Keza, 31/08/2010 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” .... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı ...” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan 31/08/2010 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2015/1261 Esas KARAR NO: 2021/978 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2015 KARAR TARİHİ: 22/12/2021 Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın müvekkili aleyhine, ----- dosyası üzerinden takibe geçtiğini ve takibin dayanağını ---- olarak gösterdiğini, müvekkilinin cebri icra tehdidi altında dosya borcunu --- tarihinde ödediğini, borçlu olmadığını bilen müvekkilinin ---- dosyası üzerinden menfi tespit davası açmış olup, açılan dava, ---- gerekçesiyle davacının davasının kabulüne ve davacının ---- dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, bu kararın ---- kararıyla kesinleştiğini, davalı bankanın, mahkeme kararı ile kesinleşen icra takibine girişirken aynı zamanda müvekkilinin banka sisteminde borcunu ödemeyen mudi olarak kayıtlara işlediğini ve bu kaydın, bankalar arası...
Keza, 31.08.2010 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” ...... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı .....” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan 31.08.2010 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ....'...
Beldesi 59780 ... / ... adresindeki tesisine kurulumu yapılıp sorunsuz bir şekilde 18/09/2014 tarihinde devreye alınıp motorun işletimine ilişkin eğitimler verilip ekipman işletim kılavuzu da teslim edildiği ve 13/04/2016 tarihinde geçici kabul, 11/10/2016 tarihinde kesin kabul sertifikaları düzenlenmek suretiyle davalı şirket ve davadışı sigortalı tarafından bu hususların zapta geçirildiği, davacının başlattığı ilamsız icra takibinde takibe dayanak belgeleri sunmadığını, itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı bir belgeye itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak dayanamacağı, davalı şirkete karşı davacı tarafından husumet yöneltilmeden önce taraflar arasında gerçekleşen görüşme ve yazışmalarda davacı sigorta şirketi tazminat talebinde dayanak olarak kendisi tarafından temin edilen ... ... Üniversitesi ... Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. ...'dan alınan 21/07/2020 tarihli raporunu ve bu rapora dayalı olarak... Ltd. Şti....
nın diğer temyiz itirazlarına gelince: Asıl dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine, karşı dava ise hakaret ve tehdit eyleminden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir....
Açıklanan sebeple, davalı -karşı davacının, nişanın bozulmasından kaynaklanan maddî ve manevî tazminat ve bunlara bağlı olarak hükmedilen vekâlet ücretleri yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Davalı-karşı davacı kadının; "Erkeğin kabul edilen ziynet alacağı talebine ve bu talep yönünden aleyhine hükmedilen vekâlet ücretine" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Mahkemece davacıya yapılan araç satışından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık geçerli satıştan kaynaklanan BK. 189 ve sonraki maddelerinde düzenlenen zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmıştır. Davacının ......
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalı satıcı zapta karşı tekeffül hükümlerine göre rayiç değerden sorumlu olup, mahkemece davalının taşınmazın rayiç değerinden sorumlu tutulması gerekirken denkleştirici adalet prensibinin uygulanarak davanın kısmen kabulü usu ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması düşüncesinde olduğumuzdan yüce çoğunluğun aksi yöndeki onama kararına katılamıyoruz....
Mahkemece, el atmanın önlenmesi ve kal isteği konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, komşuluk hukukundan kaynaklanan diğer hususlardaki talep ile tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi -K A R A R- Dosya içeriğine göre dava, makina kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14/ son maddesi gereğince 01.02.2013 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulunun Hukuk Dairelerinin iş bölümün düzenleyen 21.01.2013 tarihli ve 2013/1 sayılı kararı ile trafik kazası ve sigorta hukuku ile ilgili olarak dairemize verilen işler : 1) Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davaları (bedensel zarar ile ölümden kaynaklanan tazminatlar dahil) 2) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesinden (6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1301. maddesi) kaynaklanan ve kasko sigortası ile ilgili rücuan tazminat davaları 3) Sigortalının kendi trafik kasko sigortasına, trafik sigortasının da kendi sigortalısına karşı açtığı tazminat davaları ile yolcu taşıma ilişkisi dahil sigortanın taraf olduğu her türlü cismani ve maddi zararlı trafik kazalarından doğan davalar...


