisyon), eser sözleşmesi ve yayım (neşir sözleşmesi)) sözleşmeler ise bir insanın çalışma ve emeğinin söz konusu olduğu akitlerdir....
Esas sayılı dosyası ile dava ikame edilmesine kadar varıldığını, bu dava halen derdest 15.12.2021 tarihinde ilk tahkikat duruşması icra edileceğini, davacı yanın, her ne kadar takip konusu alacağının müvekkiline verilen borcun geri ödenmemesi nedeniyle oluştuğunu iddia ettiğini, taraflar arasında kurulmuş bir tüketim ödüncü sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasında tüketim ödüncü sözleşmesinden çok daha karma bir sözleşme akdedildiğini ve çok daha komplike bir ilişki kurulduğunu, haksız ve mesnetsiz açılan huzurdaki davanın reddine ve yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, 15/11/2021 tarihli bilirkişi raporu, 23/02/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir. ... 32....
Kullanma ve yararlanma hakkı veren (kira, kullanım ödüncü (ariyet), tüketim ödüncü (karz) sözleşmeler ile taraflardan birinin maliki olduğu şeyi diğer tarafa ondan sadece kullanma ve yararlanması için vermeyi taahhüt etmesi amaçlanmaktadır. Bu sözleşmelerde mülkiyetin devir ve ferağ borcu doğmak yerine yararlanma hakkının devir borcu doğmaktadır. Alacaklı açısından bakıldığında kullanma ve yararlanma hakkının elde edilmesi amaçlanmakta ve sözleşmeyle borçluya kullanma ve yararlanma hakkını devir borcu doğuran yüklenmektedir. İş görme borcu doğuran (hizmet sözleşmesi, vekalet sözleşmesi ve çeşitleri (kredi mektubu, kredi ömre, simsarlık, komisyon), eser sözleşmesi ve yayım (neşir sözleşmesi)) sözleşmeler ise bir insanın çalışma ve emeğinin söz konusu olduğu akitlerdir....
Kullanma ve yararlanma hakkı veren (kira, kullanım ödüncü (ariyet), tüketim ödüncü (karz) sözleşmeler ile taraflardan birinin maliki olduğu şeyi diğer tarafa ondan sadece kullanma ve yararlanması için vermeyi taahhüt etmesi amaçlanmaktadır. Bu sözleşmelerde mülkiyetin devir ve ferağ borcu doğmak yerine yararlanma hakkının devir borcu doğmaktadır. Alacaklı açısından bakıldığında kullanma ve yararlanma hakkının elde edilmesi amaçlanmakta ve sözleşmeyle borçluya kullanma ve yararlanma hakkını devir borcu doğuran yüklenmektedir. İş görme borcu doğuran (hizmet sözleşmesi, vekalet sözleşmesi ve çeşitleri (kredi mektubu, kredi ömre, simsarlık, komisyon), eser sözleşmesi ve yayım (neşir sözleşmesi)) sözleşmeler ise bir insanın çalışma ve emeğinin söz konusu olduğu akitlerdir....
Yani tartışılacak husus, temel ilişki olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı edimlerdir. Öte yandan davalı bonoların kat karşılığı inşaat sözleşmesinden değil, borç verme işleminden dolayı alındığını savunmuştur. O halde davalının iddiası da TBK 386 ve devamı maddelerinde düzenlenen tüketim ödüncü sözleşmesine dayanmaktadır. Yani gerek davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve gerekse de davalının tüketim ödüncü sözleşmesi iddiaları 6102 sayılı TTK'da düzenlenen hususlardan olmadığından bir mutlak ticari davadan bahsedilemez. Ayrıca davacı arsa sahibi tacir olmadığına göre her iki tarafın ticari işletmesini ilgilediren bir nispi ticari davadan da bahsedilemez. O halde eldeki dava bir ticari dava olmadığından HMK 2. maddesine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanmalıdır. Nitekim dosyaya resen emsal olarak alınan İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi'nin 10.03.2021 tarih, ... k sayılı kararı da bu minvaldedir....
Davanın Hukuki Sebebi: Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 386. maddesindeki; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklindeki düzenlemedir. DELİLLER : ------ Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.-----Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir. -------esas sayılı takip dosyası celp ve tetkik edilmiştir....
Kullanma ve yararlanma hakkı veren (kira, kullanım ödüncü (ariyet), tüketim ödüncü (karz) sözleşmeler ile taraflardan birinin maliki olduğu şeyi diğer tarafa ondan sadece kullanma ve yararlanması için vermeyi taahhüt etmesi amaçlanmaktadır. Bu sözleşmelerde mülkiyetin devir ve ferağ borcu doğmak yerine yararlanma hakkının devir borcu doğmaktadır. Alacaklı açısından bakıldığında kullanma ve yararlanma hakkının elde edilmesi amaçlanmakta ve sözleşmeyle borçluya kullanma ve yararlanma hakkını devir borcu doğuran yüklenmektedir. İş görme borcu doğuran (hizmet sözleşmesi, vekalet sözleşmesi ve çeşitleri (kredi mektubu, kredi ömre, simsarlık, komisyon), eser sözleşmesi ve yayım (neşir sözleşmesi)) sözleşmeler ise bir insanın çalışma ve emeğinin söz konusu olduğu akitlerdir....
nin mirasçıları olan davalı müvekkilleri başvurulmasının yerinde olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmesinin ticari kredi sözleşmesi olmayıp genel tüketim ödüncü sözleşmesi mahiyetinde olduğunu, muris ...'nin 10.06.2022 tarihinde vefat ettiğini, icra takibinin ise murisin ölümünden sonra 14/06/2022 tarihinde açıldığını, müteveffa ...'ye ne de müvekkillerine yapılan herhangi bir ihtar bulunmayıp muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, davacı bankanın kefalete veyahut teminata başvurmaksızın ve herhangi bir ihtarda bulunmaksızın müteveffanın ölümü akabinde icra takibi yoluna başvurulmasının yerinde olmadığını, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu savunmuş davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takibin iptali ile alacaklı tarafından ödenmek üzere takibe konu alacağın %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/620 Esas KARAR NO : 2024/111 DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 23/08/2023 tarihli dava dilekçesinden özetle; davalı şirket yetkilisinin, davacı Şirket yetkilisi ...' nu telefon ile arayarak şirketin zor durumda olduğunu, şirket çalışanlarının maaşlarını ödeyemediğini ve paraya ihtiyacı olduğunu belirterek ödünç ( borç ) para istediğini, ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/584 Esas KARAR NO : 2023/215 DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2022 KARAR TARİHİ : 14/03/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket tarafından davalı .....’a 10.08.2021 tarihinde banka kanalı yoluyla ödünç 150.000 TL para gönderilmiş olduğunu, davalıya müvekkili şirket tarafından gönderilen 150.000 TL’nin gönderiminin yapıldığı dekont incelendiğinde açıklama kısmında "borç olarak ödenen" ibaresinin açık bir şekilde müvekkili şirket tarafından yazılmış olduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin; birçok defa göndermiş olduğu ödünç parayı davalıdan şifaen istemesine rağmen davalının, bu borcu müvekkili şirkete ödememiş olduğunu, bunun üzerine de müvekkili şirket tarafından...


