WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Şti. vekili ve asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Asıl dava, muvaza iddiasına dayalı tasarrufun iptali, birleşen davalar sıra cetveline itirazdan ibarettir. Bir sıra cetveli için muhtelif alacaklılar tarafından farklı tarihlerde, farklı alacaklılara husumet yöneltilerek şikayette bulunulmuş olsa dahi, tüm şikayetlerin birlikte incelenerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde tek bir kararla sonuçlandırılması; birbiriyle çelişik hükümlerin engellenmesi gereğinden, bir dosyada verilen kararın diğer dosyanın sonucunu etkileme olasılığından ve sıra cetveline ilişkin özel usul hükümlerinden kaynaklanan bir zorunluluktur. Aynı sıra cetveline yönelik farklı şikayetler hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması, kararların infazında da şüphe ve tereddütlere neden olarak uyuşmazlıkların uzun süre devam etmesi ihtimali doğurabilir. Somut olayda Silivri 1....

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların sınırları içerisinde kalan ve teknik bilirkişi raporunda (28D) ile gösterilen 920,12 metrekare, (29B) ile gösterilen 2.479,39 metrekare, (30F) ile gösterilen 306,84 metrekare, (31N) ile gösterilen 10,28 metrekare, (32L) ile gösterilen 222,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Şöyle ki; dava, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır....

KARAR Davacı 3. kişi vekili, borçlu ... aleyhine başlatılan takip sebebiyle müvekkili adına kayıtlı bulunan 06 ZB 672 plakalı aracın haczedilip yakalama şerhinin işlendiğini, borçlu aleyhine alacaklı tarafından tasarrufun iptali davası açıldığını, ancak karar tarihinden 4 ay önce aracın satın alındığını, tescil işleminin yaptırıldığını, müvekkilinin aldığı tarihte aracın satışını engelleyebilecek hiçbir sorunla karşılaşmadığını, borçlu aleyhine başlatılan icra takibinden ve tasarrufun iptali davasından haberdar olmadığını iddia ederek araç üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, dava konusu aracı satın alan son malik ...'un... Odunpazarı ilçesi nüfusuna kayıtlı ve burada ikamet ettiği, muvazaalı ve hileli satışa ilişkin dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı, bu nedenle İcra Müdürlüğünün söz konusu aracın mülkiyetinin ...'...

iptali davasının açılması için öngörülen 5 yıllık süre dolmadan en geç 21.06.2012 tarihine kadar öncelikle kooperatif aleyhine icra takibi tesis edip, akabinde kooperatif üyelerine karşı ( alacağı karşılamaya yeter sayıda daire için) tasarrufun iptali davası açmaları gerekirken bu zorunluluğu yerine getirmeyerek alacağın tahsilini imkansız hale getirdiklerini ya da güçleştirdiklerini ileri sürerek davalıların görevlerini layıkıyla yapmamalarından dolayı uğranılan zararlardan kaynaklı ... 1 İcra Müdürlüğü'nün 2014/1951 sayılı icra takibi konusu olan 65.205,00 TL alacağın anılan takibin tesis edildiği 03/02/2014 tarihinden, ......

tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 12/09/2001 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı satış nedeni ile tasarrufun iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, Borçlar Yasası'nın 18. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak yargılama yapılıp istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur....

Şti vekili temyiz dilekçesinde davacı tarafından aynı davalılar aleyhine başka bir icra dosyasındaki alacağın tahsili için açılan Bahçe Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/46 E sayılı tasarrufun iptali davasının lehlerine reddedildiğini, bu dosya incelenmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, dava değerinin belli olmadığını, alacağın gerçek bir alacak olmadığını, vekillerin aynı olmasının muvazaayı ispatlamayacağını, müvekkili hakkında kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri, 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri 3....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 05.06.2018 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra eksiklik nedeniyle mahkemesine iade edilen dosya eksiklik tamamlanıp tekrar gelmekle, incelendi, gereği düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili; davacının alacaklısı olduğu Bandırma 1.İcra Müdürlüğü'nün 2013/3523 sayılı dosyasında borçlu ...'ın, davalı ...'ın eşi olduğunu, davalı ...'nin vinç imalatı işyerinin sahibi olup, davalı ...'ın davalı eşi ...'nin yanında işçi olarak gösterildiğini, gerçekte davalı ...'ın bu işyerinin sahibi olduğunu, davalı ...'...

Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların satış akitlerinin hükümsüzlüğüne ve davacıya davalı Abdullah'tan olan kamu alacağı v< < fer'ileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yapabilme hakkı tanınmasına kara verilmiş, hüküm davalılar Kamil ve Şevket vekilleri tarafından temyiz edilmiştir, Borçlu Abdullah tarafından 3. kişi davalı Kamil'e satışı yapılan taşınmazın 10773 ada, 20 olan parsel numarasının hüküm yerinde 10763 ada, 21 parsel olarak yazılmış olması maddi hatadan kaynaklanıp, yerinde düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. 1-Dava, 6183 sayılı Yasa'nın 24 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin bulunmaktadır. 3. kişi Kamil, borçlu Abdullah'ın kardeşi olup, aksi yönde bir iddia ileri sürülmüş değildir. Yasanın 28/1-3. maddesinde 3. dereceye kadar kan hısımlarıyla eşler ve 2. dereceye kadar (bu derece dahil) sihri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarrufların bağışlama hükmünde sayılacağı öngörülmüştür....

Aile Mahkemesinin 2009/551 Esas ve 2009/673 Karar sayılı kararı ve 15.04.2011 tarihli protokol gereğince yapıldığını, davacının borcunun taşınmazı devir iradesinden 8 yıl sonra ortaya çıktığını, her ne kadar resmi işlem 2017 yılında yapılmış ise de devir iradesinin 2009 yılında açıkça ortaya konulduğunu, bu iradenin yazılı olarak belgelendirildiğini, tarafların 8 yıl sonra ortaya çıkabilecek bir borç için o yıllarda muvazaalı işlem yapmayı düşünmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tasarrufun tarihi ne olursa olsun tasarrufun iptali davası açma hakkının tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl ile sınırlı olduğu, somut olayda aradan geçen 8 yıla rağmen tasarrufun iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, devir işleminin kesinleşmiş mahkeme kararına dayalı olduğunu, mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine diğer davalının taşınmaz üzerindeki hak sahipliğinin sona erdiğini, dolayısıyla tasarrufun iptali şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin oğlunun 8 yıl önce boşanmış...

Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı ../.. S.2. muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir. Diğer anlatımla, muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırıldığı iddia edilen alacaktan daha sonra veya yakın tarihlerde doğmuş olması, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıdadır....

UYAP Entegrasyonu