Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir. Ayrıca, İİK'nin 44.maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır. (İİK mad. 337/a) Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yol, muvazaanın iddia ve ispat edilmesidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8....
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davalı ... ile davalı ... arasındaki 05.03.2013 tarihli taşınmaz devri muvazaalı olsa da davalı ... ile dahili davalı temlik alan ... arasındaki devrin muvazaalı olduğunu kanıtlayan yeterli delil bulunamadığından davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin muvazaalı yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir....
nın, hisselerini satıp devretmesinin yasal haklarından olduğu, İİK'nın 277. maddesine dayalı tasarrufun iptali davasının davacısının borçlu ... olamayacağı, ancak bu davada davacının genel hükümlere göre bedelsizliğe dayalı muvazaa iddiasına dayandığı, ödenen hisse bedelinin dava dışı şirket ve davacıya iade edilemeyeceği, ayrıca davalının eylemi nedeniyle davacının borç yükünün arttığı iddiasının muvazaa davası olarak dinlenemeyeceği, devir işlemine o tarihteki YK tarafından onay verilmesinin gerektiği, bu onay verilmediği taktirde hisse malikinin değişmeyeceği, ayrıca yapılan devirler için pay sahiplerinin ön alım hakkının bulunduğu hususunun düzenlendiği, devir için YK tarafından onay verilmesinin geçerlilik kuralı olarak öngörüldüğü, ilk devir alan ... ve ...'...
-Asıl ve birleşen dava, muvazaa iddiasına dayalı olarak sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Davacının alacaklı olduğu ... dosyalarında kambiyo senetlerine mahsus yolla 02.03.2007 tarihli ihtiyati hacze dayanılarak yapılan takipte ödeme emri ....03.2007 tarihinde borçluya tebliğ edilmiştir. Bu takip yolunda İİK'nın 168. maddesi uyarınca ödeme emrine karşı şikayet ve itiraz süresi ... gün, ödeme süresi ... gün olup, ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK'nın m. 78/....) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi ... günlük şikayet ve itiraz süresinin geçmesiyle değil, ... günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haciz hüküm ve sonuçlarını doğurur....
Söz konusu kararda; eski hukuka göre mümkün ve geçerli olan muvazaa ve nam-ı müstear iddialarının, Medeni Kanunun yürürlüğünden sonra taşınmaz mallar hakkında dinlenip dinlenemeyeceği tartışılmıştır....
Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame ettiği tasarrufun iptali davasında temlike ilişkin olarak ... 12. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesine dayandığını, davalının borçlandırıldığı ilk işlemin Faktoring işleminin olduğunu, davalının mal veya hizmet sattığı 3. Şahıstan alacağının TEFE düşülerek finanse edilmesi işlemi olduğu, bu işlemin, yasal zorunluluk gereği, fatura ile birlikte yapılmasının zorunlu olduğu, davacının işleme ilişkin delilleri arasında dayanak faturayı ibraz etmediğini, davalının borcunu muhtelif tarihlerde ve haricen ödediğini, bu nedenle icra takibine devam edilmediğini ve takipsiz bırakıldığını, aradan uzun yıllar geçtiği için davalının ödemelere ilişkin belgeleri bulmakta güçlük çektiğini, bunların borcun itfa belgeleri olduğu ve bulunduğunda veya ulaşıldığında mahkemeye sunulacağını, aynı alacak iddiasına ilişkin olarak kambiyo senedine dayalı olarak yapılan icra takibinin halen derdest olduğunu, ... 26. İcra Müdürlüğünün ......
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; davacı 3. kişi vekilinin istihkak iddiasının yanı sıra takip konusu borcun takip tarihinden önce ödendiği iddiasında da bulunduğu, Mahkemece temel borç ilişkisine yönelik ödeme iddiasına değer verilerek davacı tarafın icra takibine konu alacağın gerçek olmadığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Bilindiği üzere, istihkak davası, alacaklının belli bir mal üzerine koydurduğu haciz ile, üçüncü kişinin bu mal üzerinde iddia ettiği hak arasındaki çatışmayı çözmeye yönelik bir davadır. Bu cümleden olmak üzere; İstihkak davası, takip sürecinde haciz esnasında ortaya çıkan bir sorunun bertaraf edilmesine yönelik bir davadır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Yasası'nın 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Davacı alacaklı , borçlu kooperatif ile yaptığı 10.07.2009 tarihli imalat sözleşme bedelini, tahsil edemediğini, borçlunun arsa sahipleri ile yaptığı 22.03.2005 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve 16.07.2010 tarihli Ek Protokol gereği müteahhide ait olması gereken dairelerin, mal kaçırma amacı ile arsa sahiplerinin akrabası üçüncü kişi ...'...
Davacı/borçlunun senedin ödendiği iddiasına ilişkin olarak taraf defterleri incelenmiş, çekin ödeme tarihinden sonra 31/07/2019 tarihi itibariyle davacının borç bakiyesinin sıfırlandığı her iki taraf defteri ile de ortaya konulmuş olup, davacı iddiasını yazılı deliller ile ispat etmiştir. Davacı vekilince 14/01/2021 tarihli ıslah dilekçesinde, yargılama sırasında satışı gerçekleştirilen ... plakalı aracın bedeli yönünden istirdat talebinde bulunmuştur. Bilindiği üzere, borçlu, icra takibinden sonra icra dairesine yatırdığı para hakkında geri alma davası açabileceği gibi, haczedilip satılan malların bedeli için de istirdat davası açabilecektir. Bunun için paranın icra dairesine girmiş olması yeterli olup, alacaklıya ödenmiş olması gerekli değildir (M. Coşkun, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, 6. Bası, s.891)....


