Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Somut olayda, muris K.....
ın ticaret sicil kaydındaki adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu gereğince tebligat yapılması ve davanın ihbar edilmesi, ihbar sonrasında dava dışı şirket tarafından delil sunulduğu takdirde değerlendirilerek, fazla çalışma ücret alacağı konusunda sonuca gidilmesi gerekirken, ihbar talebinin yerine getirilmemesi de isabetli olmamıştır. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
ın ticaret sicil kaydındaki adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu gereğince tebligat yapılması ve davanın ihbar edilmesi, ihbar sonrasında dava dışı şirket tarafından delil sunulduğu takdirde değerlendirilerek, fazla çalışma ücret alacağı konusunda sonuca gidilmesi gerekirken, ihbar talebinin yerine getirilmemesi de isabetli olmamıştır. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Gerçekten, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi anılan kararında, sözleşmeye taraf devletlerin, korunan hakların kısıtlanması konusunda sınırsız olmayan belirli bir takdir hakkına sahip olduğunu belirttikten sonra, korunan herhangi bir hak konusunda getirilen kısıtlamanın Sözleşme'ye uygunluğu konusunda nihai kararın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verileceğini, bu kararın verilmesi aşamasında, her davanın kendine has koşulları değerlendirilerek bir sonuca ulaşılacağı ifade olunmuştur. (Bakınız & 110 son cümle) Mahkeme, denetleyici yargı yetkisinin kullanımı sırasında; ihlal edildiği iddia edilen hakka yapılan müdahalenin, davanın bütünü ışığında değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapmış ve "Barışçıl Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı" özelinde dikkat edilmesi gereken ilkeleri ayrı ayrı saymıştır....
c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz. ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez. d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur. e) Plan alanındaki trafik hacimleri ile yeni getirilen kullanımların trafik üretme ve trafik çekme hacimleri dikkate alınarak yol ve kaldırım genişlikleri belirlenir....
c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz. ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez. d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur. e) Plan alanındaki trafik hacimleri ile yeni getirilen kullanımların trafik üretme ve trafik çekme hacimleri dikkate alınarak yol ve kaldırım genişlikleri belirlenir....
Bu nedenle, öncelikle oluşturulan yeni müşteri çevresinin tespiti yapılmalıdır. Acentenin göreve başladığı tarihte mevcut olan müşteri çevresi hariç, yeni oluşturulan müşteri çevresi belirlenmelidir.Bundan sonra hesaplama üç aşamada yapılır: Birinci aşamada, acentenin kendi çabasıyla kazandırdığı yeni müşteri çevresinden müvekkilin elde ettiği/ elde etmesi muhtemel menfaatler/gelirler hesaplanır. Daha sonra, acentenin yeni müşteri çevresiyle işlem yapamayacak olması nedeniyle uğradığı gelir kaybı hesaplanır. Bu kayıp, acentelik sözleşmesi devam etseydi, acentenin temel edimleri karşılığında elde edeceği ücret (provizyon) gelirleridir. Burada temel bir kural vardır: Müvekkilin menfaati, acentenin ücret kaybı kadardır. Bu nedenle, müvekkilin elde edeceği menfaatin, acentenin gelir kaybı kadar olduğu ilkesinden hareketle, öncelikle acentenin gelir kaybının hesaplanması uygun olacaktır....
eklenmesi; bu tespit sonrası diğer bilirkişiler tarafından devam eden müşteri ve poliçelere göre davalının elde ettiği önemli ölçüde menfaat sayılıp sayılamayacağının, oranın tespiti, (önemli menfaat sayılamayacağı görüşüne varılsa bile mahkemece önemli menfaat sayılması ihtimaline binaen) davacının talep edebileceği azami portföy tazminatı tutarının tespiti, ayrıca fesih sonrası-fesih nedeniyle davada talep edilen (19/02/2018 tarihli davacı vekili dilekçesinde açıklanan) makbuzları sunulan fesih giderinin tarafların ticari defter ve kayıtlarından tespiti, davacıdan bunların ne suretle, hangi tarihte, ne kadar tahsil edildiği ve hangi davalı tarafından tahsil edildiğinin, davacının fesih nedeniyle yapmak zorunda kaldığı giderlerden oluşup oluşmadığının tespiti ve bildirilmesi, ayrıca dosyaya davalı vekilince sunulan İstanbul BAM kararında vurgulanan hususlar ile dosyaya daha önce celbedilmiş olan hedef oran ve gerçekleşme bilgilerine ilişkin davalılardaki veriler ayrıntılı incelenerek...
Mahkemece davacı tarafından yapılan ödemelerin dava konusu araç için yapıldığı kabul edilmesine rağmen dava tarihi itibariyle eksik ödeme yapıldığı gerekçesi ile araç kaydındaki mülkiyetin saklı tutulması kaydı (mülkiyeti muhafaza kaydı) kaldırılmamıştır. Oysa dava tarihinden önce araç bedelinin bakiye kısmının çok büyük bir miktarı ödenmiş ve cüzi bir miktar ödeme kalmış, davacı tarafından da bu miktar ödeme yargılama sırasında tamamlanmasına rağmen ve hakkaniyet gereğince araç kaydındaki mülkiyetin saklı tutulması kaydının (mülkiyeti muhafaza kaydı) kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken Mahkemece aksi yönde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bunun yanında TBK'nın 131. maddesine göre asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur....
Bu halde Mahkemece davacının muayene edilerek, dava tarihinde yürülükte bulunan “Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işleri yönetmeliğine” uygun şekilde maluliyet oranının kesin ve net bir şekilde tespiti için Adli Tıp Kurumuna gönderilip kurumdan rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yönetmelik hükümleri dikkate alınmadan hazırlanan rapora göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozma nedeni yapılmıştır" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, Bozma ilamı üzerine Bursa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/... esas ve 2019/...dosyasında bozmaya uyularak, " hakkında açılan davanın reddine karar verilen ... adına kayıtlı araç kaydındaki tedbirin kaldırılmasının talep edildiği, talebin kabulüne karar verildiği, davacının tüm tedavi evrakları dijital ortamda temin edilerek dosya ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edildiği, geçici ve daimi iş göremezliğine ilişkin rapor düzenlenmesinin istendiği, İstanbul Adli Tıp...


