WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğinde olduğundan, kural olarak danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratılan üçüncü kişiler, tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Ancak, danışıklı işlem ile üçüncü kişilerin haklarının zarara uğratıldığının benimsenebilmesi için onların, danışıklı işlemde bulunandan alacakları bulunmalı ve danışıklı işlem o alacağın ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış olmalıdır. Diğer yandan; zarara uğradıklarını ileri süren üçüncü kişilerin, danışıklı işlemde bulunduğu iddia edilen kişi hakkında alacak davası açmış olması bu davanın kabulü için tek başına yeterli olmamakla birlikte eldeki davanın sonucunu etkileyecektir....

Dava İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Somut olayda davacı ve davalı ... 30.12.2008 tarihli boşanma protokolü gereğince boşanmış olup evlilik birliği içinde edinilen ve davalı ... adına tapuda kayıtlı taşınmazın satılarak bedelinin %50 oranında paylaşımı konusunda anlaşmışlardır.Anılan taşınmaz davalı ... tarafından 8.7.2011 tarihinde satılmış; ancak yarı bedeli davacıya ödenmediğinden davacı tarafından 6.12.2011 tarihinde açılan katkı payı alacağı davası sonucu 60.000 TL bedelin 8.7.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... tahsiline karar verilmiştir....

Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir. Ayrıca, İİK'nin 44.maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır. (İİK 337/a md) Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yol, muvazaanın iddia ve ispat edilmesidir....

Mahkemece, davanın BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılması halinde sadece davacı adına tescilini isteyebileceğini, oysa davacının haciz ve satış yetkisi istediğini, İİK'nun 277.maddesine göre tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için ise elinde aciz vesikası olmadığı gibi 5 yıllık hakdüşürücü sürenin de geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemlerin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı iptal istemine ilişkindir. HMK'nin 33.maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur....

nın davalı ile yaptığı 13/05/2013 tarihli satış işleminin iptali ile borçlu ... üzerine yeniden tescil edilmesini talep ettiklerini beyan ederek davalı lehine muvazaalı olarak yapılan tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.Davalılar ... ile ..., davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, aciz vesikası bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, TBK'nun 19. maddesi uyarınca muvazaalı işlem yapıldığı iddiasına dayalı tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.Bir davada taraflarca ileri sürülen maddi olguların hukuki değerlendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir (HMK 33 md.) Dava dilekçesindeki açıklama ve nitelendirmeye göre dava TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır....

Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir. Takip işlemlerinin hızlandırılması, İİK’nın 20. maddesi uyarınca sürelerden feragat ve haczin borçlunun beyanı üzerine konulması, tek başına muvazaayı gösteren vakıalar değildir. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bono, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir. Senetler ve çekler ancak tarafları ve onların cüz'i ve külli halefleri yönünden delil niteliğinde olup, temel ilişkinin ve kambiyo ilişkisinin dışında kalan davacı üçüncü kişi bakımından bu nitelikte bir ispat vasıtası olarak kabul edilemez....

sayılı takip dosyasındaki davacı alacağı ve ferileri ile sınırlı olmak üzere İİK.nun 283. maddesi uyarınca iptali ile taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri olan 88.700,00-TL.nin davalı ...'den tahsiline, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarurfun iptali davasına ilişkindir. Bu davalardan amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır....

Eldeki davada yukarıda açıklanan iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle, davanın, çekişme konusu taşınmaz kaydının davalı taraf adına oluşumunun illetten yoksun olduğu, bu nedenle yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu iddiasına dayalı olduğu açıktır. Bu tür davaların mülkiyet hakkına dayalı olarak her zaman açılabileceği de kuşkusuzdur. O hâlde, davacının yolsuz tescil iddiası bakımından mahkemece gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan ve dava konusu taşınmazın icra takibi sırasında temlikine dair tasarrufun iptali davasında yargılamanın yenilenmesine dair davanın sonucunda verilecek hükmün bu davayı etkileyeceği gözetilmeden sonuca gidilmiş olması doğru değildir. Hâl böyle olunca; .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/396 esas, 2014/564 karar sayılı kararın Yargıtay 17....

Noterliği’nin 24.09.2018 tarih ve 06331 yevmiyeli temliknamesinin takip dosya borcu miktarı ile itirazın iptali ilamı dahil ferileri kadar iptalini talep etmiştir. Davacının icra takibi sonucu kesinleşen alacağının tahsilini sağlamak amacıyla davalı borçlu ve borçlu ile işlem yapan diğer davalı hakkında açtığı, davalılar arasındaki temliknamenin iptalini amaçlayan işbu davanın hukuki dayanağının İİK'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptaline ilişkin hükümlerden kaynaklandığı, tasarrufun iptali davalarının alacağını tahsil etme amacıyla icra takibi yoluna başvuran ancak tahsil edemeyen alacaklının, borçlunun üçüncü kişilerle yapmış olduğu mal kaçırma amacı taşıyan hukuki işlemlerin iptali için açabileceği bir dava olup, İcra ve İflas Kanunu 281. Maddesi hükmü uyarınca, tasarrufun iptali davalarına bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir....

Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davanın terditli olup asıl talebin muvazaa iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğu, asıl talep hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, muvazaa yönünden dosyanın incelenmesi gerektiği, muvazaa iddiası ile açıldığından davanın herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabii olmadığı beyan edilerek kararın düzeltilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, göre uyuşmazlık, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu Maddesine dayalı açılmış, muvaazalı devrin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440 ncı maddesi. 2. 6098 sayılı Borçlar Kanunun 19 uncu maddesi 3. Değerlendirme Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK'nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır....

UYAP Entegrasyonu